Türkiye’de nakliyecilerin sınır kapılarından yükselttiği itiraz, İngiltere’de de müzakere gündemine taşınıyor. Türk taşımacılar, geçerli vizesi bulunan sürücülerin kalış sürelerini doldurdukları gerekçesiyle sınırdan geri çevrilmesine tepki gösterirken, İngiliz meslektaşları da aynı kuralın ticari faaliyetlerini kısıtladığını belirterek düzenleme istiyor.

Ülkeler ve taşıma güzergâhları farklı olsa da sektörün ortaya koyduğu sorun ortak: Avrupa’nın yükünü taşıyan profesyonel sürücülerin çalışma düzeni, kısa süreli ziyaretler için uygulanan kalış sınırına sığmıyor.

Türkiye’nin itirazı: Sürücünün yolunu kesmek ticareti durduruyor

Türkiye’de sektörün tepkisi, UND öncülüğünde yapılan ortak açıklamalar ve sınır kapısındaki basın açıklamasıyla görünür hâle geldi. UND, 30 Ekim tarihli bülteninde Kapitan Andreevo’daki açıklamayı, Başkan Şerafettin Aras’ın “Sürücü turist değildir, sürücünün yolunu kesmek, ticareti durdurmaktır!” mesajıyla duyurdu.

UND’nin 22 Ekim’de sektör kuruluşlarıyla düzenlediği toplantıda ise sınır kuyruklarının bazı noktalarda 16 kilometreye, beklemelerin 6–7 güne ulaştığı belirtildi. Taşımacılar, vize ve kalış sınırlamalarıyla uzun sınır beklemelerinin birleşerek taşıma kapasitesini daralttığına dikkat çekti. Avrupa’nın üretimi ve Türkiye’nin ihracatının aynı gecikmelerden etkilendiğini vurgulayan kuruluşlar, sürücülerin mesleki ihtiyaçlarına uygun koşullar ve daha hızlı sınır işlemleri talep etti.

İngilizler de muafiyet istiyor

İngiltere Karayolu Taşımacılığı Birliği’nin (RHA) 3 Kasım tarihli açıklaması, sorunun Türkiye ile sınırlı olmadığını ortaya koydu. RHA, 20 Kasım’da yapılacağını belirttiği İngiltere–AB zirvesi öncesinde, profesyonel sürücü hareketliliğinin açık bir müzakere önceliği hâline getirilmesini istedi.

Birliğin talebi, sürücülerin çalışma koşullarını dikkate alan, karşılıklılık esasına dayanan ve 90/180 gün sınırlamasından uygun bir muafiyet sağlayan düzenleme yapılması. RHA’nın gerekçesi de Türk taşımacılık sektörünün itirazıyla örtüşüyor: Kamyon, otobüs ve hafif ticari araç sürücüleri, sınırları ticari faaliyet yürütmek ve ekonomik ilişkilerin devamını sağlamak için geçiyor.

İngilizlerin çıkışı, Türkiye’deki saha tepkilerinden farklı olarak hükümetler arası görüşmeler üzerinden ilerliyor. Ancak her iki tarafta da talep aynı noktada birleşiyor: Profesyonel sürücülüğün gerektirdiği düzenli ve tekrarlanan seyahatler için uygulanabilir bir çözüm.

502 bin sürücü açığı varken mevcut kapasite de sınırlanıyor

Tartışmanın merkezindeki ekonomik çelişkiyi, Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği’nin (IRU) verileri ortaya koyuyor. IRU’nun Haziran 2026’da yayımladığı, 2025 araştırmasına dayanan verilere göre Avrupa’da yaklaşık 502 bin kamyon sürücüsü pozisyonu boş. Araştırmaya katılan Avrupalı taşımacıların yaklaşık üçte ikisi, yeterli sürücü bulamadığı için yeni sözleşmeleri geri çevirdiğini bildiriyor.

Üstelik mevcut açığın üzerine emeklilik baskısı da ekleniyor. Avrupa’da 2030’a kadar yaklaşık 660 bin 500 sürücünün emekli olması bekleniyor.

AB dışından uluslararası taşıma yapan sürücülerin hareketliliğinin kolaylaştırılması, bu iş gücü açığını tek başına kapatamaz. Ancak mevcut taşıma kapasitesinin kullanılabilmesi açısından önem taşıyor. Sürücü bulmakta zorlanan bir pazarda, çalışmaya hazır sürücülerin kalış sınırı nedeniyle sefer planlarından çıkarılması, sektörün çözüm beklediği çelişkiyi derinleştiriyor.

Yeni kural değil, dijital takiple daha görünür hâle gelen sorun

Schengen’deki 90/180 gün sınırı yeni bir uygulama değil. Kısa süreli kalış kapsamındaki üçüncü ülke vatandaşları, herhangi bir 180 günlük dönemde Schengen bölgesinde toplam en fazla 90 gün bulunabiliyor. Profesyonel sürücüler açısından da EES’nin devreye girmesi bu temel kuralı değiştirmiyor.

Değişen, giriş ve çıkışların takibi. Giriş/Çıkış Sistemi (EES), sınır geçişlerini elektronik ortamda kaydediyor ve kalış sürelerinin otomatik hesaplanmasını sağlıyor. AB’nin resmî açıklamasına göre sistem, 10 Nisan 2026 itibarıyla tam olarak devreye girdi.

Bu nedenle sektörün önündeki mesele yalnızca vize almak değil. Taşıma faaliyetinin gerektirdiği kalış süresine sahip olmak da operasyonların devamı açısından belirleyici hâle geliyor.

Avrupa ne yapmaya çalışıyor?

AB’nin EES için açıkladığı amaç, sınır yönetimini dijitalleştirmek, kontrolleri kolaylaştırmak ve güvenliği artırmak. Buna karşılık taşımacıların itirazı, bu çerçevenin uluslararası sürücülerin çalışma düzenine yeterince karşılık vermemesi üzerinde yoğunlaşıyor.

Avrupa Komisyonu’nun sorunun farkında olduğuna ilişkin işaretler de bulunuyor. RHA’nın şubat ayında aktardığı AB Vize Stratejisi, bazı meslek gruplarının uzun süreli yerleşme ihtiyacı olmadan farklı üye ülkelere 180 gün içinde 90 günden fazla erişmesi gerekebileceğini kabul ediyor. Bu ihtiyaç için üye ülkelerle pratik çözümlerin değerlendirilmesi öngörülüyor. Ancak çözüm arayışının açıklanması, sürücülere uygulanabilir bir muafiyet tanındığı anlamına gelmiyor.

Türkiye’den İngiltere’ye uzanan itirazların merkezinde artık aynı soru var: Avrupa, ticaretin devamı için ihtiyaç duyduğu sürücülere, bu ticareti sürdürebilecekleri çalışma koşullarını ne zaman sağlayacak?