Armstrong & Associates tarafından yayımlanan güncel araştırmaya göre, 2025 yılında 12,96 trilyon doları gören küresel lojistik harcamalarının 2026 yılı sonunda 13,85 trilyon dolara çıkması öngörülüyor. Pazarda büyüme sürerken, rekabetin niteliği de değişiyor. Üçüncü taraf lojistiğin (3PL) toplam pazar içindeki payı yüzde 10,04’e gerilerken, şirketler artık salt hacim artışından ziyade operasyonel verimliliğe ve katma değerli hizmetlere yöneliyor. Gelişmiş pazarlarda otomasyon yatırımları öne çıkarken, Asya Pasifik bölgesinde kapasite artışları dikkat çekiyor.

Dünya Ticaret Örgütü, küresel mal ticaretinde 2026 yılı için yüzde 3,9, 2027 için ise yüzde 4,1 oranında büyüme bekliyor.

Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2018'de 24,3 milyar dolar olan Türkiye'nin lojistik ve taşımacılık hizmetleri ihracatı, 2025 yılı itibarıyla yüzde 75'lik dev bir artışla 42,6 milyar dolara ulaştı.

lojistik performan turkiye sıra

UTİKAD verileri, geçen yıl ulaşılan 638,9 milyar dolarlık dış ticaret hacminin taşınmasında denizyolunun yüzde 58,92’lik pay ile zirvede yer aldığını gösteriyor. Limanlarda elleçlenen yük miktarı 553,3 milyon tona, konteyner miktarı ise 14 milyon TEU’ya yükseldi. Karayolu taşımacılığı yüzde 26,4 ile ikinci sırada yer alırken, demiryolunun dış ticaretteki payının yüzde 0,89 gibi oldukça düşük bir seviyede kalması, kombine taşımacılık yatırımlarına duyulan ihtiyacı net bir şekilde gözler önüne seriyor.

Dünya Bankası Lojistik Performans Endeksi'nde 2018’den bu yana 6 basamak yükselerek 38. sıraya yerleşen Türkiye, Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Bakü-Tiflis-Kars gibi projelerle transit taşımacılıktaki gücünü pekiştirmeyi hedefliyor.

Lojistik sektörü, Avrupa pazarı başta olmak üzere küresel çevresel standartlara uyum sağlamak için elektrikli taşıma filoları ve alternatif yakıtlı modellere entegre olmaya hazırlanırken, Türkiye mevcut taşıma kapasitesini ileri teknoloji ve altyapı yatırımlarıyla destekleyerek 200 milyar dolarlık sektör büyüklüğü hedefine doğru rotasını çiziyor