Artan deniz taşımacılığı hacmine paralel olarak ihracat konteynerlerinin yüklenmesi ve limana sevki ile ithalat konteynerlerinin liman sonrası nihai adreslerine ulaştırılması süreçlerini daha entegre bir yapıya kavuşturmayı hedefleyen şirket, ilk etapta 7 çekici ve 10 dorseden oluşan yeni yapıyı operasyonlarına dahil etti. Bu adımın, operasyonel esnekliği artırarak müşterilere daha öngörülebilir hizmet sunması bekleniyor.

Yeni yatırımla birlikte teminatlı taşımada T1 yazımı ve teminat kullanımı, sigortalı taşıma, uluslararası deniz taşımacılığına entegre sistem takibi ve araç takip sistemleri gibi kritik süreçlerin daha kontrollü yönetilmesi hedefleniyor. Özellikle yoğun dönemlerde yaşanan tedarik belirsizliklerinin azaltılması ve operasyonel sürekliliğin sağlanması öncelikli hedefler arasında yer alıyor.

Yatırımın ikinci fazında ise filonun 20 çekici ve 25 konteyner dorseye çıkarılması planlanıyor. Bu genişleme ile İstanbul’un her iki yakasında liman–firma hattındaki taşımaların daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıda yönetilmesi amaçlanıyor.

Kıta Logistics Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Eldener, söz konusu yatırımın mevcut küresel konjonktüre yanıt niteliği taşıdığını belirterek, “Lojistik sektörü bugün savaşlar, bölgesel gerilimler ve ekonomik dalgalanmalarla birlikte daha kırılgan ve öngörülmesi zor bir yapıya evriliyor. Bu ortamda müşterilerimizin en çok ihtiyaç duyduğu şey süreklilik ve güven. Bu yatırımı, iş ortaklarımızın operasyonlarını kesintisiz sürdürebilmesine katkı sağlayacak bir altyapı olarak görüyoruz” dedi.

Kıta Logistics Antrepolar ve Yurtiçi Lojistik Genel Müdürü Bilal Yurttaş ise yatırımla birlikte liman, depo ve taşıma süreçlerinin daha uyumlu hale geldiğini vurgulayarak, operasyonel akışın daha sağlıklı yönetildiğini ve bunun iş ortakları açısından daha planlanabilir bir yapı sunduğunu ifade etti.

Şirket, operasyonel yatırımlarının yanı sıra sürdürülebilirlik alanında da dijitalleşme odaklı dönüşümünü hızlandırıyor. Karbon ayak izi ve sera gazı (GHG) emisyonlarının ölçüm ve raporlanması dijital altyapıya taşınırken, İzmir Teknopark merkezli yerli teknoloji firması Carbon Emit ile yapılan iş birliği sayesinde karbon verileri artık sürekli, izlenebilir ve detaylı şekilde yönetilebiliyor.

Bu sistemle manuel süreçlere kıyasla yüzde 50 zaman tasarrufu sağlanması, veri doğruluğunda yüzde 30 iyileşme ve izlenebilirlikte yüzde 50’nin üzerinde artış hedefleniyor. Kıta Logistics, karbon yönetimini yalnızca bir raporlama süreci olarak değil; operasyonel verimlilik ve stratejik karar alma süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyor.

Söz konusu iş birliğine ilişkin değerlendirmede bulunan Carbon Emit Kurucusu Musa Can Minaz ise lojistik sektöründe karbon yönetiminin kritik önemine dikkat çekerek, bu dönüşümün şirketlere yalnızca raporlama avantajı değil, aynı zamanda operasyonel verimlilik ve sürdürülebilirlik performansında da önemli katkı sağladığını belirtti.

Kıta Logistics’in hayata geçirdiği bu entegre yatırım hamlesi, müşterilere daha dengeli, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir lojistik deneyimi sunma hedefini güçlendiriyor.