Zirvenin sektörün mevcut durumunu, geleceğini ve dönüşüm sürecini değerlendirmek açısından önemli bir platform olduğunu belirten Turan, organizasyonu düzenleyen TREDER Başkanı Seyit Arslan ile TAİD Başkanı Burak Hoşgören’e teşekkür etti.

Türkiye’nin yıllık yaklaşık 100 bin adetlik üretim kapasitesiyle Almanya’nın ardından Avrupa’nın ikinci büyük treyler tedarikçisi konumunda bulunduğunu ifade eden Turan, sektörün toplam ekonomik büyüklüğünün iç pazar, ihracat, ekipman üretimi ve yan sanayiyle birlikte yaklaşık 2 milyar dolar seviyesine ulaştığını söyledi.

Bu başarının arkasında güçlü mühendislik altyapısı, esnek üretim yapısı, hızlı teslim kabiliyeti, gelişmiş yan sanayi ağı ve rekabetçi fiyat-kalite dengesi bulunduğunu vurgulayan Turan, sektörün gelişiminde TREDER ve TAİD’in üstlendiği rolün son derece önemli olduğunu kaydetti.

“İç pazarda ve ihracatta daralma yaşandı”

Küresel ekonomik koşulların son iki yılda sektörü doğrudan etkilediğini belirten Turan, iç pazarda 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 20,7, 2025 yılında ise ilave yüzde 3,6 oranında daralma yaşandığını söyledi.

İhracatta da gerileme görüldüğünü ifade eden Turan, treyler ihracatının 2023 yılında yaklaşık 777 milyon dolar seviyesindeyken, 2024 yılında 670 milyon dolara, 2025 yılında ise yaklaşık 645 milyon dolara düştüğünü belirtti.

Avrupa ekonomisindeki yavaşlama, yüksek üretim maliyetleri, enerji ve çelik fiyatlarındaki artış, kur baskısı ve Avrupa Birliği regülasyonlarına uyum maliyetlerinin bu düşüşte etkili olduğunu vurguladı.

“Türkiye net ihracatçı konumunda”

Türkiye’nin treyler sektöründe ithalat payının oldukça düşük seviyede olduğunu kaydeden Turan, güçlü yerli üretim kapasitesi sayesinde iç talebin büyük bölümünün yerli üreticiler tarafından karşılandığını söyledi.

LojiDer üyelerinin yatırımlarında yerli üretimi desteklediğini belirten Turan, dernek yönetim kurulunda yer alan 5 firmanın toplam 1163 treyler yatırımının yüzde 88’inde yerli üretimi tercih ettiğini açıkladı.

Almanya, Fransa, Polonya, Romanya, İtalya, Birleşik Krallık ve İspanya’nın sektörün en önemli ihracat pazarları arasında yer aldığını belirten Turan, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak ve Kazakistan gibi alternatif pazarlarda da önemli büyüme potansiyeli bulunduğunu ifade etti.

“Akıllı treyler dönemi başladı”

Treyler sektörünün artık yalnızca mekanik üretimden ibaret olmadığını vurgulayan Turan, dünyanın hızla “akıllı treyler” dönemine geçtiğini söyledi.

Avrupa’da telematik sistemler, IoT sensörleri, yapay zekâ destekli filo yönetimi ve veri tabanlı bakım çözümlerinin standart hale geldiğini belirten Turan, modern treylerlerin artık lastik basıncı, fren aşınması, sıcaklık, aks yükü ve sürüş davranışlarını anlık takip edebildiğini ifade etti.

Elektrikli treyler (eTrailer) teknolojilerinin de sektörün geleceğinde önemli rol oynayacağını kaydeden Turan, entegre elektrikli akslar ve enerji geri kazanım sistemleri sayesinde dizel çekicilerde yüzde 30-40 oranında yakıt tasarrufu hedeflendiğini söyledi. Elektrikli çekicilerle birlikte kullanıldığında ise menzilin yaklaşık 400 kilometreden 700 kilometre seviyelerine çıkabileceğini belirtti.

Turan, gelecekte rekabetin artık düşük maliyetli üretimden çok; akıllı, verimli ve sürdürülebilir çözümler üzerinden şekilleneceğini vurgulayarak, Türkiye’nin yazılım, elektronik, sensör teknolojileri ve AB regülasyonlarına uyum alanlarında yapacağı yatırımlarla bölgenin en güçlü üretim merkezlerinden biri olmayı sürdüreceğini ifade etti.