Türkiye’nin bugüne kadar en fazla serbest ticaret anlaşması yapan isimlerinden biri olduğunu hatırlatan Tüzmen, 1996 yılında yürürlüğe giren Gümrük Birliği’nin o dönemin şartlarına göre hazırlandığını ifade etti. Aradan geçen yaklaşık 30 yıllık süreçte dünya ticaretinin büyük değişim yaşadığını vurgulayan Tüzmen, “Şimdi size düşen daha iyisini yapmak” dedi.

Gümrük Birliği’nin mevcut haliyle mi devam edeceği, serbest ticaret anlaşmasına mı dönüşeceği ya da daha kapsamlı bir entegrasyon modeline mi evrileceğinin tartışılması gerektiğini belirten Tüzmen, Avrupa’daki regülasyon süreçlerinin sektör açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekti.

“Brüksel’de daha aktif olunmalı”

Sektör temsilcilerine Avrupa Birliği kurumlarıyla daha yakın temas kurulması çağrısında bulunan Tüzmen, Brüksel’de yalnızca üst düzey görüşmelerin değil, teknik ve bürokratik temasların da büyük önem taşıdığını söyledi.

Özellikle Avrupa’daki yönetmelik değişiklikleri öncesinde Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarının kritik olduğuna işaret eden Tüzmen, sektörün bu süreçte Brüksel’de aktif lobi çalışmaları yürütmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye’nin lojistik ve treyler sektörünün güçlü bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Tüzmen, sektörün dayanıklı yapısı sayesinde yeni hedeflere ulaşabileceğini söyledi.