Küresel iş dünyasında risklerin yapısı hızla değişiyor. Ekonomik dalgalanmalar, iklim kaynaklı afetler, jeopolitik gerilimler, siber saldırılar, tedarik zinciri kırılmaları ve itibar krizleri artık kurumların yalnızca kriz anlarında değil, her gün yönetmek zorunda olduğu başlıklar arasında yer alıyor.
Bu yeni dönemde şirketlerin geleceğini yalnızca finansal güçleri ya da operasyonel kabiliyetleri değil, değişime uyum sağlama, krizlerden öğrenerek çıkma ve belirsizlik içinde değer üretmeye devam etme kapasiteleri belirliyor.
Türkiye’nin ekonomik, sektörel ve kurumsal koşullarını dikkate alan özgün bir dayanıklılık ekosistemi oluşturmak amacıyla hayata geçirilen ReALL Kurumsal Dayanıklılık İnisiyatifi, iş dünyasının bu alandaki hazırlık düzeyini ölçmeyi, nitelikli veri üretmeyi ve kurumların güçlenmesine katkı sunmayı hedefliyor.
Türkiye’nin dayanıklılık hafızası oluşturulacak
Dünya Ekonomik Forumu, Avrupa Birliği ve OECD gibi küresel kurumlar dayanıklılığı artık kurumsal stratejilerin merkezine yerleştiriyor. Finansal sistemden dijital operasyonlara, tedarik zincirlerinden iklim risklerine kadar pek çok alanda dayanıklılık, şirketler için yeni rekabet kriterlerinden biri haline geliyor.
Buna karşın Türkiye’de kurumsal dayanıklılık alanında yerel koşulları dikkate alan nitelikli veri, ölçüm araçları ve karşılaştırmalı analizler hâlâ sınırlı. ReALL, bu ihtiyaca yanıt vermek üzere bireysel katılıma dayalı bir inisiyatif olarak konumlanıyor.
İlk hedef: Dayanıklılık karnesi
ReALL Kurumsal Dayanıklılık İnisiyatifi’nin kurucu çekirdeğinde ise Sosyal Risk ve Etki Yönetimi Danışmanı Işık Elpek, Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülçin Büyüközkan, Ekonomi Gazetesi Koordinatörü ve Sürdürülebilirlik Editörü Didem Eryar Ünlü, Sürdürülebilir Kalkınma ve İklim Politikaları Uzmanı Arzu Önsel,Renovato Gelişim Danışmanlığı Kurucu Ortağı Dr. Mert Tinik, KRYD YK Başkan Yardımcısı, Dayanıklılık ve İş Sürekliliği Yönetimi Çalışma Grubu Lideri, Zorlu Holding Risk Yönetimi GMY’si Sevgin Zorlucan Eke ve İTO Meclis Üyesi ve İletişim Danışmanı Özcan Altunkaya yer alıyor.
İnisiyatifin hedefi, Türkiye iş dünyasının kurumsal dayanıklılık konusundaki algısını, farkındalığını, hazırlık düzeyini ve uygulama kapasitesini ortaya koyacak kapsamlı çalışmalar yürütmek olacak.
İnisiyatif, ilk aşamada Türkiye’ye özgü ihtiyaç analizleri ve kapsamlı araştırmalar gerçekleştirerek kurumsal dayanıklılık alanında nitelikli veri ve bilgi üretmeyi hedefliyor.
Bu kapsamda ReALL, Türkiye iş dünyasının kurumsal dayanıklılık kavramına yaklaşımını anlamaya yönelik ilk öncü araştırmasını 2026 yılı içerisinde tamamlayacak. Araştırma; iş dünyası liderlerinin belirsizlik yönetimi kapasitesini, liderlik yaklaşımlarını, kurumsal öğrenme becerilerini ve dayanıklılığın kurumsal uygulamalara ne ölçüde dönüştürülebildiğini analiz ederek Türkiye’nin dayanıklılık haritasını ortaya koyacak.
İnisiyatif aynı zamanda Türkiye’de kurumsal dayanıklılık konusunda ortak bir dil ve anlayış geliştirilmesine katkı sunacak. Bu kapsamda dünyadan ve Türkiye’den iyi uygulama örneklerinin incelendiği, uluslararası standartların, rehberlerin ve metodolojilerin ele alındığı bilgi ve farkındalık çalışmaları yürütülecek.

“Asıl mesele krizleri atlatmak değil belirsizlikte yönünü koruyabilmek”
ReALL Kurucu Başkanı Işık Elpek, son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar, doğal afetler, jeopolitik gerilimler, siber tehditler ve tedarik zinciri kırılmalarının kurumlar için yeni bir gerçeklik yarattığını belirterek şunları söyledi: "Bugün asıl mesele yalnızca krizleri atlatabilmek değil; belirsizlik ortamında yönünü koruyabilmek, değer üretmeye devam edebilmek. Dünyada kurumsal dayanıklılık artık bir risk yönetimi alt başlığı olmaktan çıktı, ekonomik büyüme ve rekabet gücünün temel belirleyicilerinden biri haline geldi. Ancak Türkiye’nin kendine özgü ekonomik ve sektörel koşullarını dikkate alan kapsamlı çalışmalar henüz yeterli düzeyde değil. Türkiye iş dünyasının kendi dayanıklılık dilini, ölçüm araçlarını ve yol haritasını oluşturmasının zamanı geldi. Özellikle KOBİ’lerimiz artan belirsizlikler karşısında daha güçlü destek mekanizmalarına ihtiyaç duyuyor. ReALL olarak amacımız; kurumlarımızı geleceğin risklerine karşı daha hazırlıklı, daha çevik ve daha güçlü hale getirecek ortak akıl platformunu oluşturmak. Çünkü dayanıklı şirketler yalnızca kendi geleceklerini güvence altına almaz; tedarik zincirlerini, istihdamı, yatırımları ve ekonomik büyümeyi de korur. Kurumsal dayanıklılığın güçlenmesi, ülke ekonomisinin şoklara karşı direncinin artması, yatırımcı güveninin yükselmesi ve sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesi anlamına gelir."
Dayanıklılık yatırımları rekabet gücünü de artıyor
Elpek, uluslararası araştırmaların dayanıklılık yatırımı yapan şirketlerin kriz sonrasında rakiplerine kıyasla 2,5 kat daha hızlı toparlandığını ortaya koyduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Dayanıklılık kapasitesi yüksek kurumlar yalnızca kriz dönemlerinde daha az zarar görmüyor; kriz sonrasında çok daha güçlü bir büyüme ivmesi yakalıyor. Araştırmalar, bu şirketlerin pazar liderliğine yükselme olasılığının rakiplerine göre 3 kat daha fazla olduğunu gösteriyor. Dayanıklılık seviyesi yüksek şirketler daha fazla yatırım çekiyor, daha yüksek hissedar değeri üretiyor ve marka itibarlarını daha güçlü koruyor. Operasyonel verimlilikten çalışan bağlılığına kadar birçok alanda pozitif sonuçlar elde ediyorlar. Bu nedenle kurumsal dayanıklılık sadece şirketlerin değil, Türkiye ekonomisinin de geleceğine yapılmış stratejik bir yatırımdır. Daha dayanıklı şirketler, daha güçlü sektörler; daha güçlü sektörler ise daha rekabetçi ve daha dirençli bir Türkiye ekonomisi demektir."
İş dünyasına ortak akıl daveti
ReALL Kurumsal Dayanıklılık İnisiyatifi, 2026 yılı boyunca stratejik çalışma grupları, araştırmalar, endeksler, raporlar ve liderlik buluşmalarıyla kurumsal dayanıklılık gündemini şekillendirmeyi hedefliyor.
İnisiyatif, iş dünyasını yalnızca krizlere hazırlanmaya değil; krizlerden öğrenerek çıkan, belirsizliği yönetebilen, değişime hızla uyum sağlayan ve uzun vadeli değer üretme kapasitesini güçlendiren kurumlar inşa etmeye davet ediyor.
EDİTÖRE NOT: Dünya Belirsizlik Endeksi (World Uncertainty Index) Stanford Üniversitesi akademisyenlerinden Nicholas Bloom ile Uluslararası Para Fonu (IMF) ekonomistleri Hiteshi Ahir ve Davide Furceri tarafından hazırlanan çalışmasının en güncel grafiğidir.




