Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı rekor seviyeye ulaşırken, lojistik sektöründe çevre dostu operasyon modelleri öne çıkıyor. 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında e-ticaret ve lojistik sektörünün çevresel etkilerine dikkat çeken Kargonomi Büyüme Yöneticisi Emre Çetinaslan, Türkiye’de hızla büyüyen e-ticaret hacminin lojistik operasyonlarda yeni bir dönüşümü zorunlu hale getirdiğini söyledi.
Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı rekor seviyeye ulaşırken, lojistik sektöründe çevre dostu operasyon modelleri öne çıkıyor. Türkiye’de teslim süreleri 42,2 saate kadar gerilerken, artan teslimat yoğunluğu şehirlerde yeni çevresel baskılar yaratıyor.
2025 itibarıyla Türkiye’de e-ticaret hacminin %52,2 büyüyerek 4,57 trilyon TL’ye, işlem sayısının ise 5,94 milyar adede ulaştığını belirten Kargonomi Büyüme Yöneticisi Emre Çetinaslan, “Her sipariş; daha fazla paketleme, daha fazla rota, daha fazla teslimat trafiği anlamına geliyor. Artık sektörün başarısı yalnızca paketi ulaştırmakla değil, bunu ne kadar düşük karbon etkisiyle yaptığıyla ölçülecek” dedi.
Teslimat Hızı Arttıkça Çevresel Baskı da Büyüyor
Son yıllarda hızlı teslimat beklentisinin e-ticaret dinamiklerini değiştirdiğini ifade eden Çetinaslan, hızlı ticaretin toplam e-ticaret içindeki payının 2019’da %1,6 seviyesindeyken 2025’te %8,5’e yükseldiğine dikkat çekti. Bu büyümenin özellikle son kilometre teslimatlarında ciddi bir operasyonel yoğunluk yarattığını belirten Çetinaslan, şu değerlendirmede bulundu:
“Son kilometre teslimatları lojistik sektörünün en yüksek maliyetli ve en yüksek emisyon üreten alanlarından biri haline geldi. Dünya genelinde 2030’a kadar son mil teslimat talebinin %78 artabileceği öngörülüyor. Eğer gerekli dönüşüm sağlanmazsa şehir içi teslimat kaynaklı emisyonların %32’ye kadar yükselmesi bekleniyor. Bu nedenle hızlı teslimat hedefi artık yalnızca hız ekseninde değil; akıllı rota planlaması, mikro dağıtım merkezleri, elektrikli araç kullanımı ve teslimat yoğunluğunu optimize eden modellerle birlikte ele alınmalı.”
İstanbul Tek Başına Kargo Trafiğinin Yarısından Fazlasını Oluşturuyor
Türkiye’de teslimat performanslarının geliştiğini ancak bunun beraberinde yeni çevresel baskılar oluşturduğunu söyleyen Çetinaslan, özellikle büyükşehirlerde lojistik yoğunluğun kritik seviyelere ulaştığını belirterek, “2023 yılında ortalama 46,2 saat olan teslim süresi 2025’te 42,2 saate geriledi. Teslimatların %53,1’inin 24-48 saat aralığında, %13,8’i ise ilk 24 saat içinde tamamlanıyor.” şeklinde konuştu.
Türkiye’de en fazla kargo gönderiminin %53,5 ile İstanbul’dan gerçekleştiğini vurgulayan Çetinaslan, “Bu tablo; şehir içi trafik, yakıt tüketimi, hava kalitesi ve gürültü açısından ciddi bir çevresel yük anlamına geliyor. Büyükşehirlerde lojistik operasyonların daha akıllı ve daha sürdürülebilir hale gelmesi artık tercih değil zorunluluk” diye konuştu.
Yeni Dönemin Standardı: Daha Az Yakıt, Daha Az Atık, Daha Düşük Karbon
E-ticaret sektöründe sürdürülebilirlik yaklaşımının artık operasyonel kararların merkezine yerleştiğini belirten Emre Çetinaslan, sektörün çevre dostu uygulamalara yönelme hızının arttığını söyledi. 2025 yılında sürdürülebilir e-ticaret hacminin 21,8 milyar TL’ye, satılan ürün sayısının ise 23,6 milyon adede ulaştığını belirten Çetinaslan, e-ticaret işletmelerinin %71,7’sinin kâğıt tüketimini azaltmaya yönelik uygulamalar geliştirdiğini, %63,6’sının çevre dostu paketleme ve geri dönüşüm çözümleri kullandığını, %29,4’ünün ise elektrikli veya düşük emisyonlu araçlara yöneldiğini ifade etti.
Çetinaslan açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Lojistik sektöründe artık yalnızca hızlı olmak yeterli değil. Geleceğin rekabet modeli; daha az yakıt tüketen, daha az atık üreten ve daha düşük karbon ayak izi oluşturan teslimat sistemleri üzerine kurulacak. Dünya Çevre Günü, sektör için yalnızca farkındalık günü değil; aynı zamanda operasyonel dönüşüm çağrısı anlamı taşıyor.”




