Avrupa Birliği lojistik sektöründe iş yapış biçimlerini kökten değiştirecek yeni bir yasal düzenleme kapıda. AB Parlamentosu’nun gündemine gelen taslak, özellikle uzun tedarik zincirlerindeki denetimsizliği ve "sosyal dumping" riskini ortadan kaldırmayı hedeflerken, sektör temsilcileri bu hamlenin küresel rekabet gücünü yok edeceğini savunuyor.

Ana Yükleniciye "Tam Sorumluluk" Kıskacı

Hazırlanan yeni taslak, ana yüklenici firmaların işin önemli bir kısmını bizzat kendi öz malları ve personeliyle yürütmesini zorunlu kılmayı amaçlıyor. Düzenlemenin en çok tartışılan maddesi ise "toplu sorumluluk" mekanizması. Buna göre; bir ana yüklenici, zincirin en alt halkasındaki taşeronun hatalarından, yasal ihlallerinden ve çalışma koşullarından doğrudan sorumlu tutulacak.

Sektörden Sert Tepki: "Pratikte Uygulanamaz"

Alman Taşımacılık ve Lojistik Federasyonu (DSLV), söz konusu kısıtlamalara karşı adeta savaş açtı. DSLV Genel Müdürü Frank Huster, lojistiğin doğası gereği yüksek uzmanlık ve iş bölümü gerektiren bir sektör olduğunu hatırlatarak şu uyarılarda bulundu:

  • KOBİ’ler Tehlikede: Sıkı kısıtlamalar, büyük firmaların küçük ve uzmanlaşmış alt-yüklenicilerle çalışmasını engelleyerek KOBİ’leri piyasa dışına itebilir.
  • Maliyet Artışı: İş süreçlerindeki esnekliğin kaybolması, doğrudan lojistik maliyetlerine ve dolayısıyla rafa yansıyan ürün fiyatlarına zam olarak dönecek.
  • Kontrol İmkansızlığı: Küresel bir ağda, ana yüklenicinin her noktadaki her taşeronu anlık denetlemesinin teknik ve ekonomik olarak mümkün olmadığı vurgulanıyor.

"Denetimi Artırın, Yasaklamayın"

Sektör temsilcileri, yeni yasaklar getirmek yerine mevcut yönetmeliklerin daha etkin denetlenmesini talep ediyor. Eğer taslak yasalaşırsa, Avrupa lojistik pazarında yapısal bir dönüşüm yaşanması ve taşımacılık devlerinin iş modellerini tamamen değiştirmesi bekleniyor.