ABD'nin otomobil sevkiyatında en yoğun limanı olan Baltimore Limanı'nda meydana gelen gemi felaketinin, ABD'nin doğu kıyısındaki başta otomobil olmak üzere teslimatları aksatabileceği, gemi risk primlerini artırabileceği ve tedarik zincirleriyle ekonomiyi olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. Baltimore Limanı'ndan yapılan açıklamada, limana giren ve çıkan gemi trafiğinin bir sonraki duyuruya kadar askıya alındığı ancak bu durumun limanın kapalı olduğu anlamına gelmediği, kamyonların terminallerdeki işlemlerinin sürdüğü aktarıldı. ABD'nin otomobil sevkiyatında en yoğun limanı ABD Ulaştırma Bakanlığının verilerine göre, Baltimore Limanı toplam tonaj açısından ABD'nin 17. en büyük limanı konumunda bulunuyor. Baltimore Limanfnın ticaret hacmi açısından ise ülkenin 9. en büyük limanı olduğu belirtiliyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Oxford Üniversitesi tarafından oluşturulan PortVVatch veri tabanına göre, Baltimore Limanı'nın ABD'nin deniz ticaretindeki payı ithalat için yüzde 2,9 ve ihracat için yüzde 2,56 seviyesinde bulunuyor. Limanda geçen yıl 80,8 milyar dolar değerinde 52,3 milyon tonluk elleçlemenin gerçekleştirildiği kaydediliyor. Geçen yıl 847 bini aşkın aracın elleçlendiği Baltimore Limanı, otomobil ve hafif kamyon sevkiyatında ABD'nin en yoğun limanları arasında ilk sırada yer alıyor. Aynı zamanda Baltimore Limanı, tarım ve inşaat makinelerinin yanı sıra şeker ve alçıtaşı ithalatında da ABD'nin önde gelen limanlarından biri olarak dikkati çekiyor. Baltimore, ülkenin limanları arasında kömür ihracatında ise ikinci sırada yer alıyor. Ayrıca Baltimore'da Royal Caribbean ve Carnival gibi firmalar tarafından işletilen gemilere hizmet veren bir kruvaziyer terminali de bulunuyor. Otomobil üreticileri durumu değerlendiriyor Baltimore Limanı, özellikle otomobil ticaretinde önemli bir merkez olarak öne çıkıyor. Otomotiv üreticilerinin çoğu kazanın ardından bölgedeki operasyonlarını değerlendirdiklerini, operasyonlarını başka limanlara yönlendirmek zorunda kalacaklarını ancak önemli bir aksama beklemediklerini belirtiyor. Volksvvagen, konuya ilişkin açıklamasında, tesislerinin konumu nedeniyle gemi operasyonları üzerinde herhangi bir etki beklenmediğini ancak bölgedeki trafiğin yeniden yönlendirileceğinden kamyon taşımacılığında gecikmeler yaşanabileceğini belirtti. BMW, ithalat terminalinin liman girişinin dışında yer aldığını ve erişilebilir olduğunu açıklarken, General Motors (GM) araç sevkiyatlarının diğer limanlara yönlendirileceğini ve köprünün çökmesinin etkisinin minimum düzeyde olmasının beklendiğini aktardı. Toyota da Baltimore Limanı'ndaki gemi trafiğinin askıya alınmasının ihracat üzerinde bir miktar etkisinin olacağını ancak önemli bir aksama beklenmediğini kaydetti. Mercedes Benz ABD Üst Yöneticisi Dimitris Psillakis de bir röportajında, Baltimore'daki köprünün çökmesinin faaliyetleri üzerindeki etkisini görmek için henüz çok erken olduğunu belirtti. Doğu kıyısında lojistik faaliyetleri sekteye uğratma tehlikesi taşıyor Francis Scott Key Köprüsü'nü her gün kullanan 30 bin ila 35 bin otomobil ve kamyonun çoğunun ise tünellere yönlendirilmesi ve bunun trafikte gecikmelere neden olması bekleniyor. Tünellere girmesine izin verilmeyen tehlikeli madde taşıyan araçların ise daha uzun bir yoldan yönlendirileceği aktarılıyor. Ekonomistler, köprünün çökmesinin ABD'nin doğu kıyısında lojistik faaliyetleri sekteye uğratma tehlikesi taşıdığına dikkati çekiyor. Bazı ekonomistler, nakliye maliyetlerinde artış olasılığına rağmen malların başka limanlara yönlendirilmesi seçeneğinin olması nedeniyle aksamaların bir bütün olarak ABD ekonomisi için sorun olmayabileceğini belirtiyor. Lojistik uzmanları da ülkenin doğu sahili boyunca çok sayıda alternatif otoyol ve liman bulunduğuna işaret ediyor. Sevkiyatların New York, New Jersey, Virginia, Georgia ve South Carolina'daki limanlara yönlendirilmesi muhtemel görünürken, bu durum yolculuk sürelini artırıyor.

Küresel ticaret için ciddi öneme sahip olan Panama ve Süveyş kanallarında yaşanan sorunlar büyüyor. Süveyş'in sorunları jeopolitik, Panama'nın sorunları ise iklim temelli olsa da her ikisi de küresel ticareti bozuyor. Yaşanan sorunların ardından Süveyş ve Panama kanallarındaki kargo hacimleri üçte birinden fazla düşerken gemilerin daha uzun rotalara yönelmesi teslimatlarda gecikmelere, daha yüksek nakliye maliyetlerine neden oldu.

Panama ve Süveyş’te sorun devam ediyor

Panama Kanalı'nda kuraklığın etkisiyle kanaldan geçecek gemi sayısı düşürüldü. Yetkililer, 2023'ün ortalarında başlayan kuraklığın mayıs ayında sona ereceğini umuyor. Yemenli Husilerin gemilere yönelik saldırıları nedeniyle de bazı şirketler Süveyş'ten seferlerini süresiz olarak askıya aldı. Husiler Kasım ayından bu yana 50'den fazla gemiye saldırdı. Saldırıların artması ve bazılarının ölümle sonuçlanması Süveyş Kanalın'dan geçişleri azalttı. Gemi operatörleri, geçen yıl küresel ticaret hacminin yaklaşık yüzde 18'inin geçtiği su yollarında aylardır süren belirsizlikle karşı karşıya.

Arkas, 4 yeni konteyner gemisi alıyor Arkas, 4 yeni konteyner gemisi alıyor

Panama Kanalı'ndan normalde günde yaklaşık 36 gemi geçişine izin veriliyor. Kasım ayında bu sayı 24'e düşürülürken şubat ayında da 18'e düşürülmesi planlamıştı ancak bir miktar yağış su seviyelerinin dengelenmesine yardımcı oldu. Ocak ayında Panama Kanalı'ndaki gemi geçişleri bir önceki yıla göre yüzde 36 azaldı.

Birleşmiş Milletler verilerine göre ise Süveyş'ten geçen ticaret hacimleri aralık ve ocak aylarında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 40'tan fazla düştü. Süveyş Kanalı İdaresi Başkanı Osama Rabie, gemilerin Süveyş'i geçmek için ödediği geçiş ücreti gelirinin, geçen yılın aynı ayındaki 804 milyon dolardan ocak ayında neredeyse yarı yarıya düşerek 428 milyon dolara indiğini söyledi. Panama Kanalı'nda izin verilen geçişlerdeki düşüş, kısmen gemi başına geçiş ücretinin artması nedeniyle genel gelire zarar vermedi. Kanal, 2023'te geçiş ücretinden 3,3 milyar dolar kazandı, bu rakam bir önceki yılki 3 milyar doların üzerinde gerçekleşti. Kritik su kanallarındaki aksamalar rotaları değiştirdi ve küresel ticareti tehlikeye attı. Stamford merkezli Dorian LPG'nin operasyon müdürü Tim Hansen, "İlk kez her ikisi de aynı anda kesintiye uğruyor, bu yüzden geminizi nereye göndereceğinizi önceden planlamanız gerekiyor" dedi. Panama Kanalı, Dorian'ın Çin, Japonya ve Güney Kore'deki müşterilere teslimat yapmak üzere Meksika Körfezi'nden yola çıkan gemileri için en kısa rotayı sunuyor. Kanal boyunca ve ardından Pasifik boyunca batıya giden yolculuk yaklaşık 25 gün sürerken, Süveyş üzerinden doğuya giden rota 40 gün sürüyor. Dorian, kargo hareketinde haftalarca yaşanabilecek olası gecikmeleri önlemek için Süveyş'e 10 gemi gönderdi ancak Husi saldırıları nedeniyle bu seferler aralık ayı başlarında durduruldu. Gemiler, daha uzun beklemeler ve daha yüksek fiyatlar nedeniyle yeniden Panama Kanalı'na yönlendirildi. Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'den geçen ticari gemilere yönelik saldırıları artarken, dünyanın önde gelen küresel nakliye firmalarının rotalarını yeniden çizmek zorunda kalıyor. ABD liderliğindeki deniz koalisyonunun Husilere yönelik saldırılarına rağmen pek çok şirket güvenliklerinden emin olana dek Kızıldeniz'e geri dönmek istemiyor. Bu durum da dünya çapında kargo sahipleri için fiyatların artmasına neden oluyor. Genellikle haftada 15 ila 17 Süveyş geçişi yapan Maersk'in İcra Kurulu Başkanı Vincent Clerc, "Geri dönmek için mürettebatımızın ve gemilerimizin risk altında olmadığından emin olmak için çok yüksek bir eşiği karşılamamız gerekecek" dedi. Ancak yine de tüm gemiler Süveyş'ten ayrılmıyor. Süveyş'i kullanan operatörler, saldırıları püskürtmek için silahlı muhafızlar tutuyor. Gemi sahipleri ve operatörler, gemi başına dört muhafızın Kızıldeniz yolculuğu başına yaklaşık 40 bin dolara mal olabileceğini söylüyor.