Küresel ticaretin yeni fay hatlarının ele alındığı “Dünyada Lojipolitik Fay Hatları ve Küresel Ticaret Rotaları” oturumunda, savaşlar, ticaret korumacılığı ve kritik geçiş noktalarındaki risklerin ulaştırma koridorlarını nasıl dönüştürdüğü tartışıldı. Reibel Taşımacılık Genel Müdürü Arif Badur’un moderatörlüğündeki oturuma; DEİK Lojistik İş Konseyi Başkanı Fatih Şener, CEVA Lojistik Kıdemli Başkan Yardımcısı – İş Geliştirme Dr. Canan Ölçer Sağlam ve Saudia Cargo CCO / CILT Yönetim Kurulu Üyesi Turhan Özen konuşmacı olarak katıldı.
Sağlam: “Orta Koridor Türkiye için büyük fırsat ancak transit ülke olmakla yetinmemeliyiz”
CEVA Lojistik Kıdemli Başkan Yardımcısı – İş Geliştirme Dr. Canan Ölçer Sağlam, Orta Koridor’un Türkiye açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, bu potansiyelin doğru altyapı yatırımları ve entegrasyonla desteklenmesi gerektiğini söyledi. Sağlam, “Transit ülke olmaktan kaçınmamız gerekiyor” dedi.
Sağlam, bir ticaret koridorunun yalnızca karayolu veya demiryolundan ibaret olmadığını vurguladı. Demiryolları, limanlar, terminaller, depolar ve karayollarının yanı sıra gümrük, mevzuat, dijital sistemler ve ortak standartların da koridorların işlerliği açısından kritik olduğunu söyledi.
Pandeminin Türkiye için önemli bir lojistik fırsat yarattığını ancak bu fırsatın henüz arzu edilen ölçüde değerlendirilemediğini ifade eden Sağlam, Rusya-Ukrayna savaşının ardından Orta Koridor’un güçlenmesinin Türkiye açısından yeni bir imkân oluşturduğuna dikkat çekti.
Sağlam, “Orta Koridor Türkiye için büyük bir fırsat. Ancak transit ülke olmaktan kaçınmamız gerekiyor. Koridorun doğru yatırımlarla beslenmesi ve Türkiye’nin bu hat üzerinde daha güçlü bir konuma taşınması gerekiyor” diye konuştu.
Şener: “Coğrafi fırsat, ancak yönetilebilir koridorlarla kazanca dönüşür”
Oturumun öne çıkan başlıklarından biri, Türkiye’nin kara taşımacılığı koridorlarında yaşanan bekleme süreleri oldu. Şener, Avrupa’ya açılan Kapıkule hattında TIR’ların çıkış için 5 güne kadar beklediğini, İran’dan Türkiye’ye dönüşlerde ise bu sürenin 25 güne ulaşabildiğini söyledi.
Beklemelerin yalnızca taşımacıların değil, ihracatçıların da maliyetlerini yükselttiğini vurgulayan Şener, “Coğrafya size bir fırsat sunuyor ama bu fırsatı kazanca dönüştürmek mevzuat ve yönetim becerinizle mümkün” dedi.
Yeni açılan Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan hattında da yoğun talebe karşı geçiş kapasitesinin artırılması gerektiğini ifade eden Şener, Kalkınma Yolu güzergâhında ise belge ve geçiş süreçlerinde çözülmesi gereken sorunlar bulunduğunu kaydetti.
Türkiye’den karayoluyla 58 ülkeye ulaşılabildiğine dikkat çeken Şener, DEİK olarak kamu kurumları ve ülke iş konseyleriyle birlikte ticaret diplomasisini kullanarak lojistik koridorların kesintisiz işlemesi için çalıştıklarını söyledi.
Özen: “Ticaret yolları artık ekonomik değil, stratejik varlıklar”
Saudia Cargo CCO / CILT Yönetim Kurulu Üyesi Turhan Özen, küresel ticaret yollarının artık yalnızca malların taşındığı güzergâhlar olmaktan çıktığını belirterek, “21. yüzyılda ticaret yolları sadece ürünlerin değil, güç ilişkilerinin de hareket ettiği güzergâhlar haline geldi” dedi.
Özen, küresel ekonomide yaşanan hızlı değişimin ticaret ve tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdiğini söyledi. Küreselleşmenin yeni bir yapılanmaya geçtiğine dikkat çeken Özen, korumacılığın yükseldiğini, ABD-Çin arasındaki ekonomik ve teknolojik rekabetin tedarik zincirlerinde ciddi bir ayrışmaya yol açtığını ifade etti.
Nearshoring ve friend-shoring gibi yeni yaklaşımların giderek güçlendiğini belirten Özen, şirketlerin ve ülkelerin riskleri azaltmak amacıyla kaynaklarını ve tedarik zincirlerini çeşitlendirmeye yöneldiğini kaydetti.
Özen, bu dönüşümün Türkiye açısından önemli fırsatlar barındırdığını vurgulayarak, “Bütün bu siyasi ve ekonomik değişimin içerisinde, tarih boyunca üç kıtanın ve ticaret yollarının merkezinde olmuş bir Türkiye var” değerlendirmesinde bulundu.

