Lojistiğin radarında savunma sanayi var

Türkiye’nin savunma harcaması yüzde 24’lük artışla 19 milyar dolara ulaşırken, ihracatı 2 milyar doları aştı. Gelecekte 100 milyar dolarlık tedarik-lojistiğe ihtiyaç duyulacak savunma sanayi lojistik sektörü içinde de önemli potansiyeli barındırıyor. Türkiye’de sektörün lojistik ihtiyacı kamu ve özel sektör tarafından karşılanırken, uluslararası lojistik operasyonları gerçekleştirmek için daha büyük ölçeğe ihtiyaç var.

Lojistiğin radarında savunma sanayi var
banner95
Savunma harcamaları dünya genelinde artmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıl harcamalar 1,8 trilyon dolara çıktı. Türkiye’nin savunma harcaması ise yüzde 24’lük artışla 19 milyar dolara ulaştı ve ilk 15 ülke arasında yıllık harcaması en fazla yükselen ülke oldu.   Türkiye’nin savunma sanayi ihracatı ise geçen yıl 2 milyar doları aştı. 2019 yılında ise bu rakamın 3 milyar dolara ulaşması bekleniyor.  Uzun vadede savunma sanayi için çizilen 25 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşmak için devletin sektöre önemli bir desteği bulunuyor.  Türkiye, savunma sanayi ihracatını 2014-2018 döneminde 2009-2013 dönemine göre yüzde 170 arttırdı. Küresel silah ticaretindeki payı da yüzde 0,4’ten yüzde 1’e yükseldi.
Türkiye’de savunma sanayinin ihtiyacının önemli bölümü kamu ve özel sektör kuruluşlarından meydana geliyor. Kamuya ait kısmını Millî Savunma Bakanlığı (MSB)’na bağlı ikmal bakım merkezleri, tersaneler ve diğer askeri fabrikalar ile Makina ve Kimya Endüstrisi (MKE) Kurumu oluşturuyor. Kamu ortaklı kuruluşlar, Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın ve Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın (TSKGV) iştiraki olan kuruluşlardan oluşuyor. Özel sektör kuruluşları ise sermaye yapılarına göre, yerli sermayeli firmalar ve sermayelerinin bir kısmına yabancı ortakların sahip olduğu firmalardan oluşuyor. Sektör firmaları ve kamu kuruluşları, ağırlıklı olarak TSK ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulmuş olup, sivil kullanım amaçlı mal ve hizmet üretimleri ise sınırlı.

100 milyar dolarlık ihtiyaç
2009 yılında savunma sanayi şirketlerinin cirosu 2.319 milyar dolar, savunma sanayiimizin ihtiyaçlarının yurt içinden karşılanma oranı yüzde 45,2 olarak gerçekleşti. 2018 yılında ise sektör gelişimini sürdürdü savunma sanayiimizin ihtiyaçlarının yurt içinden karşılanma oranı yüzde 60’a ulaştı. Gelecek  30 yılda savunma sanayi için tedarik maliyetinin 50 milyar dolar, lojistik (tedarik, bakım vs) maliyetinin 100 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşacağı öngörülüyor. Haliyle devasa bu sektörün lojistik ihtiyacı çeşitlenerek artıyor.
Artan harcamalar lojistik ihtiyacın her zamankinden daha fazla olacağı yönünde.  Bu sektördeki öncü ülkeler lojistik operasyonlarını ayrı bir lojistik organizasyon ile yönetiyorlar.  Dünyanın bir numarası ABD,  yüzde 50 özel sektör yüzde 50 kamu payı olan Savunma Lojistik Ajansı (DLA) ile lojistiğini yapıyor. İngiltere, Almanya, Fransa da kurdukları lojistik ajans ve birimlerle organize oluyorlar. Türkiye’de benzer bir yapılanma söz konusu değil ancak, Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın bünyesinde Lojistik Daire Başkanlığı’nın bu yönde çalışmaları var. Türkiye’de savunma sanayide başı çeken Aselsan, Havelsan, Roketsan gibi kurumlar lojistik ihtiyaçlarını ihaleler ile veya bünyesinde oluşturdukları birimlerle yönetiyorlar.

Lojistik devler yine sahnede
Dünyada savunma sanayi lojistiği için yine dünya devleri sahne alıyor. Dünyanın en büyük lojistik firmaları askeri yük trafiğini de yönetiyor.  Büyük ölçeğe sahip bu devler savunma sektörünün de ana yüklenicisi olarak yer alıyor. Çünkü askeri lojistikte en çok hava yolu ve denizyolu kullanılıyor. Türkiye’de entegre lojistik hizmeti veren firmalar ise bu iki mod en zayıf olduğu noktalar arasında. Türkiye’nin güçlü olduğu karayolu ne yazık ki askeri lojistikte çok tercih edilmiyor.


Lojistiğin büyük bölümü taşımadan
Burada lojistik devlerin elini güçlendiren en büyük koz havayolu veya denizyolu operatörlerin aynı zamanda gümrükleme ve depolama hizmeti de vermesi. Uluslararası büyük ölçekli firmalarla rekabet etmenin kolay olmadığını vurgulayan Solmaz Gümrük Müşavirliği A.Ş. Kontrat Lojistiği Bölüm Başkanı Billur Barlın, “Büyük ve global firmalar pazarı domine ediyor. Bu firmalar taşıma ağırlıklı olmasına karşın, gümrükleme ve depolama hizmetini de gerçekleştiriyor.  Dolayısıyla rekabet ederken fiyat konusunda yukarıda kalıyorlar” şeklinde konuşuyor.

Çok fazla oyuncu var
Türkiye’de ulusal ve uluslararası pek çok firma savunma sanayine hizmet veriyor.  “Ana merkezi Ankara’da  olan ve yerli olan bir tek biziz” diyerek bunun kendileri için önemli bir avantaj olduğunu belirten Hitit Lojistik Marmara Bölge Direktörü Ufuk Kaçar, faaliyetlerinin yüzde 60’ını savunma sanayinin oluşturduğunu belirtiyor.  Kaçar, yerli firmalara verdikleri lojistik hizmetin diğer kurumlara da yansıdığını, TSK ve EGM gibi kurumların farklı ihtiyaçlarını karşılayabildiklerini ifade ediyor.

Bürokratik işlemler çok fazla
Savunma lojistiğini diğer lojistik süreçlerinden ayıran en önemli farkın yasal prosedür, dokümantasyonlardaki değişkenlikler.  Bu nedenle bürokratik işlemler fazlasıyla süreçlerde yer alıyor. Yeditepe Taşımacılık Yönetim Kurulu Başkanı Alp Tuğhan, yol izinleri, yurtdışında güvenlik izinleri için ayrı bir departman kurduklarını ve prosedürleri iyi bildiklerini savunuyor.  “Örneğin Amerika’ya Lufthansa ile kargo gönderdiğinizde; uçak Almanya’da bir saat kalsa ve aynı uçak seferine devam etse dahi o bir saat için gerekli belgelerinizi almanız gerekiyor. Aksi halde kargonuza el konuluyor” diyen Tuğhan, bünyelerinde emekli SAT komandoları ve askeri personel istihdam ettikleri için izin sürelerini kısalttıklarını ve müşterilerine artı değer kattıklarını belirtiyor.

Havayolu ve denizyolu tercih ediliyor
Savunma sanayindeki lojistik hareketlerde güvenlik en çok aranan kriter. Hava kargo sahip olduğu kurallar ve uluslararası standartlar nedeniyle güvenlik konusunda tüm dünyada tercih edilen bir mod.  Havayolunun sağladığı en önemli avantajlardan bir diğeri de sağladığı hız. Güvenlik ve hız kombinasyonu bu modu çok fazla öne çıkarıyor. Türkiye’nin Turkish Cargo ile son yıllarda sağladığı ivme ve büyümenin sektöre olumlu geri dönüşü artarak devam edebilir.
Havayolu dışında maliyet açısından ise denizyolu tercih ediliyor. Özelikle askeri harcamaların çoğunlukla deniz aşarı ülkelerden yapılması ve mesafelerin havayolu için fazla olması denizyolunu avantajlı kılıyor. Dünyada askeri harcamalara en büyük bütçeyi ayıran ülke olan ABD’nin yıllık harcaması 649 milyar dolar. ABD’yi 250 milyar dolar ile Çin takip ediyor. Üçüncü sırada ise 67 milyar 600 milyon dolar ile Suudi Arabistan var. 5 farklı kıtadaki ticaret en çok denizyoluna yarıyor.
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner91

banner71