Küresel otomotiv, ağır ticari araç ve treyler endüstrisi, tarihinin en kapsamlı dönüşümlerinden birini yaşarken, sektörün rotası en üst düzeyde belirleniyor. Eylül ayında Hannover'de düzenlenecek olan dev IAA Transportation fuarı öncesinde gerçekleştirilen açılış (Kick-off) oturumu, Avrupa taşımacılık sektörünün karar vericilerine yönelik tarihi bir manifesto niteliği kazandı.

Alman Otomotiv Endüstrisi Birliği (VDA) Başkanı Hildegard Müller, Daimler Truck CEO'su Karin Rådström, MAN Truck & Bus CEO'su Alexander Vlaskamp ve Mahle Kurumsal Satış ve Mühendislikten Sorumlu Başkan Yardımcısı Dr. Roger Buschise'ın katıldığı panelde, üreticilerin yeni nesil teknolojiler için üzerlerine düşeni yaptığı ancak regülasyonların ve finansman modellerinin pazar gerçeklerinin çok gerisinde kaldığı vurgulandı.

Daimler Truck CEO'su Rådström: "Kendimizi fazla küçümsüyoruz, dünyayı hala en büyük pazar payına sahibiz"

Oturuma damga vuran en önemli çıkışlardan biri Daimler Truck Holding AG CEO'su Karin Rådström'ün pazar paylarına vurgu yaptığı açıklaması oldu. Sektörün sürekli kendini eleştirdiğini ancak Avrupa endüstrisinin hala tartışmasız küresel lider olduğunu belirten Rådström şu verileri paylaştı:

"Bazen kendimizi gereğinden fazla ve acımasızca eleştiriyoruz. Şu an dünyada 4 büyük küresel ticari araç üreticisi var ve bunlardan ikisi Alman: Traton ve Daimler Truck. Pazar paylarımıza bakarsanız; ABD pazarının yaklaşık %50'si, Güney Amerika'nın %50'sinden çok daha fazlası, Avrupa'nın %60 civarı, Almanya'nın ise %70'inden fazlası bizim elimizde. Rekabetçi olmadığımızı söylemek büyük bir yanılgıdır. Avrupalı üreticilerin hala küresel ölçekte liderliğini koruduğu ender sektörlerden biriyiz."

Avrupa'nın elindeki bu eşsiz varlığı kaybetmemesi gerektiğini vurgulayan Rådström, asıl tehlikenin AB'nin hantal düzenleyici yapısı olduğuna dikkat çekti: "Şu an bir problemin üzerinde oturuyoruz. Araçları teslim etmemize rağmen CO2 hedefleri şarj altyapısı ve maliyet teşviklerinden tamamen kopuk. Normalde 2027 sonunda yapılması planlanan CO2 hedefleri inceleme süreci acilen öne çekilmeli ve radikal bir bürokratik sadeleşmeye gidilmeli."

VDA Başkanı Müller: "Elektrik şebekesini kurmak endüstrinin değil, devletin işidir"

VDA Başkanı Hildegard Müller, siyasilerin dönüşümün ciddiyetini hafife aldığını belirterek faturayı doğrudan karar vericilere kesti:

"Müşteri çekicisini şarj edemeyecekse, sunduğumuz o araçları satın almaz. Biz endüstri olarak şarj noktaları kurabiliriz ama koca bir enerji şebekesi (power grid) inşa edemeyiz; bu devletin işidir. Korumacılık ve haksız rekabetle mücadele etmek elbette şart. Ancak başkalarını suçlamadan önce kendi zayıflıklarımızı gidermeliyiz. Enerji maliyetleri, aşırı bürokrasi, yüksek işçilik maliyetleri ve vergiler... Rekabetçiliğin anahtarı siyasilerin elinde."

MAN: "Ayda 800 Şarj İstasyonu kurmalıyız, kredi kuralları esnemeli"

MAN Truck & Bus CEO'su Alexander Vlaskamp, başarılı bir dönüşümün "Ürün, Altyapı, Toplam Sahip Olma Maliyeti (TCO)" formülüne bağlı olduğunu belirterek, pazarın tam anlamıyla ivme kazanmasının 2030'ların başından ziyade ortalarını bulacağını öngördü. Şehir içi otobüslerdeki dönüşümün 7-9 yıl sürdüğünü ve bugün Avrupa'daki ihalelerin %80'inin elektrikli (BEV) araçlardan oluştuğunu hatırlatan Vlaskamp, ağır vasıtada da benzer bir zorlu sürecin yaşanacağını belirtti:

"2030 yılına kadar taşımacılığı %30-35 oranında karbonsuzlaştırmak için Avrupa çapında en az 350 kW gücünde 50.000 ağır vasıta şarj istasyonuna ihtiyacımız var. Ancak bugün tüm yatırımlara rağmen Avrupa'da sadece 4.000 şarj noktası var. Hedefe ulaşmak için önümüzdeki süreçte her ay 750 ila 800 şarj istasyonu kurmamız gerekiyor."

Vlaskamp'ın vurguladığı bir diğer hayati darboğaz ise finansman ve kredi regülasyonları oldu:

"Müşterilerimiz dizel yerine elektrikli kamyon almak için bankaya gittiğinde yatırım maliyeti üç katına çıkıyor. TCO zamanla kazançlı hale gelse bile bankalar bu devasa başlangıç kredilerinde geri adım atıyor. Regülatörlerin sadece altyapıyı hedeflemesi yetmez; sıfır emisyonlu araçlar için finans şirketlerimizin ve bankaların daha kolay kredi verebilmesini sağlayacak yeni ve esnek finansman kuralları devreye alınmalıdır."

Otonom Sürüşte Rota Neden ABD'ye Kayıyor?

Panelde masaya yatırılan bir diğer kritik başlık ise otonom sürüş teknolojileri oldu. Liderler, Avrupa'daki katı regülasyonlar nedeniyle Seviye 4 otonom çekici testlerinde ağırlık merkezinin ABD'ye kaydığını itiraf etti.

Almanya'da yürütülen "Atlas Seviye 4" projesine dikkat çeken MAN CEO'su Vlaskamp, "Avrupa'da test yapmak için bile otoritelerden onay almak çok zorlu bir süreç. Teksas gibi bölgeler hem hava ve trafik koşulları hem de mevzuat esnekliği açısından çok daha uygun" dedi.

Daimler Truck CEO'su Rådström de otonom çekicilerin ölçeklenmesinin ABD'de çok daha hızlı olacağını vurguladı: "Avrupa'daki otonom kullanımı şimdilik madencilik ve kapalı alan operasyonlarıyla sınırlı. Avrupalı üreticilerin otonom testleri için Fort Worth (Teksas) gibi bölgelere yatırım yapmasının çok haklı nedenleri var."

Mahle: "Tedarik sanayisinde hacimler gerçekleşmiyor"

Tedarik sanayisi adına konuşan Mahle Kurumsal Satış ve Mühendislikten Sorumlu Başkan Yardımcısı Dr. Roger Buschise, yatırımlara rağmen altyapı eksikliği yüzünden beklenen satış hacimlerinin gerçekleşmediğini belirterek, Avrupa'daki belirsizliklere karşılık ağır ticari araç pazarında ABD seviyelerine yaklaşan Hindistan'ın yükselişine dikkat çekti.

Sektör Tüm Çözümleriyle IAA Transportation'da sahneye çıkacak

Sektör devleri, sahip oldukları küresel liderliği korumak için geliştirdikleri yeni nesil çekicileri, sıfır emisyonlu teknolojileri, aerodinamik treyler tasarımlarını ve yenilikçi yan sanayi ürünlerini Eylül ayında kapılarını açacak olan IAA Transportation fuarında tüm dünyaya sergileyecek. Endüstrinin ortak mesajı çok net: "Biz hazırız, şimdi hamle sırası finansman esnekliği ve altyapı kurulumuyla siyasetçilerde."