Lojistik sektörünün dijital yolculuğuna dair incelemeler yapan Xinerji Software adına İş Geliştirme Yöneticisi Berkalp Kaya, sektörün fotoğrafını çekerek atılacak adımları anlattı: 

Türkiye, son yıllarda hem e-ticaret hem de e-ihracat alanında etkileyici bir büyüme trendine sahip. Bu büyüme eğilimi, küresel ölçekte dijitalleşme ve teknolojik dönüşümün hızlandığı bir dönemde gerçekleşti. Ancak, bu başarı hikayesinin altında yatan önemli bir faktör var: Lojistik sektörü.

Lojistik sektörü, e-ticaret ve e-ihracat büyümesine paralel olarak kendini dijitalleştirdi ve büyüdü. Bu gelişmeler, lojistik firmalarının hizmetlerini daha verimli, hızlı ve maliyet etkin hale getirdi. Özellikle son yıllarda gördüğümüz, Türkiye'nin e-ticaret ve e-ihracat alanında kaydettiği bu büyüme, önemli ölçüde lojistik sektörünün dijital dönüşümüne borçludur.

Her ne kadar lojistik sektöründe dijitalleşme büyük bir hızla devam etse de, bu alanda hala önemli bir potansiyel bulunmaktadır. Diğer bir deyişle, dijital dönüşümün gerekliliği ve faydaları hala keşfedilmemiş ve tam anlamıyla kullanılmamıştır.

Rakamlar ortada: Türkiye'nin e-ticaret ve e-ihracat sektörü hızla büyüyor ve bu büyümeye paralel olarak, lojistik sektörünün dijitalleşmesi kaçınılmaz. Fakat, bu büyüme pastasından pay almak ve sektörün geleceğinde yer almak için, lojistik firmalarının dijital dönüşüm adımlarını hızlandırmaları ve bu dönüşüme yatırım yapmaları gerekiyor.

Firmanızın dijitalleşme adımlarını hızlandırmak ve sektördeki büyümeyi yakalamak istiyorsanız, çözümlerimizle size yardımcı olabiliriz. En son teknolojiye dayanan yazılım çözümlerimiz, lojistik operasyonlarınızı daha verimli ve etkili hale getirirken, sizin de bu büyüme trendine katılmanızı sağlar.

Bu hızla büyüyen ve dijitalleşen dünyada, lojistik sektöründe yer almak ve fırsatlardan yararlanmak için daha fazla beklemeyin. Hemen bizimle iletişime geçin ve dijital dönüşüm yolculuğunuzda sizi nasıl destekleyebileceğimizi keşfedin. Diğer firmaların gerisinde kalmayın, dijital dönüşümün avantajlarından faydalanın ve sektördeki büyümeye ortak olun.

Büyümeye ve dijitalleşmeye yönelik girişimler, Türkiye'nin ekonomik kalkınmasına ve global pazardaki konumuna da büyük katkı sağlar. Bu noktada, tüm firmaların, hızla değişen ve dönüşen bu dünyada rekabetçi kalabilmek için dijitalleşmeye ayak uydurması gerektiğini hatırlatmak isteriz.

Sonuç olarak, e-ticaret ve e-ihracat sektöründeki bu hızlı büyüme ve dijitalleşme eğilimi, lojistik firmalarına büyük fırsatlar sunuyor. Ancak bu fırsatları değerlendirebilmek için, firmaların dijital dönüşüm yatırımlarını hızlandırmaları ve gelişen teknolojileri etkin bir şekilde kullanmaları gerekiyor.

Unutmayın, dijitalleşme sadece bir seçenek değil, aynı zamanda bir zorunluluktur. Bizimle iletişime geçin, dijital dönüşümün avantajlarını keşfedin ve lojistik sektöründeki büyüme trendinin bir parçası olun.

10 Grafik ile Türkiye’de E-ticaret ve E-ihracat

Amazon ve PwC iş birliğinde hazırlanan rapora göre; 2015 – 2019 yılları arasındaki 5 yıllık dönemde küresel çevrimiçi perakende hacmi yıllık ortalama yüzde 23,1 oranında büyüdü ve 3,5 trilyon ABD dolarını aştı. 2019’dan 2020’ye çevrimiçi perakende yıllık yüzde 19,6’lık bir büyüme oranı yakalarken, payını yaklaşık 700 milyar ABD doları tutarında artırdı. Aynı yıl içerisinde, e-ticaretin, perakende sektöründeki toplam payı ilk defa yüzde 15 eşiğini aştı.

Perakende e-ticaretinin 2020’deki kayda değer büyüme oranı kısmen de olsa Covid-19 salgınından kaynaklanmakta. Ancak büyüme eğiliminin 2021’de de devam ettiğini söyleyebiliriz. Böylece küresel perakende e-ticaret pazar segmenti 5,2 trilyon dolarlık bir hacme ulaşarak tüm perakende satışlarının yüzde 18,8’ini oluşturdu. 

Artan dijitalleşmeden kaynaklı iş yapış biçimlerindeki değişim ile beraber tüketici alışkanlıklarındaki gelişmeler küresel düzeydeki büyümenin temposunu koruyacağına işaret etmektedir. 2022 yılında Emarketer’ın tahminlerine göre, perakende e-ticareti 2022 – 2025 yılları arasında yıllık ortalama yüzde 10’luk bir oranla büyümeye devam edecek. E-ticaretteki gelişmelerin küresel e-ihracat pazar segmentine de etki etmesi bekleniyor. 

Tahminlere göre, 2021 yılı itibarıyla yaklaşık 719 milyar dolar seviyesinde olan e-ihracat hacmi, 2022 – 2030 yılları arasında yüzde 25,8’lik yıllık bileşik büyüme oranı sergileyecek. 

E-ticaretin perakende pazarındaki payına bakıldığında, küresel ölçekte Asya kıtasının lider konumda olduğu görülmekte. Asya kıtasını ise Kuzey Amerika ve ASEAN (Güneydoğu Asya Uluslar Birliği) bölgeleri takip ediyor.

Bu bölgelerin öncü konumlarını önümüzdeki dönemde de korumaları beklenirken, Doğu Avrupa bölgesinin önümüzdeki yıllarda Batı Avrupa’yı geçeceği tahmin ediliyor. Bu kapsamda 2025 yılına kadar paylarının sırasıyla yüzde 23 ve yüzde 19’a ulaşacağı belirtilmekte.

Doğu Avrupa bölgesinin gelişimine yönelik yapılan tahminlerin Türkiye’yi de temsil ettiğini belirtelim. Bu anlamda KOBİ’lerin işlerini büyütme yolunda yeni fırsatlarla karşılaşacağını söyleyebiliriz.

Perakende E-Ticarette Öne Çıkan Sektörler

2016 – 2021 arasındaki 6 yıllık dönemde perakende e-ticaretten en çok pay alan sektörler incelendiğinde, pazar paylarının düzenli olarak azalmasına rağmen giyim ve ayakkabı sektörü ilk sıradaki, elektronik ürünler ise ikinci sıradaki yerini korumakta. 

Müzik, film, video oyunlarının yanı sıra kitap, dergi ve mecmua satışlarını kapsayan medya kategorisi ise 2020 yılında Covid-19 salgınının etkisiyle yerini gıda ve içecek sektörüne bırakana kadar pazarın en büyük 3’üncü sektörü konumunda yer aldı. Bununla beraber geçmişte perakende e-ticaretten aldığı pay ile beşinci sırada yer alan ev aletleri sektörü, 2020 itibarıyla yerini mobilya ve dekorasyon sektörüne bıraktı.

Pazar payı en yüksek olan bu sektörlerin yıllık bileşik büyüme oranlarına baktığımızda, yine yüksek büyüme performansları ile karşılaşmaktayız. İncelenen dönem boyunca en yüksek pazar payı ile öne çıkan giyim ve ayakkabı sektörü, düşen pazar payına rağmen yılda ortalama yüzde 19,8 büyümeyi başardı. Öte yandan gıda ve içecek sektörü ise pazar payını artırmanın ötesinde yılda ortalama yüzde 28 oranında büyüme kaydetti.

Türkiye’de E-Ticaret

Ticaret Bakanlığı’nın E-ticaret Bilgi Sistemi (ETBİS) verilerine göre; 2019 yılında 136 milyar TL olan e-ticaret hacmi 2020 yılında 226 milyar liraya ve 2021 yılında 381,5 milyar liraya ulaştı. 2022 yılında ise Türkiye’de e-ticaret hacmi bir önceki yıla göre yüzde 109 artarak 800 milyar TL oldu.

 

2019 – 2022 yılları arasında Türkiye’nin e-ticaret hacmi yüzde 80,6 oranında oldukça yüksek bir yıllık bileşik büyüme kaydetmiştir. Euromonitor tahminlerine göre Türkiye’deki e-ticaret hacmi, 2020- 2025 yılları arasında yüzde 23,7 yıllık bileşik büyüme oranı ile 2025’te mevcut hacminin 2,3 katı bir büyüklüğe ulaşacak. Aynı şekilde küresel yıllık bileşik büyüme oranı ise yüzde 11,7 olacak. 

Bu veriler ışığında Türkiye’de e-ticaretin henüz yeni gelişmekte olduğunu söyleyebiliriz. Bununla beraber, artan internet penetrasyonu ve kaliteli online ürünlerin artan erişilebilirliği, bizlere ülkedeki e-ticaret kanalının giderek yaygınlaşacağını göstermekte. 

Buna ek olarak, e-ticaretin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH) içindeki payı, 2019 yılına göre 1,4 puan artarak 2020 yılında yüzde 4,1’e ulaştı. 2021 yılında ise bu metrik, yüzde 5,1 seviyesine geldi.

ETBİS verilerine göre, e-ticaret yapan işletmelerin sayısı 2019 ve 2022 yılları arasında yüzde 701 oranında arttı. 2019-2021 yılları arasındaki 3 yıllık dönemde internet üzerinden verilen siparişlerin sayısı yüzde 252 oranında artarken, söz konusu büyüme hızı 2021’de de sürdü.

2021’e kıyasla 2022’de kayıtlı e-ticaret işletmelerinin sayısı yüzde 13,3 artarken, verilen sipariş sayısında da bir önceki yıla göre yüzde 43’lük bir artış yaşandı. E-ticaretin genel ticaretteki payı ise küresel e-ticaret hacminin toplam perakende satışlarındaki küresel payı ile paralellik göstermekte. 

E-ticaret ve e-ihracatın küresel paylarının yıllar içinde giderek artmasıyla birlikte, tüketicilerin değişen alışkanlıkları değişirken, alışveriş için internet kullanımı da arttı. Bu değişimlerin Türkiye’deki e-ihracat hacminin büyümesine yol açtığını söylemek mümkün. Euromonitor verilerine göre, küresel sınır ötesi e-ticaret perakende değeri 2017 yılında 1,4 trilyon dolar iken 2022 yılında 3,5 trilyon dolara ulaştı.

Türkiye’de yurt dışından yapılan harcamalar 2019 yılında 12,2 milyar TL iken, bu metrik 2022 yılında 33,8 milyar TL’ye yükseldi. Buradan hareketle 2017 – 2022 yıllarını kapsayan 5 yıllık dönemde küresel sınır ötesi e-ticaret hacmi 2,5 kat artarken, Türkiye’deki e-ihracat hacminin 2019 – 2022, yani 3 yıllık bir dönemde 2,8 kat arttığı görülmekte. Bu durum bizlere, Türkiye’de büyüyen e-ihracatın artan potansiyelini gösteriyor.  

ETBİS verilerine göre yurt içi harcamaların payı 2021 yılında yüzde 92 iken 2022’de yüzde 91.3’e geriledi, diğer ülkelerin ülkemiz e-ticaret sitelerinden yaptığı harcamalar ise yüzde 4’ten yüzde 4.2’ye yükseldi. Ek olarak yurt dışından yapılan alımlar, yüzde 4’ten yüzde 4.5’e artış gösterdi. Yurt içi e-ticaret payının yüksekliği, e-ticaret alanında gelişmiş ve katma değeri yüksek bir ekosisteme sahip olan Türkiye’de faaliyet gösteren firmaların iç pazardaki konumunu gözler önüne seriyor. 

KOBİ’ler, e-ticaret ve e-ihracat 

Amazon ve PwC iş birliğinde yapılan araştırmaya göre ülkemizdeki KOBİ’lerin yüzde 25,3’ü hâlihazırda e-ticaret yaparken, yüzde 19’u ise önümüzdeki dönemde e-ticarete başlamayı planlıyor. Buna rağmen ankete katılan KOBİ’ler arasında e-ihracat yapanların oranı yüzde 4,1 oldu. Bu noktada Türkiye genelinde KOBİ’lerin e-ihracat gerçekleştirme oranlarının henüz düşük olduğunu söyleyebiliriz. 

Ankete katılan KOBİ’lerin yüzde 76,8’i e-ihracatın ne olduğu ve nasıl yapılacağı konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıklarını belirtti. KOBİ’lerin yalnızca yüzde 23,2’si ise e-ihracat terimlerine aşina olduklarını ifade etti. E-ihracata aşina olan KOBİ’ler ise sektörler ve yurt dışı pazarlarla ilgili bilgi eksikliği ve yetersiz teknik altyapı nedeniyle e-ticaret ve e-ihracat yapmakta hala tereddüt ediyor.