banner201

Hava kirliliği Covid-19'un etkisini artırıyor

Harvard Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre, hava kirliliğine sebep olan ‘katı parçacık’ (PM) yoğunluğunun artışı koronavirüs ölümlerini tetikliyor. ABD genelinde 3 bin farklı lokasyondan alınan örneklerde PM oranı yüksek bölgelerdeki koronavirüs ölümlerinin, PM oranı düşük bölgelere göre yüzde 15 artış kaydettiği gözlemlendi.

banner179
Hava kirliliği Covid-19'un etkisini artırıyor
banner95

Tüm dünyada etkisini gösteren koronavirüs pandemisi hayatı durma noktasına getirdi. Hastalığın insan sağlığını nasıl etkilediğini araştıran bilim insanları hava kirliliği ile koronavirüs ölümleri arasındaki bağlantıyı keşfetti. Harvard Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre, hava kirliliğine sebep olan ‘katı parçacık’ (PM) yoğunluğunun artışı koronavirüs ölümlerini tetikliyor. ABD genelinde 3 bin farklı lokasyondan alınan örneklerde PM oranı yüksek bölgelerdeki koronavirüs ölümlerinin, PM oranı düşük bölgelere göre yüzde 15 artış kaydettiği gözlemlendi.

Hava kirliliğine karşı mücadelede ön saflarda yer alan dünyanın en büyük alternatif yakıt teknolojileri üreticisi BRC’nin Türkiye CEO’su Kadir Örücü, “Hava kirliliğine sebep olan katı parçacıkların şehirlerdeki en büyük kaynağı dizel yakıtlı araçlardır. Dizel, diğer fosil yakıtlarla karşılaştırıldığında 10 kat daha fazla katı parçacığı atmosfere salıyor. Avrupa’nın pek çok ülkesinde bu nedenle dizel yasağı uygulanıyor. Ülkemizde de zorunlu emisyon testi uygulamasını 3 ay içerisinde göreceğiz” ifadelerini kullandı.

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs pandemisi, yüzbinlerce insanın hayatını tehdit ediyor. Koronavirüsü etkili kılan nedenleri araştıran bilim insanları hava kirliliğinin koronavirüs kaynaklı ölümleri tetiklediğini keşfetti. Harvard Üniversitesi’nin ABD’deki 3 bin farklı lokasyonda gerçekleştirdiği araştırmaya göre hava kirliliğine sebep olan katı parçacıkların (PM) koronavirüs ölümlerini yüzde 15 oranında artırdığı görüldü.

Araştırmayı gerçekleştiren ekibin başındaki Francesca Dominici pandemi olmasa bile katı parçacıkların insan sağlığına ciddi zararlar verdiğini ortaya koyan çalışmaların olduğunu belirtti. Dominici ayrıca, koronavirüs kaynaklı hastaneye kaldırılma ve ölüm riskinin de hava kirliliğinin yüksek olduğu yerlerde daha fazla olduğunu ifade etti.

KORONAVİRÜS ÖLÜMLERİNİN YÜZDE 70’İ KİRLİLİĞİN YOĞUN OLDUĞU BÖLGELERDE

Harvard Üniversitesi çalışmalarına göre, katı parçacık oranı belirlenen PM 2.5 seviyesinin oldukça üstünde olan Allegheny County sanayi bölgesinde koronavirüs ölümleri ABD ortalamasının iki katına çıktı. Araştırmayı yürüten Francesca Dominici, koronavirüs ölümlerinin yüzde 70’inden fazlasının hava kirliliğinin yoğun olduğu bölgelerde gözlemlendiğini belirtti.

HAVA KİRLİLİĞİNE DİZEL YAKIT SEBEP OLUYOR

Hava kirliliğine sebep olan katı parçacıkların endüstriyel üretimin olmadığı yoğun nüfuslu şehirlerde dizel yakıttan kaynaklandığını belirten BRC Türkiye CEO’su Kadir Örücü, “Katı parçacıkların en temel kaynağı kömür ve kömürün olmadığı yerlerdeyse dizel yakıttır. LPG’nin ürettiği katı parçacık miktarı kömürden 35 kat, dizelden 10 kat ve benzinden yüzde 30 daha azdır. Bu nedenle Avrupa Birliği üyesi ülkeler ‘yeşil bölge’ dedikleri dizel araçların yasaklandığı bölgeler oluşturdu. Almanya’nın Köln kentinde başlayan yasaklar geçtiğimiz yıl İtalya ve İspanya’ya taşındı. Ülkemizdeyse 3 ay içerisinde başlaması beklenen zorunlu emisyon testleriyle katı parçacıkların atmosfere salınımı kontrol altında tutulmaya çalışılacak” ifadelerini kullandı.

KATI PARÇACIKLAR İNSAN SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR

Katı parçacıkların bugün koronavirüs salgınıyla gündeme geldiğini ancak daha pek çok sağlık sorununa yol açtığının altını çizen Kadir Örücü, “Avrupa Birliği (AB) verilerine göre büyük şehirlerin havasında yer alan yüksek PM oranları nedeniyle insanların ömrü 6 ila 8 ay kısalıyor. Yüksek PM değerlerinin yarattığı sağlık sorunlarına harcanan para ise ton başına 75 bin Euro olarak hesaplanıyor. Bu nedenle AB ülkelerinde dizel yasakları gündeme geldi. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde Avrupa’da dizel araç göremeyeceğiz. Bu araçların dizel yasağının uygulanmadığı ülkelere kaydırılması ihtimali hepimiz için tehdit oluşturuyor” dedi.

ZORUNLU EMİSYON TESTİNE 3 AY KALDI

Avrupa’daki dizel yasaklarının Türkiye’deki iş düşümünün zorunlu emisyon testi olduğunu söyleyen BRC Türkiye CEO’su Kadir Örücü, “Dizel yakıtın insan sağlığı ve çevreye olan zararı devletlerin yadsıyamayacağı verilerle kanıtlandı. AB ülkelerinde başlayan ‘yeşil bölge’ uygulamalarının büyük şehirlerimizde uygulamaya geçirileceğini öngörüyorduk. Yeni Çevre Kanunu ile getirilen zorunlu emisyon testi olası dizel yasağının ilk adımı olarak yorumlanabilir” şeklinde konuştu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2019 yılından beri gündeminde bulunan zorunlu emisyon ölçümü 2020 yılının ilk günlerinde yasalaştı ve 3 ay içerisinde tüm Türkiye’de uygulanması bekleniyor.

Trafikte bulunan 500 binin üzerindeki aracın zorunlu emisyon testini geçemeyeceği tahmin ediliyor. Yeni Çevre Kanunu ile zorunlu egzoz emisyon ölçümü yaptırmayan araç sahiplerine yeni yıl itibariyle bin 895 lira, standartların dışındaki emisyona sahip araç sahiplerineyse 3 bin 790 lira idari para cezası uygulanacak.

‘DÜNYA GÜNÜ’NDE SORUMLULUKLARIMIZI UNUTMAYALIM’

22 Nisan günü Dünya Günü olarak kutladığımızı anımsatan Kadir Örücü, “22 Nisan Dünya Günü, Paris İklim Anlaşması gibi dünyamız ve bizim için olumlu adımlara vesile oldu. Dünya Günü’nde yaşadığımız koronavirüs pandemisinden ders çıkararak Dünya’mıza karşı olan sorumluluklarımızı unutmayalım. İyi bir yaşam, yalnızca bugün içinde yaşayan bizlerin değil, bizlerden sonra gelecek nesillerin de hakkı” diye konuştu.

LPG GERÇEKLERİ:

• Çoğu hidrokarbon yakıtlara göre LPG’nin karbon-hidrojen oranı düşüktür. Dolayısıyla ürettiği birim enerji başına çok daha az karbondioksit (CO2) açığa çıkar.

• LPG değişik oranlarda bütan ve propan gazlarının karışımıdır. Karışım oranına göre farklılık gösterse de tüm diğer hidrokarbon yakıtlara (doğal gaz, benzin, dizel vs.) göre kilogram başına daha fazla enerji üretir. Kalorifik değeri yüksektir.

• Birleşmiş Milletler Uluslararası İklim Değişikliği Paneli’ne (IPCC) göre, karbondioksitin (CO2) küresel ısınma potansiyeli (GWP) faktörü, yani sera gazı etkisi 1 iken, doğalgazın ki (metan) 25, LPG’ninki 0’dır.

• Hava kirliliği ve insan sağlığı açısından en önemli kirleticiler katı parçacıklar (PM) ve azot oksitlerdir (NOx). Avrupa Birliği ülkelerinde PM’den kaynaklanan sağlık harcamalarının ton başına 75.000 Euro, NOx’den kaynaklananın ise 12.000 Euro olduğu hesaplanmaktadır.

• Katı parçacıklar, oluşan hava kirliliğinin Avrupa Birliği ülkelerinde her insanın hayatını ortalama 8 ila 6 ay azalttığı tahmin edilmektedir. Ayrıca açık ateşlerin neden olduğu solunum yolları sorunlarının dünyada yılda 1,5 milyon insanın hayatına mâl olduğu tespit edilmektedir.

• LPG’nin katı parçacıklar (PM) salınımı odun ve kömürden 25-35 defa, dizelden 10 defa, benzinden yüzde 30 daha azdır.

• Otomotiv yakıtları arasında azot oksitler (NOx) salınımı en düşük yakıt LPG otogazdır. LPG’li bir araç kilometre başına doğal gazlı bir araca göre yüzde 50, benzinli bir araca göre yüzde 75, dizel araca göre yüzde 200 daha az NOx üretmektedir.

• Avrupa Birliği’nde 1000 kilometre başına salınan zararlı maddelerden kaynaklanan sağlık harcamaları dikkate alındığında LPG otogaz, benzinden yüzde 70, dizelden yüzde 700 daha az sağlık harcaması sağlar.

• Avrupa Birliği ülkelerinde 2020 yılı için konulmuş hedefe göre, otomotiv yakıtları içinde LPG otogazın günümüzde yüzde 2 olan payının yüzde 10’a çıkarılması öngörülmektedir. Günümüzde ülkemizde LPG otogaz otomotiv yakıtları arasında %12’lik bir paya erişmiştir. Bu açıdan Türkiye, Avrupa Birliği’nin 2020 hedefini şimdiden yakalamış ve geçmiştir.

• Ülkemizde yaklaşık 5 milyon araç LPG otogaz kullanmaktadır. Bu suretle her yıl yaklaşık 2 milyon ton daha az CO2 salınımı gerçekleşmektedir.

Güncelleme Tarihi: 27 Nisan 2020, 15:13

Mutlu Doğan

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner174

banner178