Dünya genelinde 150 binden fazla çalışanı, 160 üretim tesisi ve yaklaşık 40 milyar euro cirosuyla otomotiv sektörünün en büyük küresel tedarikçileri arasında yer alan ZF Group, Türkiye’deki büyümesini yerli tedarik ekosistemiyle sürdürmeyi hedefliyor. 2021 yılından bu yana Sakarya’daki CVS (Ticari Araç Çözümleri) fabrikasına fren körükleri, krank mili ve şasi komponentleri ürün grubunda yatırım yapan şirket, Türkiye’yi uzun vadeli stratejik üretim merkezlerinden biri olarak konumlandırırken, bu hedef doğrultusunda yerel tedarikçileriyle Sakarya’da bir araya geldi. ZF CVS Türkiye olarak tedarikçilerle gerçekleştirilen buluşmada sektörün bugünü ve gelecek hedefleri paylaşılırken, başarılı tedarikçiler de ödüllendirildi.
ZF CVS’nin fabrikasının bulunduğu Sakarya Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenen buluşmada ZF CVS Türkiye Genel Müdürü Kâzım Eryılmaz, Türkiye otomotiv tedarik sanayisinin geleceğinin maliyet avantajından değil; verimlilik, teknoloji, dijital dönüşüm ve mühendislik kabiliyetlerinden besleneceğini vurguladı. Otomotiv sektörünün elektrifikasyon, yapay zekâ ve sürdürülebilirlik ekseninde tarihinin en büyük dönüşümünü yaşadığına dikkat çeken Eryılmaz, rekabetin artık şirketler arasında değil, tedarik zincirleri arasında gerçekleştiğini belirtti. ZF olarak tedarikçileriyle verimlilik, kalite, dijital dönüşüm ve inovasyon alanlarında birlikte çalışmaya devam edeceklerini ifade eden Eryılmaz, Türkiye otomotiv tedarik sanayisinin bu dönüşümü başaracak güçlü bir ekosisteme sahip olduğuna inandıklarını söyledi.
ZF, Sakarya'yı Yeni Nesil Fren Teknolojilerinin Küresel Üretim Üssü Olarak Konumlandırıyor
CVS Global Fren Sistemleri Başkanı Nazlı İncekara, ZF'nin yeni nesil Brake Actuator 4.0 platformunun küresel üretim stratejisinde Sakarya'nın kritik bir rol üstlendiğini belirterek, fabrikanın hem Avrupa'nın fren körüğü üretim merkezi hem de yeni nesil platformun dünyadaki tek üretim yeri olarak konumlandırıldığını ifade etti.
İncekara “ZF’nin yeni nesil Brake Actuator 4.0 platformu, ticari araç fren sistemlerinde daha kompakt ve esnek tasarım, daha yüksek kalite ve dayanıklılık, azaltılmış ürün çeşitliliği sayesinde yalın lojistik yapısı ve araç kullanım süresini artıran güvenilir performans gibi önemli avantajlar sunuyor. Bugün Amerika, Avrupa ve Asya Pasifik bölgesindeki küresel üretim ve satış ağımızla yılda yaklaşık 8 milyon fren körüğü üretiyor ve bu alandaki lider konumumuzu güçlendiriyoruz. Üretim adetlerinde her yıl gördüğümüz artış, ZF’nin Türkiye’ye ve Sakarya ekibimizin mühendislik ile üretim yetkinliklerine duyduğu güçlü güvenin en somut göstergelerinden biridir. Bu yatırımla yalnızca küresel müşterilerimize hizmet vermiyor, aynı zamanda Türkiye’yi ZF’nin geleceğin fren teknolojilerindeki stratejik merkezlerinden biri olarak konumlandırıyoruz.” dedi.
Stratejik İş Ortaklıklarıyla Güçlenen Tedarik Zinciri
Etkinlikte konuşan ZF Global Program Satın Alma Müdürü Sven Quaiser, sürdürülebilir ve rekabetçi bir tedarik zinciri için güçlü iş ortaklıklarının kritik öneme sahip olduğunu vurgulayarak, ZF'nin tedarikçilerini uzun vadeli stratejik iş ortakları olarak gördüğünü ifade etti.
“Güçlü tedarik zincirleri, güçlü iş ortaklıklarıyla inşa edilir. Bu nedenle tedarikçilerimizi yalnızca birer tedarikçi olarak değil, uzun vadeli stratejik iş ortaklarımız olarak görüyoruz. Sakarya’da gerçekleştirdiğimiz bu buluşma, gelecekteki kapasite ihtiyaçlarını birlikte değerlendirmek, rekabet gücümüzü artırmak ve ortak büyüme fırsatlarını geliştirmek açısından önemli bir platform oldu. Verimlilik, kalite, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik alanlarında iş birliğimizi daha da güçlendirerek, müşterilerimize daha yüksek değer sunmayı ve küresel rekabet gücümüzü birlikte artırmayı hedefliyoruz.”
Dönüşüme Ayak Uyduramayanlar Ayakta Duramaz
Düzenlenen organizasyonda Tekno Kauçuk A.Ş. CEO’su Albert Saydam da tedarik sanayiini temsilen konuşmacı olarak yer aldı.
Otomotiv sektöründe rekabetin giderek sertleştiğini belirten Saydam, önümüzdeki yıllarda dönüşüme ayak uyduramayan şirketlerin varlığını sürdürmekte zorlanacağını ifade ederek, “Bugün Almanya’nın ya da dünyanın nasıl şekilleneceğini kimse kesin olarak bilmiyor. Ancak bildiğimiz bir gerçek var; doğru adımları atamazsak önümüzdeki 10 yıl içinde birçok şirket ayakta kalma mücadelesi verecek. Buna rağmen Türkiye otomotiv tedarik sanayisinin bu zorlukların üstesinden gelecek güce sahip olduğuna inanıyorum. Geçmişte birçok krizi birlikte aştık, bunu da başaracağız.” diye konuştu.
Basın İletişim: