Treyler aydınlatma sektöründe teknolojik dönüşüm tüm hızıyla devam ediyor. Geçmiş yıllarda yüzde 5-10 bandında seyreden LED stop lambası kullanımı, ana sanayi üreticilerinde günümüz itibarıyla yüzde 20 seviyelerine ulaştı. Aspöck Türkiye Müdürü Selçuk Akman, bu artışın temelinde LED teknolojisinin sunduğu uzun ömür, düşük enerji tüketimi ve estetik avantajların yattığını vurguladı. Akman, "Isınan bir ampul veya duy gibi takılıp sökülen, arıza yapmaya müsait parçaların olmaması, sistemin dayanıklılığını artırıyor. 2030 yılına kadar ana sanayide LED kullanım oranının yüzde 50’ye yaklaşmasını öngörüyoruz" ifadelerini kullandı.
Tırsan ile Yeni Proje
Öte yandan, araç imalatçılarının logolarını stop lambalarına entegre etme trendi de Türkiye'de karşılık buluyor. Aspöck’ün Fransa Solutrans Fuarı'nda tanıttığı ve içindeki değişebilir modüller sayesinde logo uygulamasına imkan tanıyan Ecoled 3 ürünü için Tırsan ile önemli bir adım atıldı. Akman, "Ön çalışmalar ve fizibilite tamamlandı. Onayların ardından bu yılın sonuna kadar projeye başlamayı ümit ediyoruz. Tırsan’ın ürettiği tüm treylerlerde Ecoled III stop lambası, firmanın kendi logosuyla yer alacak. Bu durum üreticilere, kendi satış sonrası (aftermarket) ağlarında ciddi bir ticari avantaj da sağlayacak" dedi.
LED’e dönüşümde Reis Treyler öncü
Sektördeki üreticilerin vizyoner adımlarına dikkat çeken Akman, Reis Treyler’in bu alandaki öncülüğünü tebrik etti. Reis Treyler'in 2025 yılında ürettiği yaklaşık 1200 aracın 700'ünde tam Ecoled III sistemlerini tercih ettiğini belirten Akman, firmanın oransal olarak Türkiye'de en çok LED stop kullanan üretici konumuna geldiğini açıkladı.
İnovasyon Görücüye Çıktı: FlexLED, SymLED II ve TPMS çözümleri
Aspöck, Ar-Ge yatırımlarının meyvelerini yeni ürün gruplarıyla toplamaya devam ediyor. Fransa Solutrans Fuarı'nda ilk kez sergilenen Multifunctional FlexLED, sağ-sol sinyal, park ve geri vites/çalışma lambası fonksiyonlarını tek bir şeritte ve tek kabloyla sunarak montaj karmaşasına son veriyor. IP69K sınıfı dayanıklılığa sahip ürün, zorlu hava ve yol koşullarına tam direnç gösteriyor.
Ayrıca, Brezilya ofisi tarafından tasarlanan ve satış sonrası pazarına (aftermarket) hitap eden uygun fiyatlı SymLED II stop lambası da Türkiye pazarına sunuldu. Son iki yıldır pazarda olan Lastik Basınç İzleme Sistemi (TPMS) hakkında da bilgi veren Akman, sensörlerin çekicilerde olduğu gibi doğrudan subaplara monte edildiğini ve Knorr Bremse, Wabco, Haldex gibi tüm ana EBS sistemleriyle tam uyumlu çalıştığını belirtti.
Jeopolitik krizler ihracatı zorluyor
Sektörel daralma ve küresel krizlere de değinen Akman, 2025 yılında Türkiye treyler üretiminin bir önceki yıla göre yüzde 3-5 oranında düştüğünü ifade etti. Aspöck olarak yeni ürün gamlarıyla bu daralmayı dengelediklerini ve yüzde 65’lik pazar paylarını koruduklarını belirten Akman, asıl zorluğun Orta Doğu'daki jeopolitik krizler olduğunu vurguladı.
Aspöck Türkiye’nin toplam cirosunun yüzde 20’sini ihracatın oluşturduğunu ve bu ihracatın tamamının Suudi Arabistan, BAE, Irak ve İran gibi Orta Doğu ülkelerine yapıldığını belirten Akman, süreci şu sözlerle özetledi: "Ürünlerimiz hazır ancak gemi ve uçak seferlerinin durması sevkiyatları kilitledi. Karayolu taşımacılığı ise çok riskli ve maliyetler katlanmış durumda. Birkaç yüz dolara gönderdiğimiz hacimli ürünler için artık binlerce dolar ödemek zorunda kalabiliyoruz. Umarız bölgedeki bu insani ve ekonomik kriz en kısa sürede son bulur."
Bayi ağı Konya'da Ali Yayla Otomotiv ile güçleniyor
Aspöck Türkiye, Anadolu'daki küçük ve orta ölçekli üreticilere daha hızlı ulaşmak adına bayi ağını da genişletiyor. Sektörün köklü firmalarından Konya merkezli Ali Yayla Otomotiv ile sözleşme imzalandığını duyuran Akman, "İç Anadolu bölgesindeki satış sonrası ve değişim pazarındaki taleplere artık daha güçlü yanıt vereceğiz. Yeni iş ortağımızla birlikte Automechanika Fuarı'nda ürünlerimizi ortaklaşa sergileyeceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
Üründeki kalite sahaya, insan kaynağı sayesinde yansıyor!
Aspöck Türkiye’nin sahadaki çözüm odaklı yaklaşımı, deneyimli isimlerin uzmanlığıyla şekilleniyor. Satış mühendisleri Can Özügüzel ve Ata Akman, teknik bilgiyi ticari vizyonla birleştirerek müşterilere özel çözümler sunarken; Satış Uzmanı Elif Özer ve Dış Ticaret Yöneticisi Oya Özdemir, operasyonun uluslararası standartlarda ve kesintisiz ilerlemesini sağlıyor.
Markanın rekabet avantajı sağladığı en kritik noktalardan biri ise sevkiyat ve depo yönetimi. 2 milyon Euro değerinde ve 300’den fazla çeşide sahip setlerin hatasız bir şekilde düzenlenmesi, ürünlerin birebir paketlenmesi ve karmaşık lojistik süreçlerin organize edilmesiyle Aspöck Türkiye, setlerin oluşturulmasından son kullanıcıya ulaşmasına kadar geçen süreçte, kalitesini yansıtıyor.