9. Ekonomi ve Lojistik Zirvesi “Lojistikte Bütünsel Yaklaşımlar ve Yapak Zeka” başlığıyla düzenleniyor. 2 gün sürecek zirve Ateşehir Sheraton Otel’de yapılıyor. Zirvenin ilk gününde (12 Haziran)  sektör başkanlarının yer aldığı oturumda, lojistik sektörünün nasıl değiştiği, yeni yapılanmada gerekenler ve global firmaların oluşabilmesi için atılması gereken adımlar ele alındı.

Türkiye, dünya deniz taşımacılığından 11 milyar dolar pay alıyor Türkiye, dünya deniz taşımacılığından 11 milyar dolar pay alıyor

Moderatörlüğünü FIAT Başkanı Turgut Erkeskin’in yaptığı oturama; UND Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Baykara, DEİK Lojistik İş Konseyi Başkanı Barış Dillioğlu ve UTİKAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ayşem Ulusoy katıldı.

Baykara: Lojistik eko-sistemi oluşturmalıyız

UND Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Baykara, Türkiye’nin lojistik ülke olarak önemine vurgu yaptı. Türkiye’nin Avrupa-Kafkasya-Orta Asya-Asya ve Ortadoğu bölgeleri arasındaki ticaretin ve ortak tedarik zincirlerinin kesintisiz işleyişi ve sürdürülebilirliği için son derece kritik bir transit güzergah ve kavşak konumunda olduğunu söyleyen Baykara, “Ülkemizin kilit konumda olduğu Uluslararası Hazar Geçişli Orta Koridor, Zengezur Koridoru ve Kalkınma Yolu gibi koridorların etkinleştirilmesi için de kamu-özel sektör-STK‘lar olarak etkin bir işbirliği ve ticari diplomasi çerçevesinde hareket etmemiz gerekiyor” dedi.  

Ulaştırma koridorları için Türkiye’nin önemine işaret eden Baykara, Türkiye’nin konumunu güçlendirmesi için,  batı-doğu-güney ve Karadeniz sınır kapılarımızdan geçecek olan muazzam yük trafiğinin kolay ve gereğince hızlı akışını sağlanması gerektiğine vurgu yaptı.

Murat Baykara, taşımaların kolaylaşması, ülkemizin transit konumunun güçlenmesi için lojistik eko-sistemin oluşturulması gerektiğini aktararak şunları söyledi:  “Türkiye olarak bir de kendi içimize dönüp, bu uluslararası taşımacılık koridorları üzerinden parçası olduğumuz veya olmaya gayret ettiğimiz uluslararası tedarik zincirlerinin etkinliğini ve rekabet gücünü artırmak için acilen harekete geçmemiz gerekiyor.

Ülkemiz üzerinden gerçekleşen transit taşımacılığın kolaylaştırılacağı; tüm taşıma türlerinin birbirini destekler şekilde geliştirileceği; mevzuat iyileştirmeleri ve yatırım destekleri aracılığıyla lojistik sektörü firmalarının ve sektöre yönelik yatırımların daha etkin şekilde destekleneceği bir Lojistik eko-sistemi yaratmamız gerekiyor.

En öncelikli olarak, ülkemizin özellikle Batı ve Doğu sınır kapılarında halen yaşanmakta olan uzun beklemelerin ve yoğunlukların azaltılması, sınır geçişlerimizin hızlandırılması ve etkinleştirilmesini sağlamamız gerekiyor.”

Baykara, taşımaların artması ülkemizin lojistik konumunun güçlenmesi için kısa sürede hayata geçirilmeli dediği konuları şöyle sıraladı:

·       Gümrük ve sınır geçiş süreçlerinin dijitalleştirilmesi ve otomasyonun yaygın kullanılması;

·       e-TIR, e-CMR, e-geçiş belgesi gibi dijital uygulamaların, ortak kapı, Tek Durak Noktası gibi uygulamaların komşu ülke idareleriyle işbirliği içinde ve eşgüdümlü şekilde hızla hayata geçirilmesi;

·       Gümrük ve sınır işlemlerinin 7/24 sistematiğiyle yürütülebilir hale getirilmesi ve basitleştirilmesi; 

·       Gümrük mevzuatı ve taşımacılıkla alakalı mevzuatın AB ve uluslararası standartlar ile uyumlaştırılarak yeniden düzenlenmesi,

·       Yerel İç Gümrüklerin Kullanımının Artırılması,

·       Gümrüklerin Farklı Kurumlarla Entegrasyonunun Sağlanması

·       Ulaştırma Elektronik Takip ve Denetim Sistemi’nin
(UETDS) Entegrasyonunun Sağlanması

·       Özellikle Türkiye-AB sınır kapılarındaki beklemelerin AB, Bulgaristan ve Yunanistan işbirliğinde, AB’nin Küresel Geçit Projesi fonlarından da destek alınarak sağlanacak yatırım destekleriyle azaltılması

·       Ülkemiz üzerinden geçen transit taşımacılığın geliştirilmesi amacıyla Türkiye’nin transit bir koridor olarak fiziki altyapılarındaki eksiklerinin giderilmesi,

·       Lojistikte farklı taşıma modlarının birbirini destekler şekilde kullanımını içeren İntermodal ve kombine taşımacılık uygulamalarının en hızlı şekilde geliştirilmesi ve etkinleştirilmesi

·       Ro-Ro hatlarının sayısını ve Ro-Ro ile ulaşılabilen ülke sayısının artırılması; 

·       limanlarımızın demiryolu bağlantılarının tamamlanması,

·       Demiryolu mevzuatının tamamlanıp etkinleştirilmesi, etkin yatırımlarla demiryolu altyapısının geliştirilmesi,

·       Etkin olacağı noktalarda intermodal aktarma ve lojistik merkezlerinin oluşturulması ve bunların gerekli altyapılar ve üst yapılarla desteklenmesi

·       Yeşil ve Dijital Dönüşüme Uyum Sürecinde Teşvik Sağlanması

·       Ayrıca lojistik sektörü firmalarına hizmet ihracatçısı olarak verilen devlet desteklerinin mevcut kapsamının genişletilmesi, dijitalleşme ve nitelikli istihdam alanında (ayrıca profesyonel sürücü istihdamını destekleyecek şekilde) ilave destek ve teşvik mekanizmalarının uygulamaya konması.

Baykara sektöre verilen desteklerle ilgili de bilgiler verdi. 5448 sayılı İhracatın Tanımlanması, Sınıflandırılması ve Desteklenmesi hakkında karar kapsamında destekler verildiğini belirten Baykara; Tescil ve Koruma, Pazara Giriş Belgeleri, Reklam, Tanıtım ve Pazarlama, Bireysel Katılım, Milli Katılım, Ürün Yerleştirme desteklerinin verildiğini söyledi.

Ulusoy: Çözümsüz sorunlarla uğraşarak elimizdeki fırsatı kaçırıyoruz  

UTİKAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ayşem Ulusoy, Türkiye’nin küresel konumunu değerlendirdi. “Türkiye coğrafi olarak iyi bir noktada ancak aynı zamanda bir ateşin ortasında. Rüzgarlardan en fazla etkilenen ülkelerin başında geliyor. 4 saatlik uçuşla 1.4 milyar insana ulaşma lüksüne sahibiz. 67 ülkeye 4 saatte ulaşıyoruz. 80 trilyon doların üstünde bir ticaret hacminden bahsediyoruz. 2024 hepimiz için çok parlak gitmiyor. 2023’e baktığımızda 2024 önlem alma, fırsatları değerlendirme, lojistiği uçtan uca değiştirme yılı olarak görüyorum” dedi.

“Hem rota problemi hem alternatif güzergah sorunları yaşıyoruz” diyen Ulusoy, bazı sorunların çözülemeyeceğini gördüklerini ancak yapay zekanın, dijitalleşenin daha fazla kullanılması ile önemli avantajlar elde edilebileceğine vurgu yaptı.

Türkiye’nin teknoloji kullanımında çok da geride olmadığını söyleyen Ulusoy, yapay zekanın daha fazla kullanılması gerektiğini kaydetti. Yapay zekanın artık; finansta, filo yönetiminde, operasyonlarda, insan kaynaklarında kullanılması gerektiğini söyledi ve “Teknoloji dönüşümüne geçelim” dedi. Sektörde bütünsel bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu aktaran Ulusoy, “Çok fazla çözümsüz problemler uğraşıp ilgi odağını kaçırırsak, elimizdeki fırsatları kaçıracağız” ifadesini kullandı.

Dillioğlu: Çevresel cezalarda dünya ortalamasının çok üzerindeyiz

DEİK Lojistik İş Konseyi Başkanı Barış Dillioğlu, denizyolu taşımacılığında yaşanan navlun fiyatlarındaki değişimleri değerlendirerek Türkiye’nin bu noktadaki avantaj ve dezavantajları hakkında görüşlerini paylaştı. Dillioğlu, “Beklenmedik çok pozisyon oldu. Navlunlar düşüyordu ve birden yükselmeye başladı. Kızıldeniz’den geçen yükler için çevresel faktörler nedeniyle büyük risk var. Ülkemiz çevresel cezalardan en fazla etkilenen ülkelerin başında ve  dünya seviyesinin çok üzerindeyiz. Sigorta maliyetleri çok yükseliyor ve yabancı bayraklı gemiler ülkemize gelmiyor” diye konuştu.

Dillioğlu, armatörlerin şu anda maliyetlerini hesaplayamadığın söyledi. Yapay zekanın işin içine girdiğinde gereksiz işlerle uğraşmak zorunda kalınmayacağını belirtti.  

Editör: Mutlu Doğan