2018 lojistik sektörü için umut yılı olacak

Türk lojistik sektörü için 2017 tarihi bir yıl oldu ve önümüzdeki yılların anahtarı olacak gelişmeler yaşandı. 2015 ve 2016 yılının yaralarının sarıldığı yıl olan 2017’de ihracatta ve ihraç taşımalarında yükselişe geçilirken tarihi bir gelişme de yaşandı. Avrupa Adalet Divanı Türk araçlarından geçiş ücreti alınamayacağı kararı verdi. Bu karar Türkiye’nin Avrupa nezdinde kazandığı en büyük davalardan biri oldu. 2017 yılında Macaristan’a karşı açılan ve Tüm AB üyesi ülkelerini kapsayan bu zeferin bir benzeri de 2018 yılında Avusturya’ya karşı elde edilecek. 2018 Avusturya’nın Türk araçlarına uyguladığı Ro-La dayatmasının son bulduğu yıl olarak tarihe geçebilir….

2018 lojistik sektörü için umut yılı olacak

Türk lojistik sektörü için 2017 tarihi bir yıl oldu ve önümüzdeki yılların anahtarı olacak gelişmeler yaşandı. 2015 ve 2016 yılının yaralarının sarıldığı yıl olan 2017’de ihracatta ve ihraç taşımalarında yükselişe geçilirken tarihi bir gelişme de yaşandı. Avrupa Adalet Divanı Türk araçlarından geçiş ücreti alınamayacağı kararı verdi. Bu karar Türkiye’nin Avrupa nezdinde kazandığı en büyük davalardan biri oldu. 2017 yılında Macaristan’a karşı açılan ve Tüm AB üyesi ülkelerini kapsayan bu zeferin bir benzeri de 2018 yılında Avusturya’ya karşı elde edilecek. 2018 Avusturya’nın Türk araçlarına uyguladığı Ro-La dayatmasının son bulduğu yıl olarak tarihe geçebilir….

Mutlu Doğan
Mutlu Doğan
05 Mart 2018 Pazartesi 09:43
2018 lojistik sektörü için umut yılı olacak
UND'nin Sesi Dergisi'nde Türk lojistik sektörünün 2018 yılı görüşlerine yer verildi. 
 
Türkiye 500 milyar dolarlık toplam ihracat ve 50 milyar dolarlık hizmet ihracatına doğru yol alırken son birkaç yıldır hızımızı kesen gelişmeler yaşandı. Özellikle hain darbe girişiminin ve artan iç ve dış terör saldırılarının ardından 2015 ve 2016 yıllarında ihracatta düşüşler yaşandı. Ancak 2017 yılı ile birlikte tekrar yükseliş ivmesini kazanan Türkiye’de hem ihracatta hem de ihraç taşımalarındaki artış 2018 yılı için umutları artırdı. Geçiş ücretlerine karşı Macaristan’a açılan ve büyük bir zaferle sonuçlanan davada Avrupa Adalet Divanı’nın Türkiye lehine verdiği karar da 2018 yılı için önemli bir gelişme oldu. Tüm AB üyesi ülkeler için bağlayıcılığı bulunan bu karar yürürlüğe girdiğinde Türk araçları 700 euroları bulan geçiş ücretlerini ödemeden taşımacılık yapabilecekler. 2018 yılında önemli bir dava da Avusturya’ya karşı görülecek. Türk araçlarının kendi ülkesinden transit geçişini kotaya bağlayan ve Ro-La’ya zorlayan Avusturya’ya karşı da büyük bir zafer bekleniyor. Böylece Türk araçları kotasız ve geçiş ücretsiz, eşit şartlarda rekabet edebilecek bir ortama tam olarak kavuşmuş olacaklar.
 
2017 ve 2018 SEKTÖR İÇİN UNUTULMAZ YILLAR OLACAK
UND icra Kurulu Başkanı Fatih Şener geçtiğimiz yılın değerlendirmesini yaparken de Macaristan’a karşı açılan ve zaferle sonuçlanan davanın önemine vurgu yaptı. Bu kararla Türk araçlarına bugüne kadar yapılan haksızlığın kabul edildiğini söyleyen Şener, “Türk araçları bugüne kadar ek maliyetlerle karşı karşıya bırakıldı. 700 Euro’yu bulan maliyetlerle yabancı rakipleriyle baş etmeye çalışan nakliyecilerimiz rekabet güçleri azaltılmıştır. Bu dava ile artık AB üyesi ülkeler Türk araçlarından geçiş ücreti isteyemeyecektir. 2017 bunun için çok önemli bir yıl oldu ve tarihteki yerini aldı. 2018 yılında ise Avustarya’nın ülkesi üzerinden geçen Türk araçlarına koyduğu kotalara karşı açtığımız dava var. Bu davada da haklılığımızı ispatlayacak ve bir engeli daha bertaraf edeceğiz” diye konuştu.
 
Fatih Şener, 2018 yılında sürücü vizelerindeki sorunları da çözeceklerini belirtti. Şener, “Türkiye Gümrük Birliği’ne girdiği 1996 yılında Schengen ülkelerinde kalış süresi 6 ay olarak belirlendi. Ancak o tarihten bugüne kadar Schengen ülkelerinin sayısı sürekli arttı sınırlar 3 katına ulaştı.  Yani 6 aylık vize aslında 3 aylık vize işlevi görmeye başladı. Bunun yeniden revize edilmesi gerekiyor” dedi.
Şener yeni ulaşım fırsatları oluşturulması yönünde başlattıkları yoğun çalışmalara 2018 yılında da devam edeceklerinin bilgisini de verdi. Şener şunları söyledi: “Bu bölgelerden biri de Sahra Altı Afrika. 2018 yılında bu bölgeye ulaşmak için önemli çalışmalar gerçekleştireceğiz. Bunun için bu bölgeyi iyi bilen ve burada doğmuş ve yaşamız birini aramıza kattık. Biz lojistik imkanların gelişmesiyle ticaret talebinin de artacağını düşünüyoruz. Cezayir’den Güney’e doğru; Nijerya, Gana, Kamerun gibi ülkelere inen güvenli bir koridor oluşturursak bu ülkelerle olan ticaretimiz artacaktır. 2018’de bunun altyapı çalışmasını yapıp deneme seferlerini başlatmayı düşünüyoruz.”


2018 yılında 126 projeye başlanacak

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, 2017 yılında toplam 15 milyar 900 milyon liralık yatırım yapıldığını. 2018 yılında ise 126 projenin hayata geçirileceğini söyledi. Arslan, son 15 yılda Bakanlık olarak 380 milyar 200 milyon liralık yatırım yapıldığını, gelecek yıl ise 28 milyar 800 milyon liralık yatırım yapılacağını ifade etti.

Arslan, karayollarına yapılan yatırımlar hakkında bilgi verirken, 2019 yılında tüm illeri bölünmüş yolla birbirine bağlamayı hedeflediklerini dile getirdi. Toplam yol ağının yüzde 38,5'inin bölünmüş yol olduğunu belirten Arslan, trafiğin yüzde 80'inin bölünmüş yollardan gerçekleştirildiğini aktardı.
Kuzey Marmara Otoyolu Kınalı-Odayeri ve Kurtköy-Akyazı'da çalışmaların devam ettiğini anlatan Arslan, bunun 125 kilometrelik kesiminin 2018 yılı içinde, kalan kesiminin ise 2019'da bitirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Kuzey-Güney aksında yer alan bazı önemli tünelleri 2018'de hizmete açacaklarını bildiren Arslan, bu tünellerden Rize-Erzurum yolu üzerindeki Ovit tüneli ile Kırık ve Dallıkavak tünellerinin de tamamlanmasıyla güzergahta 41 kilometrelik kısalma sağlanacağını, bu üç tünelin Karadeniz limanlarını Doğu, Güneydoğu ve Akdeniz'e bağlayacağını ifade etti. Bu yıl 161 Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Kuruluşu yetkilendirildiğini anlatan Arslan, bu alanda 2018'de 15 bin kişiye istihdam sağlanmasını hedeflediklerini bildirdi.

En büyük yatırım demiryollarına olacak
Arslan, “Demiryollarını gerçekten çok önemsiyoruz. Demiryollarına 8 milyar 400 milyonluk yatırım gerçekleştirdik. Önümüzdeki yıl için yatırım bütçesi artışında en yüksek artış, yine demiryollarında olacak.14 milyar 200 milyonluk bir yatırım bütçesi olacak. Toplam demiryolu uzunluğumuz 12.608 km. Sinyalli hat uzunluğunda ise 5534 km’ye çıktık ve aynı zamanda da 2324 km’de de çalışmalarımız hala devam ediyor. 2003’te bu rakam 2449 km idi. Yani burada yüzde 120’lik bir artış söz konusu. Elektrikli hat uzunluğu da 2120 km iken 4660 km’ye çıktı.1.637 km’de de elektrifikasyon çalışmalarımız devam ediyor” dedi.
Demiryollarının serbestleşmesine değinen Arslan, “Bu sene içinde demiryolları ile taşınan yük miktarı 28 milyon tona yükseldi. Bu rakam bizim gönlümüzden geçen rakam değil ama bunun başlıca sebebi hem mevcut hatların standardının yükseltilmesi çalışmaları; hem elektrikli hem de sinyalli hale getirilmesi çalışmalarımız devam ettiği için birçok hat şuan da işletmede değil. Haliyle yük miktarı istediğimiz şekilde artmasa bile yine de yüzde 10-12’lik bir artış söz konusu. Özel sektör de artık demiryolu ulaşımında yük taşımacılığına başladı. Özel sektörün de hatlardan faydalanması adına önemli bir adımdı ve bu sebeple demiryollarının özelleştirilmesi kapsamında 5 tren işletmecisine lisans verdik.” diye konuştu.
 

Ekonomik görünüm 2018 yılında büyümenin süreceğini müjdeliyor

DEİK Başkanı Nail Olpak, Türkiye'nin ekonomik performansını değerlendirdiği açıklamasında "2017 yılında ekonomimiz, 2016 gibi zorlu bir yıl sonrasında oldukça hızlı ve beklentileri aşan bir ayağa kalkma sürecine sahne oldu” dedi.
İmalat sanayi başta olmak üzere birçok sektörün büyümemize katkı verdiği bir tablo elde etmiş olmayı da memnuniyet verici bir gelişme olarak değerlendiren, Olpak, “2017 yılındaki güçlü tempomuzun arkasında, küresel ticaretin olumlu etkilerini de gördüğümüzün altını çizmek gerekir. Özellikle en büyük ortağımız olan Avrupa ekonomisindeki iyileşmenin sürüyor olması, bu dönemde GSYH gelişimimize belirgin katkı veren faktörlerden biri oldu. İhracatımızın yılın ilk 11 ayında yüzde 10’u aşan bir gelişim kaydetmesi, daha dengeli bir ekonomik büyüme hikayesi yazmamıza da şüphesiz yardımcı oldu” diye konuştu. 
“Ayrıca ekonomimizin yüksek gelirli statüye ulaşma yolunda en büyük ihtiyacı olan yapısal reformlarla birlikte, özellikle orta gelir tuzağını aşma amacına yönelik olarak, bir yandan eğitim reformlarının bir yandan da AR-GE proje ve desteklerinin, 2018 ve ötesindeki tabloya ivme kazanacağını ümit ediyor ve ilgili gelişmeleri heyecanla bekliyoruz” diyen Olpak şunları aktardı: “Yatırım harcamalarının 2017 yılında artış eğiliminde olması, geniş kapsamlı reformların 2018 yılının ilk çeyreğinde hayata geçirilecek olması, iş dünyasında aktif yatırım hedefleyen her firmamızın 2018 yılına güvenle adım atmasını sağlayacak, doğrudan yabancı yatırımların artmasını sağlayacaktır. Ayrıca DEİK olarak, dış dünya ile olan ilişkilerimizin önümüzdeki yıllardaki ekonomik gelişim serüvenimize daha güçlü bağlarla katkı vermesi gerektiğine inanıyor ve bu yöndeki ticaret ve yatırımı destekleyici çabalarımızı sürdürüyoruz. Bu çerçevede, en büyük ortağımız olan AB ile ekonomik ilişkilerimize Gümrük Birliği’nin genişletilmesi doğrultusunda taze bir çaba ve nefes gelmesini umarken, dünyanın dört bir yanındaki fırsatları da değerlendirerek yeni kazan-kazan hikayeleri yazılmasına öncülük etmeyi hedefliyoruz."
 

2017 iyi geçti, 2018’de rehavete kapılmayın

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu,  2017’nin iyi geçtiğini belirterek, iş dünyasını 2018 yılında rehavete kapılmaması konusunda uyardı.Geçen yılın iyi bir performansla kapatıldığını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, yılın tamamına ilişkin büyümenin yaklaşık yüzde 7 olmasını tahmin ettiklerini söyledi. İhracatta, 2016'nın tamamındaki rakama 2017 yılı bitmeden ulaşıldığını anımsatan Hisarcıklıoğlu, "Hükümetimizin 2017'de verdiği teşviklerin boşa gitmediğini görüyoruz. Bu adımlar özel sektöre ve girişimcilere güç verdi. Piyasadaki rahatlama, rakamlara da yansımış oldu. İçerde ve dışarıda, yaşadığımız her türlü sıkıntıya rağmen, Türkiye ekonomisi ve reel sektörümüzün ne kadar sağlam ve dinamik olduğunu da herkese gösterdik." değerlendirmesinde bulundu.

Hisarcıklıoğlu, Türkiye ekonomisinde, 2018'de küresel etkilerin yansımalarının etkili olacağının altını çizerek, "Petroldeki artışın sürmesi, cari açığın ve finansman ihtiyacının büyümesi demek. Fed'in faiz artırması ve bilanço küçültmeye devam etmesi, dış finansman maliyetlerini artıracak. Buna karşılık gelişmiş ekonomilerin ve özellikle Avrupa'nın toparlanması ülkemizde ihracatın ve turist sayısının artmasını sağlayabilir." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin, 2017'de, makro ihtiyati politikaların yerine, büyümeyi yükseltip, işsizliği düşürme politikasını seçtiğini kaydeden Hisarcıklıoğlu, bu politikanın, büyümeyi ve istihdamı artırmada başarılı olduğunu söyledi.


2017’de lojistik sektörü hedeflerine ulaştı, 2018 umut vadediyor

Mars Logistics Genel Müdürü Ali Tulgar, 2017 yılının lojistik sektörünün hedeflerine ulaştığı bir olduğunu söyledi. Tulgar, “İhracatın beklenilen seviyeden yüksek gelmesi ve ekonomiye olan katkıları olumlu yansımalar elde etmemizi sağladı. Lojistik sektörü, 2017 yılını yaklaşık yüzde 5 oranında bir büyüklüğe ulaşarak tamamladı” dedi. 
“Firma olarak rakamlar henüz tam olarak netleşmediyse de, 2017 yılını hedefimize ulaşarak yaklaşık 1 milyar 87 milyon TL ciro ile kapatacağımızı öngörüyoruz. Euro bazında da yüzde 10,5’luk bir büyüme elde edeceğiz” diyen Ali Tulgar, şunları söyledi: “İhracata destek veren çalışmalarımız 2017 yılında ağırlık kazandı. Bu dönemde İzmir’deki Ege Bölge Müdürlüğü üzerinden hizmet verdiğimiz Denizli’deki yeni şubemizi hayata geçirdik. Denizli’deki müşterilerimize yerinden daha da hızlı ve ayrıcalıklı hizmet sunmaya başladık. Diğer yandan bu yıl çok inandığımız ve bizi çok heyecanlandıran bir projemiz de hayat buldu. “1-5 Mayıs Trafik Haftası” boyunca ‘Akıllı Tır, Akıllı Çocuklar’ projemizle Edirne ilimizin ilçe ve köylerindeki yaklaşık bin ilköğretim öğrencisine temel trafik eğitimi verdik. Bu yıl projemize farklı bir ilde devam edeceğiz. Çalışmalarımıza başladık.  2017’nin en önemli gelişmelerinden biri de merkez ofisimizi taşımamız oldu. İstanbul Yenibosna'da olan merkezimizi Balance Güneşli’ye taşıdık. Faaliyetlerimizi sürdüreceğimiz Güneşli ’deki yeni merkez ofisimizin gücümüze güç katacağına inanıyoruz”
2018 yılı için öngörülerini de paylaşan Tulgar’ın açıklamaları şöyle: “2018 lojistik sektörünün büyümesi açısından umut vadediyor. Özellikle beklenen altyapı çalışmaları ve dijitalleşmeye yönelik yatırımlar, bu büyümedeki en önemli itici güç olacak. Temkinli adımlarla ilerleyerek, 2018 yılında istenilen sonuçların elde edileceğine inanıyoruz. Mars Logistics olarak 2018 yılını yeni depomuzu devreye alarak karşıladık. Tuzla Tepeören’de yer alan, Anadolu yakasındaki dördüncü depomuz 27 bin metrekarelik bir alana sahip. 2018 yılında Euro bazında yüzde 10 büyüme hedefimiz var. Bu hedefe ulaşmamızı kolaylaştıracak faaliyetlerimiz devam edecek. Bu yıl filomuza 20 milyon Euro’luk bir yatırım yapmayı planlıyoruz. Diğer yandan 2017’de gündemimizde olan, 30 Milyon Euro yatırımla hayata geçirdiğimiz Hadımköy’deki 70 bin metrekarelik yeni lojistik merkezimiz 2018 yılında devreye girecek. Avrupa pazarları hala önemi koruyor ancak 2018 yılında Afrika ülkeleri gibi potansiyeli yüksek pazarlar odak noktamız olacak.”


Hedeflere ulaştık, 2018’e büyüme hedefi ile girdik

Barsan Global Lojistik Yönetim Kurulu Üyesi ve Kara Nakliye Direktörü Sedat Geyik, 2017 yılında özellikle Avrupa yönlü taşımalarda karayolu taşımacılığındaki Pazar paylarını artırdıklarını belirterek, hedeflerine ulaştıklarını söyledi. Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya’nın öne çıkan ülkeler olduğunu, ağırlıklı olarak otomotiv parçaları endüstriyel ekipman ürünleri ve tekstil ürünleri taşıdıklarını aktaran Geyik,  “Her yıl olduğu gibi 2018’de güçlü büyüme ve ciro hedefleriyle girdik. Çözüm odaklı hizmet anlayışımızla hedeflerimize büyük ölçüde ulaştık. Büyüme hedeflerimizi çeşitli sektörlerdeki mevcut veya potansiyel müşterilerimize verdiğimiz hizmetleri çeşitlendirip farklılaştırarak sürdürdük. Teknoloji ve inovasyon her zaman olduğu gibi öncelikli konumuzdu. 2018 yılına, 2017 hedeflerimizi gerçekleştirmiş olarak girdiğimiz için çok mutluyuz” dedi.  
2018 yılında da planlı bir şekilde büyüyerek ilerleyeceklerini aktaran Geyik,  “2018 yılında artan rekabet şartları piyasadaki dış oyuncular düşük karlılıklar yol yasakları bölge sorunlarına rağmen hedeflerimize ulaşacağımıza güvenimiz tamdır. Planlanan yatırımlarımızı 2018 yılında da kesintisiz uygulama kararlılığındayız” diye konuştu.
 
 
2018’de yüzde 10 büyüyecek araç ve istihdama yatırım yapacak
VİP Taşımacılık İşletme Müdürü Vedat Tutu, VİP olarak; 2018 yılında yüzde 10'luk büyüme hedefleri olduğunu, araç ve istihdam yatırımında bulunacaklarını söyledi.  Özellikle Fransa, Belçika hattı olmak üzere Avrupa taşımalarında uzman­laştıklarım dile getiren Vedat Tutu, ih­racat yüklerinde ise ağırlığın tekstil grubunda olduğunu belirtti.  
Konya ve İzmir’de de şu­belerinin bulunduğunu ileten Vedat Tu­tu, Bulgaristan’da ise kardeş markaları ‘BRF Logistics Eood’ ile hizmet verdik­lerini vurguladı. Fransa’ya VİP Fran­ce markası altında 10 çekici ile hizmet vermeye devam ettiklerini aktaran Tu­tu, "Fransa’da Dimotrans/VİP acen­telik anlaşması ile Fransa’nın merkezi noktalarında yer alan Paris, Lille, Lyon ve Valence’te dağıtım depolarımız var” şeklinde konuştu. Tutu, yılda ortalama gidiş-dönüş olmak üzere 2 bin sefer yap­tıklarına dikkat çekti. VIP’nin, depo, antepo, gümrük hizmetleri alanına yoğunlaşmış kardeş firması olan Lotus’un yüzde 20 doluluk oranıyla antrepo hizmetlerine 2005 yılından bu yana sürdürdüğünü söyledi. Tutu, Lotus antrepolarının özellikle Hadımköy bölgesindeki taşımacılık firmaları için bir çekim merkezine dönüştüğünün de altını çizdi.
 Grup şirketleri ile beraber 100’ü çeki­ci olmak üzere yaklaşık 230 öz mal ara­ca sahip olduklarını anlatan Vedat Tutu, “VİP Transport, elektronik eşya ve teks­til taşımacılığına yönelik özel çözümler de sunar. İhracat ve ithalatta parsiyel/ komple çıkışlar müşteri ihtiyacı doğrul­tusunda her gün gerçekleştirilebilmekte ve gerek komple gerekse de parsiyel taşı­malar 5-6 gün arasında varış noktasına ulaştırılmaktadır” diye konuştu.
 Lojistik sektörünün sorunları ile ilgili de görüşlerini paylaşan Vedat Tutu şöyle konuştu:  “Türkiye’nin Gümrük Birliği'ne 1997 yı­lında girdiğini anımsatan Vedat Tutu, “Yüklerimizin taşınması serbest ancak yüklerimizi taşıyacak olan biz nakliyeci­lere Avrupa Birliği tarafından uygulanan ‘kota’ sorunu çıkartılmış oldu. Kotalar olarak; güzergah ülkelerinden geçişlerde yıllık verilen 'Geçiş Belgesi ve buna ilave edilen geçiş ücretleri' başlıca sorunları­mız arasında yer alıyor. Avrupa’daki faaliyetlerimizde her şoför için 250 euro'luk vize bedeli ödüyoruz. Vize uygulama­sı birçok firma için maddi anlamda yük oluşturuyor. Söz konusu maliyetlerin minimum seviyeye indirilmesi için bakanlık ve ilgili kuram­ların gerekli çalışmaları yapması gerekiyor.”
 Lojis­tik Master Planı ile sektörde kayda değer değişimler yaşanacağına inandıklarını vurgulayan Tutu, değişime ayak uydu­ramayan firmaların rekabette geriye dü­şeceği tespitini yaptı. Master planın faal olması ile sektörde entegre ulaşımın da­ha çok tercih edileceğine değinen Tutu, “Buna bağlı olarak Türkiye lojistik anla­mında daha önemli bir üs haline gelecek” şeklinde görüş bildirdi.
 Öte yandan, sektörde Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü (YYS) alan firmaların çoğaldığını fakat sistemsel olarak işle­meyen uygulamanın zaman kaybını be­raberinde getirdiğini dile getiren Vedat Tutu, konuya ilişkin şu değerlendirme­leri yaptı: "Ulaştırma Bakanlığı, en kısa zamanda bu sorana eğilip, gümrük ve sı­nır kapılarında kaybedilen zamanı dü- şürmeli. Özellikle evraka dayalı işlerin elektronik ortama alınması konusunda bakanlığın çalışma yaptığını biliyoruz. Dolayısıyla sistemsel entegrasyonun sağlanmasıyla zaman anlamında ka­ra yolu ile Almanya’ya 36 saatte gitmek mümkün hale gelebilir. Bu durum firma­lar için hem zamandan hem de masraf­lardan kazanmak anlamına geliyor."
 
 

30 milyon Euro’luk yatırım yapacak

Arkas Lojistik Genel Müdürümüz Onur Göçmez, 2017’de küresel ticaretin hız kazandığını, dünya ticaretinin yüzde 4’ün üzerinde artmasının beklendiğini söyledi. Göçmez 2018 büyüme beklentisinin ise yüzde 3,9 olarak tahmin edildiğini belirtti. Göçmez, Türkiye’ye baktığımızda ihracat yüzde 10,22 arttı ve 2018 için 169 milyar dolarlık bir hedef mevcut. Sanayi tarafında yine güzel bir tablo var, üretimde artış görüyoruz. Buradaki hedef de 2017 -2020 arası yüzde 5,5 büyüme. Ticaretteki bu olumlu gelişmelerin lojistik sektörüne de olumlu yansıyacağını düşünüyoruz. Biz de bu artışa hem destek vermek hem de pay almak için hizmetlerimizi çeşitlendirerek büyümeye devam etmeyi hedefliyoruz” dedi.
“Arkas Lojistik olarak Türkiye’de ve faaliyet gösterdiğimiz diğer ülkelerde hizmet çeşitliliği yaratarak ve yeni projeler geliştirerek 2017 yılını da büyüme ile kapattık; dolar bazında yüzde 15 büyüme gerçekleştirdik” diyen Onur Göçmez şunları söyledi:
“Hizmet çeşitliliğini ve farklı sektörlere yönelik uzmanlıklar geliştirmeyi önemsediğimizi her fırsatta dile getiriyoruz. Büyüme hedeflerimiz ve müşterilerimizin talepleri doğrultusunda yatırımlarımıza devam ediyoruz. 2017’de yurt içinde özellikle nakliye, yurtiçi dağıtım ve depolama konusuna ağırlık verdik. Son çeyrekte 5 milyon euroluk çekici ve treyler yatırımı yaparak filomuzu büyüttük. Şu anda 520 çekici 700’e yakın treylerimiz bulunuyor. Ayıca Ukrayna’da 20 çekici ve 30 dorse yatırımı yaparak; Türkiye-Ukrayna hattındaki müşterilerin hizmetine sunduk.
Lojistik zincirini tamamlamak anlamında depolama ve dağıtıma da çok önem veriyoruz. Bu nedenle ekipman yatırımlarımızın yanında depo yatırımlarımıza da devam ettik. Açık ve kapalı depo hizmetleri yanında antrepo hizmeti de sunuyoruz. Bu yıl Mersin/Yenice, Denizli/Kaklık, İzmir/Aliağa ve İzmit Körfez olmak üzere açtığımız 4 yeni depo ile toplamda 11 şehirde 15 terminal sayısına ulaştık. Bugün 413 bin metrekare açık ve 12 bin metrekare kapalı konteyner depolama alanımız mevcut.  2017 yılındaki taşıma rakamlarımızı toparlayacak olursam,  karayolunda 320 binden fazla konteyner, denizyolunda 100 bin TEU üzerinde yük,  havayolunda 8 bin ton ve demiryolunda ise 5 bin tonun üzerinde yük taşıması yaptık.”
2018 yılı ilgili de değerlendirmeler yapan Onur Göçmez, devletin havalimanı ve demiryolu yatırımlarının 2018 yılında da devam edeceğini ve demiryolu özelleştirilmesinin bu sene işlerlik kazanacağını söyledi. 
“Arkas Lojistik olarak 2018 yılında özellikle yeni oluşturduğumuz hizmetlerin hacimlerinin artması ile birlikte dolar bazında 10-15 ve üzerinde büyüme ile devam edeceğiz” diyen Göçmez, şöyle devam etti: “Yatırım planlarımız arasında araç yenileme, araç ve iş makinesi alımları var. Bu kapsamda TIR alımları için 5 milyon 525 bin Euro, İş makineleri için de 500 bin Euro olmak üzere toplamda 6 milyon Euro’nun üzerinde bir öngörümüz var. Diğer yandan Demiryolu Serbestleşmesi’nin ardından toplamda 24 milyon Euro tutarında 6 lokomotif yatırımı yapacağız. Konteyner taşımalarına ek olarak FTL (Full Truck Load) yani komple kamyon taşımaları yapıyoruz. FTL ile başlamış olduğumuz bu dağıtım ağını daha da güçlendirerek orta vadede parsiyel dağıtımda da Türkiye’de en güçlü oyuncularından biri olmayı hedefliyoruz.  Ayrıca devletin hava terminallerine yaptığı yatırımlar paralelinde hava taşımacılığını geliştirmeyi hedefliyoruz.”
Geçen yıl Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı üzerinde de duran Göçmez, “Hattın açılmasının ardından Türkiye’den çıkan ilk trenin organizasyonunu  Arkas Lojistik olarak biz üstlendik.  Bundan dolayı mutlu ve gururluyuz. Tren Yenice İstasyonu’ndan yola çıktı. Soya küspesi ve derz dolgu malzemesi dolu konteynerler 15 vagon ile Azerbaycan’a gitti. Bu bir başlangıç, bu koridor daha da gelişecek. Özellikle Orta Asya’dan tahıl ürünlerinin buraya akması buradan da hazır gıdaların ve inşaat malzemelerinin ihracatı anlamında çok önemli bir trafik, geri dönüş sağlayacak. Ayrıca Yenice istasyonu bizim için stratejik önemi olan bir istasyon. Arkas Holding’in Yenice İstasyonu’nun yanında 600 dönüme yakın bir arsası var. Arkas Lojistik olarak bu arazinin 20 dönümlük kısmında terminal hizmetleri vermeye daha önce başlamıştık. Şimdi de bu hizmetin ilk meyvelerini alıyoruz.  Bunun yanı sıra Azerbaycan ve Kazakistan'daki ofislerimiz vasıtasıyla kaliteli buğday, petrol türevi gübre, bitümrin gibi ürünlerin BTK hattı ile taşınması için çalışmalar yapıyoruz.”
 

Hareket 2017 bütçesinin yüzde 30’unu yatırıma ayırdı 2018’de de yatırımları sürecek

Hareket Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği Genel Müdürü Engin Kuzucu, birçok projeyi gerçekleştirdikleri 2017 yılının başarılı ve verimli geçtiğini kaydederek şunları belirtti: “Son 7 yılda yaptığımız yatırım tutarı 65 milyon euro oldu. 2010 yılı başında 180 olan çalışan sayımız ise bugün itibariyle 414 kişiye ulaştı. 2017 yılında da bütçemizin yüzde 30’unu yatırımlarımıza ayırdık. Teknolojinin yeni olanaklarını sunan makinelere yatırım yapmazsanız, uluslararası alanda geri planda kalırsınız. Bu konuda Hareket dünyanın önde gelen kuruluşları arasında bulunuyor. KHL’nin küresel yayın organı International Cranes dergisi tarafından her yıl yayınlanan, dünyanın taşıma kapasitesi en büyük ağır nakliye hizmeti firmalarının listelendiği ICT50 listesinde, 2016 yılında 24. sıraya yerleştik. Dünyanın en büyük firmalarının yer aldığı listede 24. sırada yer alarak Türkiye’ye prestij sağlayan önemli bir başarıya imza atmış olduk.”
Rüzgar enerji santrali projeleri denildiğinde akla ilk gelen firma konumunda olduklarını söyleyen Kuzucu, “Son 10 yılda toplam 2630,5 MW enerji üretim gücüne sahip olan 101 RES projesinde görev aldık. Şu ana kadar Türkiye’de gerçekleştirilen rüzgar enerji yatırımlarının yaklaşık %50’si şirketimiz tarafından taşındı ve montajı yapıldı. Rüzgar enerji yatırımcılarına anahtar teslim hizmet sunmaktayız“ dedi.
Cironun yüzde 50‘sini ihracattan sağlanan gelirle elde ettiklerini, yeni enerji teknolojilerinin taşınması ve montajıyla ilgili gelişmeleri de yakından takip ettikleri söyleyen Kuzucu, “Dünyanın hızla büyüyen ve gelişen ekonomisine paralel olarak yatırımlar dev boyutlara ulaştı. Başta enerji ve altyapı olmak üzere dev ölçeklerde projeler hayata geçiriliyor. Hareket olarak biz de birçok büyük projede aldık. Örneğin bölgenin enerji haritasını değiştirecek, Azerbaycan gazını Avrupa’ya ulaştıracak, Avrupa’nın enerji güvenliğini sağlayacak ve yeni gaz kaynaklarını sunacak olan Şah Deniz Projesinin 2. fazında İngiliz, Hollandalı ve Belçikalı rakiplerimizi geride bırakarak çalışmaya hak kazanmamız gibi birçok proje söz konusu. Türkiye, Türkmenistan, Azerbaycan, Özbekistan, Bulgaristan, Kazakistan, Romanya, Gürcistan, Ukrayna, Rusya, Yunanistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, İran, Katar, Kenya, Mısır, Suriye, Libya, Suudi Arabistan, Ürdün ve Yemen’de önemli projelerde yerli ve yabancı şirketlere hizmetler verdik ve vermeye devam ediyoruz” bilgisini verdi.
 
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner71