Sertrans Logistics’de hedef ‘Kadın Dostu’ şirket olmak

Sertrans Logistics’de hedef  ‘Kadın Dostu’ şirket olmak
banner95
Türkiye’ye değil dünyaya örnek olacak uygulamalara imza atan Sertrans Logistics CEO’su Nilgün Keleş, firmalarını kadının ekonomik hayata katılımını ve iş yaşamına katkısını destekleyen, iş yaşamında cinsiyet ayrımcılığını ortadan kaldıran, işte eşitlik ilkesiyle kadınlara da kariyer fırsatı tanıyan bir şirket olarak tanımlıyor. Keleş, kadın çalışanlarının özel hayatlarındaki rol ve sorumlulukları göz önünde tutularak gerekli kolaylıklar sağlandığını söylüyor.  Analık ve süt iznine ilave olarak çalışanların 6 ay ücretsiz izin haklarını istedikleri zaman diliminde kullanılabilmelerini belirtiyor. Keleş, kadın-erkek çalışan oranında yüzde 50-yüzde 50 eşitliği sağlayarak  “Kadın Dostu” bir şirket olmayı hedeflediklerini belirterek “Bunu da yalnızca şirketimizin başarısı için değil; ülkemizin kalkınmasının, refahının artmasının da bir yolu olarak gördüğümüz için yapıyoruz” diyor. 

Kadın yöneticileri destekliyoruz
Keleş, bunun nedenlerini şöyle açıklıyor: “Lojistik sektöründe 29 yılı geçkin deneyimimizde kadın çalışanlarımızın özellikle gelişmiş sağduyusu sayesinde iş yaşamında yönetsel kademelerde daha başarılı olabileceklerini gözlemledik. Bu, bugünün dünyasında sıklıkla tavsiye edilen, kalıcı ve sürdürülebilir başarı için olmazsa olmaz olarak görülen bir noktadır. Biz dünya bunu konuşmazdan önce, yani çok uzun yıllardır şirketimizde terfi konularında önceliği kadın çalışanlardan yana kullanıyor,  yöneticilerimizi kendi içimizden ve bilhassa kadınlardan belirlemeye özen gösteriyoruz. Diğer yandan, kadın çalışanlarımızın meslek içi eğitimlerine ve kariyer planlamalarına destek olarak onları yönetimde üst basamaklara gelene kadar desteklemeye özen gösteriyoruz. İş hayatında belli başlı kalıp yargılardan kaynaklanan türlü sorunlarla karşı karşıya kalarak bir yerlere gelmiş biri olarak, Sertrans Logistics’de kadın çalışan oranına muhakkak dikkat ediyorum. Sektördeki kadın yönetici olarak kendi şirketimde kadın çalışanlara rol model olma sorumluluğu da taşıyorum ve açık söylemek gerekirse şirketimde kadınlardan yana pozitif ayrımcılık gözetiyorum.” 

Kadınlar az olduğu için 
erkek egemen bir sektör 
olarak değerlendiriliyor
Sektörde kadın sayısının az olması lojistiğin erkek işi olduğu şeklinde bir algının oluşmasına yol açtığını belirten Sertrans Logistics CEO’su Nilgün Keleş, bu algının sadece ülkemizde değil, uluslararası alanda da, gelişmiş ülkelerde de aynı olduğuna dikkat çekiyor. “Artık günümüzde, lojistik sektöründe kadınların azımsanmayacak bir güce ve sayıya ulaşmaya başladığını rahatlıkla söyleyebilirim. Bu durumu sevinerek karşılıyorum” diyen Keleş, sektörde çalışmanın farklılıklarını şöyle dile getiriyor: “Erkek egemen bir sektörde çalışmanın dezavantajları elbette var. Belli önyargıları kırmanız, sahip olduğunuz donanımları, yetkinlikleri, iş tecrübelerinizi, vizyonerliğinizi bir kadın olarak ortaya koymanız, bunları karşı tarafa kabul ettirmeniz ve sonuçta daima başarıya ulaşıyor olmanız gerekiyor. Tüm bunlar elbette büyük bir çaba, emek ve özveri istiyor. Başlangıçta yıpratıcı olabiliyor ancak eğer işinizi seviyorsanız, kendinize ve işinize inanıyor, yaptığınız işten ve sonuçlarından keyif alıyorsanız, günün sonunda bu özverileri fazlaca hesaba katmamayı öğreniyorsunuz.”   

Kadınlar iş süreçlerini 
iyileştiriyor
 “Cinsiyet ayrımcılığı olarak algılanmasını istemem ama kadınların erkeklerin iş yapış şekillerini dönüştürdüğüne, daha açık olmak gerekirse iş süreçlerini iyileştirdiklerine inanıyorum. Kadınların özellikle empati ve iletişim yetenekleri onları özel kılıyor. Bu özellikleriyle bilhassa müşteri ilişkilerinde fark yaratıyorlar. Erkeklere nazaran daha detaycı olmaları ve ayrıntılarla uğraşmayı sevmeleri, uzun süre konsantrasyon sağlayabilmeleri, aynı anda birbirinden farklı işleri ve konuları yönetebilmeleri gibi özellikleri bilhassa operasyonel hizmetlerde lojistik sektörü açısından artı bir değer” diyen Keleş, lojistik sektöründe değiştirmek istediği konuları şöyle dile getiriyor:
“Kesinlikle, kadınlarımızın sektörde daha fazla görünür olmasını istiyorum. Çünkü nüfus olarak kadınlar dünya nüfusunun yarısına sahip olmalarına rağmen iş hayatında aynı oranda pay sahibi olamadılar. Toplum tarafından ortaya çıkarılan engellerin yanı sıra kadınların kendi içinde koydukları engeller de onların yükselmelerine mani oluyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri ise kadınların iş hayatında duydukları özgüven eksikliği... Bugün kadınlar iş hayatının farklı alanlarında yer alıyor. Fakat yönetici pozisyonu için aynı şeyi söyleyemiyoruz. Kadınlar, aile kurmak, çocuk sahibi olmak gibi toplum tarafından yüklenen sorumluluklar nedeniyle kariyerlerinin çok başında ya da ortalarında işinden ayrılmak zorunda kalıyor. İş hayatında büyüyebilmeleri için bu rol ve sorumlulukların, kadınların motivasyonunu düşürmemesi gerekiyor. 

Hayatı çağdaş ve adil yaşamalıyız
Aile kurumunun adil bir paylaşım ortamı olması gerektiğine, aksi halde sağlığını ve bütünlüğünü koruyamayacağına inanıyorum. Kadın veya erkek sadece bir kişinin çalışıp tüm aileye bakması adil değil, kaldı ki günümüz dünyasında böyle bir şey mümkün de değil. Hal böyle olunca, nasıl ki erkek bütün gün işte çalıştığı ve yorulduğu gerekçesi ile ev içindeki pek çok görevinden muaf tutuluyorsa, benzer bir anlayış çok daha fazlasıyla kadına da gösterilmeli. Aile ve sosyal hayatın yüklerinin kadın-erkek arasında ortak paylaşılması gerektiği hepimizin normali olmalıdır. Erkek her alanda aynı derecede başarılı olamıyor veya her şeye aynı oranda emek ve zaman ayıramıyorsa, kadının da hem çalışıp hem kariyer yapıp hem de aynı zamanda evin, çocukların ve sosyal hayatın yükünü daha fazla taşıması ve hepsinde mükemmel olması beklenemez. Bunun normal olmadığını hepimizi biliyoruz ve artık hayatı da çağdaş ve adil normallere göre yaşamalıyız.”

Dünya ortak noktada birleşiyor
Nilgün Keleş, sadece lojistikte değil; erkek ve kadın bakış açısının orantılı olduğu yönetim kurullarına sahip bütün şirketlerin çok daha başarılı olduğunu ve bunu dünya kabul ettiğini vurguluyor. Ülkelerin bu yönde bir çaba içinde olduğunu aktaran Keleş, “Kanunlarla da bu süreci destekliyor ve hızlandırmaya çalışıyorlar. Dünyanın en hızlı gelişen ve en çok gelecek vaat eden ekonomilerinden birisi olarak bizim bunu görmezden gelmemiz gibi bir şey olamaz. Geçmişte doğru kabul edilen fakat artık gözden geçirilmesi gereken ataerkil düşüncelerimizi değiştirmek üzere çaba göstermeye başlayarak ilk adımı atabiliriz. İnanıyorum ki, Türk kadınları yakın bir gelecekte daha özgürlükçü fikirlerle cesur adımlar atacak ve lojistik sektörü başta olmak üzere tüm iş alanlarında çok daha aktif olacak” şeklinde konuşuyor.

 
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner71