Otomotivciler 10 km şartı koydu Lojistik çözüm teşvikle geldi

Avrupalı otomotivcilerin stok maliyetinden kurtulmak için, tedarikçilerini 10 km çapında bulunmalarını talep ettiklerini ifade eden TAYSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ecoplas Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı; “Bence Türkiye’nin en büyük derdi bu” dedi. Yurtdışındaki depolarda ana sanayiye hizmet veren depoların bütün depo kirasının yarısının, aynı zamanda elleçleme hizmetlerinin yarısının, devlet teşvik kapsamında ödeneceğini ifade eden Yazıcı, lojistiği bahane olmaktan çıkaracaklarını vurguladı.

banner82
Otomotivciler 10 km şartı koydu Lojistik çözüm teşvikle geldi
banner95
Avrupa’da 15 milyon araç üretimi var. Türkiye’nin Avrupa’ya 7 milyar dolarlık bir parça ihracatı bulunuyor. Avrupalı otomotivciler stok maliyetinden kurtulmak için, tedarikçilerinden 10 km çapında bulunmalarını talep ediyor. Türkiye bu engeli aşmak için Avrupa’da alınacak depo hizmetlerinin 250 bin dolarlık kısmını destekleme kararı aldı.
16 Şubat 2018 tarihinde Yurt dışı birim, marka ve tanıtım faaliyetlerinin desteklenmesi hakkında tebliğ (tebliğ no: 2010/6)’de değişiklik yapılmasına dair tebliğ (tebliğ no: 2018/1) ile Tedarik Sanayi ihracatını desteklemek üzere çok önemli bir teşvik başlatıldı.
Tebliğ’de;  “Yurtdışı ana sanayiye orijinal parça üreten ve/veya tedarik eden sınai ve ticari şirketler veya bu şirketlerle aralarında organik bağ bulunan ve yurt dışında faaliyet gösteren şirket veya şubeleri tarafından yurt dışında kiralanan depo kira gideri ile Genelgede belirtilen depolama hizmetlerine yönelik giderler yüzde 50 oranında ve yıllık en fazla 250 bin dolara kadar desteklenir” ifadesi yer aldı.
Uygulama ile ilgili olarak TAYSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ecoplas Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı’nın görüşlerini aldık. Genelgenin hazırlığının Ekonomi Bakanlığı tarafından yürütüldüğünü belirten Yazıcı, genelgenin yakında yayınlanacağını düşündüklerini ifade etti. “Bu değişiklik Türk Tedarik Sanayi ihracatını büyük oranda destekleyecektir” diyen Yazıcı, genelgenin kapsamını şu şekilde açıkladı: “Yurtdışındaki depolarda ana sanayiye hizmet veren depoların bütün depo kirasının yarısı, aynı zamanda elleçleme hizmetlerinin yarısı, devlet teşvik kapsamında ödeyecek. Bu şu anlama geliyor. Biz Artık Avrupa’daki OEM’e istediği anda, istediği parçayı verebilme esnekliğine sahip oluyoruz. Rakiplerimizle mücadele edebiliriz. Bu büyük bir nimet. Bizim hesabımız; orada 2 ile 3 haftalık bir stok tutmak. Böylece müşterin istediği esnekliği verebilirsiniz. Müşterinin derdi şu. Siz bir araç alacaksınız. Orta konsolun, 10 değişik versiyonu var. Müşteri kendi satış networkünden sipariş aldığında, hemen üretime geçmek istiyor. Tedarikçiden istediğinde o siparişe ben 20 gün içinde teslim edebilirim. O zaman maliyeti boşver, yakınımda olan tedarikçiden alacağım bu parçayı. Son dönemde araç speklerine bağlı olan firmalar otomatik olarak Avrupa’ya gitmeye başladı. Bu teşvik ile bunun önüne geçtik.”
Kemal Yazıcı, ihtiyaçların anlaşılması için TAYSAD Otomotiv Çalışma Grubu olarak müşterilerin ve lojistikçilerin beklentilerini ortaya koyacaklarını belirterek, “İlk fizibiliteyi yaptık. 10 milyar dolarlık ihracatımız var ve bunun 7 milyar doları Avrupa’ya. Avrupa’ya olan nakliyenin büyüklüğü 500 milyon dolar. Hem hacim yaratarak depolarla pazarlık yapacağız” şeklinde konuştu.
Bu tebliğin aslında bir başlangıç olduğunu ifade eden Yazıcı, firmaların depoya sahip olması gerekmediğini, iş hacmiyle karşı tarafa bir garanti vereceklerini böylece ölçek ekonomisi yaratacaklarını söyledi. “Buradan depoya kadar kendi paketimizle, orada paketi değiştireceğiz veya etiket değiştireceğiz. Kasa değiştirme, sıralama sayesinde lojistik maliyeti büyük oranında azaltabileceksiniz. Biz bu tür çalışma ile yüzde 30 oranında maliyetleri azaltabildik. Müşteri paketini kullanmayıp, kendi paketinizi kullanmanız maliyetleriniz ciddi oranda etkileyebiliyor.”

Lojistik sektöründen beklentiler
Depoların otomotiv kültürü olmadığını ifade eden Yazıcı, depoların da uzmanlaşmasını istediklerini söyledi.  Yazıcı, otomotiv sektörünün lojistikteki beklentilerinin hangi konularda yoğunlaştığını şöyle açıkladı: “Otomotiv üreticileri Tedarik Sanayinden beklentilerini Teknoloji, Maliyet, Kalite ve Teslimat olarak belirtmektedirler.  Firmalarımızın teknolojik kabiliyetlerinin arttırılması sektörün en önemli konularından birisidir ve son yıllarda bu konuda Ar-Ge teşvikleri ile iyi bir ivme yakalanmıştır. Türk tedarik sanayinin ürettiği ürünlerin beklenen kalite seviyesinin üzerindedir ve kalite seviyesi her geçen yıl iyileşmektedir.  Fakat ürünlerimizi küresel pazarlarda rekabete çıkardığımızda lojistik nedeniyle maliyet ve teslimat açısından sorunlar yaşıyoruz.
İhracat açısından baktığımızda Lojistik süreci bir parçanın Türkiye’de üretildiği Fabrika’dan Avrupa veya diğer bölgelerdeki Araç üreticisinin üretim bandına kadar olan sürecin tamamını içeriyor. Türk otomotiv sektörünün ihracat ile ilgili hedeflerine ulaşabilmesi için, lojistik yapısının doğru ve verimli bir şekilde planlanması,  yönetilmesi ve sektöre rekabet gücü kazandırabilmesi gerekiyor.
2017 ‘de Türk Otomotiv Tedarik Sanayi yaklaşık 10 milyar dolar ihracat yaptı. Toplam ihracatımızın yüzde 28 ‘ini Almanya’ya, yüzde 9 ‘unu Fransa’ya, yüzde 7 sini İtalya’ya ve yüzde 6’sını İngiltere’ye yapıyoruz.
Günümüzde Otomotiv Anasanayi firmaları Küresel tedarik imkanını zorlamakta ve tüm dünyada birden çok noktada bulunan üretim tesisleri için mümkün ise aynı tedarikçileri kullanmak istiyorlar. Yani Türk Tedarik firmalarının yeni işler alabilmesi için artık sadece Türkiye’de üretiyor olması değil aynı zamanda Küresel olarak parça tedarik edebilmesi veya en azından yakın ve büyük pazar olan Avrupa’da uygun maliyet ve hız ile parça tedariki yapabiliyor olması gerekiyor.
Avrupa’da aynı parçaların tedarik edilebilmesi, yerli firmaların ülkemizde ürettikleri parçaları, Avrupa’da bir depo operasyonu ile aynı Türkiye’de olduğu gibi Avrupa’da bir noktada da günlük sevkiyat yapmasına bağlı oluyor. Bugüne kadar otomotiv sektöründe, yabancı merkezli firmaların ülkemizde şirket kurup, burada üretim yaparak günlük sevkiyat yapmaları veya avrupada ürettikleri parçaları buradaki depo operasyonlarıyla Ana sanayilere sevkiyat yapmalarına alışılmıştı, fakat son yıllarda, artan otomotiv ihracatı ve tedarik sanayi firmalarımızın ticari olarak yurtdışına direk satış yapabilecek büyüklüğe ulaşmaları sayesinde , ters yönde, özellikle Avrupa’da günlük  sevkiyat ile parça tedariği organizasyonuna girdikleri görülüyor.
Otomotivin geneline bakıldığında, temel hammaddeler çelik ve plastik olarak görülebilir. Otomotivde kullanılan çelik ve plastik ürünlerin önemli miktarı ülkemizde mevcut olmadığından otomotiv sektörü aynı zamanda büyük oranda ithalat yapmaktadır. Lojistik Tedarik Sanayi için iki yönlü ve önemli bir olaydır. Üretim hacimleri arttıkça ve sevkiyat noktalarında da uluslararası talepler arttıkça, Otomotiv parça tedarikçilerinin lojistik konusunda operasyonları ve maliyetleri de artmaktadır ve toplam iş hacimleri içerisindeki lojistik payı da artıyor. Otomotivin Lojistikteki temel beklentileri özellikle taşıma ve depolama ve gümrükleme maliyetleri konularında odaklanıyor.”

Gümrük ve lojistik maliyet yüksek
Kemal Yazıcı, Türk tedarik firmalarının parça maliyeti açısından Avrupa’da ki rakiplerine göre avantajlı olmasına rağmen üretilen parçaların paketleme maliyeti, geri dönüşümlü kutu veya karton kutu maliyetleri, ülke içinde gümrüklere kadar nakliye maliyeti, gümrük maliyetleri, Avrupa’ya nakliye maliyetleri, Avrupa’da depo kirası ve gerektiğinde elleçleme maliyetleri nedenleri ile müşteriye maliyet açısından bakıldığında Türk tedarikcileri genellikle rekabetçi olamamakta ve bu nedenle ihracat sınırlı miktarlarda kaldığını vurguladı..
“Bildiğiniz gibi dünyada otomotiv üretimi Uzakdoğu’ya doğru ağırlık merkezini değiştirdi. Bu ülkelerde işcilik maliyetleri bize göre daha düşük olduğundan ve  mesafe nedeniyle büyüyen bu pazarlara bitmiş ürün ihraç edebilmemiz çok kolay değil” diyen Yazıcı, sözlerine şöyle devam etti: “Bu bölgelerde yatırım konusu bir çok firma tarafından çalışılmaktadır.  Buna ek olarak gümrük birliğinde yer almamıza rağmen Avrupa’daki Anasanayi firmalarına parça tedariği yaparken özellikle uzaklık konusunda coğrafi dezavantajımız  lojistik maliyetlerinde kendini gösteriyor. Bizim görüşümüz Avrupa’da imalat yerine Türkiye’nin lojistik nedeniyle oluşan rekabet sıkıntılarını azaltarak Türkiye’de üretim yapmaya devam etmek ve Türkiye’den Avrupa’ya ihracat yapmak yönündedir.
Açıkçası son zamanlarda , tüm otomotiv firmalarının neredeyse bir lojistik firması kadar nakliye , depolama ve gümrükleme konularında kendini geliştiriyor olması ve lojistiğin otomotiv sanayinde öne çıkmış olmasını bir avantaj olarak görüyoruz. 2010/6 nolu tebliğ ile lojistiğin bir kısmının destek altına alınması bir avantajdır fakat Türk Otomotiv Tedarik Sanayinin Avrupa’da ki rakipleri ile daha güçlü rekabet edebilmesi için Avrupa’ya yapılan Otomotiv Parça ihracatı için deniz ve kara taşımacılığının devlet desteği kapsamına alınması büyük avantajlar yaratacak ve ihracatın çok hızlı artmasında büyük rol oynayacaktır.”
Nakliyede
• öngörülen teslim zamanlarına uyum,
• Maliyetlerde daha rekabetçi ve süreklilik
• Kullanılan araçlarda ve konteynerlerde bakım ve temizlik konularına dikkat edilmesi
• Araçların sürekli uydu takibi ve günlük raporlamaları (gecikme vs)
• İnsan kaynağı (sürücü ve trafik yöneticileri) yönetimlerinde süreklilik, ve aşırı sirkülasyonun önlenmesi
• İş güvenliği kurallarına uyum
Depolamada;
• Maliyetlerde rekabetçilik
• Bilgi işlem yapısının güçlendirilmesi, EDI bağlantılarının ve depo altyapı sistemlerinin müşterilerle kolayca uyumlu hale getirilebilmesi.
• İşgüvenliğine tam uyum
• Forklift bakımlarının , lastik değilimlerinin zamanında yapılması
• İnsan kaynağı (forklift operatörü ve operasyon çalışanları) yönetimlerinde süreklilik, ve aşırı sirkülasyonun önlenmesi
• Sadece Paletlerin değil, sevkiyat yapılan kutuların bile sürekli takip edilebileceği altyapıların sunulması
• Faturalama ve operasyon hatalarının minimuma indirilmesi
• Operasyonlarda verimliliğin sağlanması
Gümrüklemede;
• Lojistik ve gümrükleme operasyonlarında eşgüdüm sağlanarak toplam harcanan zamanların kısaltılması
• Hem ithalatta hem de ihracatta gümrük prosedürlerinin ilgili çalışanlara doğru eğitimlerle verilip verimliliğe katkı sağlanması.
KEMAL YAZICI
1962 yılında Trabzon’da doğan Kemal Yazıcı evli ve 2 çocuk babasıdır.  İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi, Uçak Mühendisliği bölümünden 1982 yılında mezun olduktan sonra TUSAŞ - Türk Uçak San AŞ’de proje mühendisi olarak iş hayatına başladı. Türkiye’de Uçak Fabrikası kuruluş çalışmalarında yer alarak 1994 yılına kadar F-16 savaş uçağı ve CN-235 Nakliye uçağı projelerinde değişik yönetim sorumlulukları üstlendi. 1995 – 2006 yılları arasında Toyota – Türkiye ve Avrupa’da  üst düzey yönetici olarak değişik görevlerde bulundu ve Türk tedarik sanayinin gelişimi için uğraş verdi.  2006 – 2011 yılları arasında Tofaş Türk Otomobil Fabrikası AŞ’de  Ar-Ge Direktörü olarak, Tofaş Ar-Ge’nin dünya standartlarında araç geliştirme yeteneğine ulaşması için çalıştı.
Kemal Yazıcı şu anda iş hayatına Ecoplas Otomotiv AŞ’de şirket ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak devam ediyor. Ayrıca otomotiv sektöründe faaliyet gösteren 6 ayrı firmada Yönetim Kurulu Üyesi olarak sektöre destek vermeyi sürdürüyor.
Güncelleme Tarihi: 01 Haziran 2018, 09:46
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner71