banner102

Kadın ve erkek iş birliğinin mükemmel sonuçları var

Transorient Yönetici Ortaklarından Nil Tunaşar, hem sivil toplum kuruluşlarında hem de sektörde başarılı işlere imza atan bir isim. Transorient kadın-erkek dağılımının yarı yarıya olduğu bilgisin veren Tunaşar, işe alım süreçlerinde deneyim, eğitim, vizyon, yaratıcılık, yönetim becerileri gibi kriterleri ön planda tuttuklarını belirtiyor. Tunaşar, ‘lojistik sektöründe kadınlarla ilgili sorularımızı şöyle cevapladı:

banner82
Kadın ve erkek iş birliğinin  mükemmel sonuçları var
banner95
-Lojistik sektöründe kadın yönetici olmanın avantaj ve dezavantajları nelerdir?  Kadınlar lojistikte daha başarılı oluyor mu?
Sektörlerden bağımsız olarak kadın ve erkeğin yapısal farklılıkları gereği bazı avantaj ve dezavantajlarından söz edilebilir. Erkekler bütünü görerek hızlı ve etkin karar alabiliyor iken, kadınlar bir süreç yönetirken ayrıntılara dikkat ederek özenli bir çalışma sistematiği yürütebiliyorlar. Bu tür bir yaklaşım işin kalitesini arrttırırken fazla detaylarda kalmak bütünü kaçırmaya neden olabiliyor veya hızı düşürebiliyor. Her iki yönteminde farklı yararları var.  Hızlı ve başarılı sonuca ulaşmada kadın ve erkek iş birliğinin mükemmel sonuçlarından bahsetsek!

-Lojistik sektöründe değiştirmek istediğiniz en önemli konular nelerdir?
Alt yapıyı tamamen değiştirebilmek, kamu özel sektör iş birliği üzerinde Türkiye’nin coğrafi, kültürel ve ekonomik avantajlarını kullanmak süretiyle tamamen farklı, işlevsel, etkin bir lojistik altyapı kurgulamak isterdim. Doğru planlanmış ve yönetilen limanlar, etkin lojistik merkezler, hızlı, kontrollü ve entegre bir gümrükleme sistemi, iyi organize olmuş bir iç dağıtım alt yapısı, devlet desteği ile gelişen Ar-ge çalışmaları ile teknolojik değişimi yakından izleyebilen ve uygulayabilen bir lojistik altyapı.

-Erkek egemen bir sektörde kadınlar sektöre nasıl etki ediyor? Karar süreçleri nasıl işliyor? Pozitif ayrımcılık uyguluyor musunuz?
Her sektörde olduğu gibi olumlu etki ediyor. Bu soruyu daha çok bizler ile birlikte çalışan erkek meslektaşlarımıza sormalısınız ancak bana göre detaylara yönelik kuvvetli iç görümüz nedeniyle karar süreçleri sağlam ve sağlıklı işliyor.
Ne negatif, ne pozitif ayırımcılık yaptığımızı söyleyebilirim. Fiziksel güç ve dayanıklılık gereken pozisyonlar dışında birlikte çalışacağımız kişileri seçerken veya pozisyon değişikliklerinde cinsiyeti hiç bir zaman bir kriter olarak değerlendirmedik. İş arkadaşlarımızı deneyim, eğitim, vizyon, yaratıcılık, yönetim becerileri gibi kriterleri ön planda tutarak seçiyoruz.
Hali hazırda şirketimizde kadın-erkek dağılımı % 48-%52 dir. Orta ve üst düzey yönetcilerimizde kadınların oranı % 50 dir.  
-Lojistiğin Türkiye ve dünyadaki gelişimi nasıl olacak? Kadınlar bu değişimin neresinde olacak?
Endüstri 4.0 ve beraberinde gelen teknolojik dönüşüm ile tedarik zinciri yapısı ve dolayısı ile lojistik iş modelleri büyük değişime uğrayacak. Bu güne kadar insanların yerine getirdiği fonksiyonların bir çoğunu makinalar üslenecek. Depolarımızı Arttırılmış Gerçeklik (Augmented Reality) ile üst düzeyde verimlilik ile tasarlayacak, Sürücüsüz araç veya dronlar ile teslimat yapacak, Nesnelerin interneti (IoT) ile yakın zamanda artık kargoların hareketlerini an ve an internetten izleyebileceğiz. Akıllı kargo dağıtım merkezleri ile taşımacılıkta hız ve planlama artacak, bu sayede maliyetler düşecek. Block-chain teknolojisi ile hızlı, pratik ve güvenli döküman transferi yapabileceğiz. 
Kadınlar değil insanlar demeli, bu değişimin planlama, yeni rotalar, ürünler taşıma kombinasyonları geliştirme – yani yaratma bölümünde olacaklar.  Dolayısı ile her meslekte olduğu gibi lojistikte de bazı alt meslek gruplarının yok olacağına, yaratıcı ve nitelikli iş gücününe gerek olacağına inanıyorum. Gelecekte şu andan adını koyamadığımız yeni mesleklerin de oluşacağını görüyoruz. Eğitim sistemimizin bu yeni yaşam biçimlerine uygun niteliklerde kişiler yetiştirebilmesi gerek.
 
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER