<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Lojistik, ağır vasıta, treyler</title>
    <link>https://www.transmedya.com</link>
    <description>Lojistik haberleri, taşımacılık, ticari araçlar, kargo, ulaştırma, kamyon, otobüs, treyler, antrepo, karayolu, denizyolu, demiryolu, havayolu haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.transmedya.com/rss/lojistik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 07 Sep 2026 17:50:34 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.transmedya.com/rss/lojistik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Amazon Türkiye’den lojistik atılım]]></title>
      <link>https://www.transmedya.com/amazon-turkiyeden-lojistik-atilim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.transmedya.com/amazon-turkiyeden-lojistik-atilim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amazon Türkiye, IGEXX 2026’da Türk KOBİ’lerin sınır ötesi satış süreçlerini daha kolay ve erişilebilir hâle getirmek amacıyla yeni lojistik çözümlerini duyurdu. Önümüzdeki dönemde yeni programların da hayata geçirilmesi planlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amazon Türkiye, İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi (IGEXX) 2026 kapsamında yaptığı açıklamada, Türkiye’nin e-ihracatına verdiği destekleri yeni çözümlerle daha da güçlendirdiğini duyurdu. 3–5 Eylül 2026 tarihlerinde T.C. Ticaret Bakanlığı himayesinde, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) iş birliğiyle düzenlenen zirve, “Beyond Borders – Sınırların Ötesinde” temasıyla gerçekleştiriliyor. Zirvede öne çıkan çözümlerden biri olan Amazon SEND ile Türkiye’deki satış ortakları, ürünlerini Amazon’un ABD’deki lojistik merkezlerine gönderirken sınır ötesi lojistik süreçlerini tek bir entegre platform üzerinden yönetebiliyor.</p>

<p>Amazon Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye Başkan Yardımcısı Stefano Martinelli, açılış konuşmasında Amazon Türkiye’nin Türk satıcıları desteklemeye ve Türkiye’nin e-ihracat vizyonuna katkı sağlamaya yönelik çalışmalarını hızlandırdığını duyurdu. Zirve boyunca Amazon Türkiye, Türk satıcıların uluslararası müşterilere ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla sunduğu pratik araçları, eğitim programlarını ve yeni sınır ötesi lojistik çözümünü paylaştı.</p>

<p><strong><em>Amazon SEND: Türk satıcılar için entegre sınır ötesi lojistik programı</em></strong></p>

<p>Amazon SEND kapsamında Türkiye’deki satış ortakları, envanterlerini Amazon Türkiye’nin anlaşmalı taşıyıcıları aracılığıyla ve Amazon Türkiye’nin anlaşmalı fiyatlarından yararlanarak ABD’deki Amazon lojistik merkezlerine gönderebiliyor. Amazon SEND, Türkiye’deki e-ihracatçıların sınır ötesi lojistik süreçlerini yönetirken karşılaşabilecekleri temel zorlukları azaltırken, satış ortaklarının rekabetçi gönderim fiyatlarına erişimini kolaylaştırıyor.</p>

<p>SEND, Türkiye’deki e-ihracatçıların bugün karşılaştığı temel zorluklara şu alanlarda çözüm sunuyor:</p>

<p>·       <strong>Daha düşük maliyetler</strong>: Amazon Türkiye’nin anlaşmalı fiyatlarından faydalanma fırsatı</p>

<p>·       <strong>Daha sağlıklı nakit akışı: </strong>Teslimat sonrası ödemeyle uzatılan ödeme vadeleri</p>

<p>·      <strong>Daha kolay gümrük süreçleri: </strong>Satış ortaklarının gönderim maliyetlerini ve teslimat sürelerini azaltmalarına destek</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>·       <strong>Uçtan uca entegre deneyim: </strong>Tek deneyimde toplanan rezervasyon, ödeme, takip, dokümantasyon ve gümrük desteği, ihtiyaç halinde özel destek</p>

<p>Amazon SEND ile satış ortakları, taşıyıcı seçiminden teslimat teyidine kadar sınır ötesi gönderi sürecinin tamamını Amazon Satıcı Hesabı üzerinden, tek bir entegre deneyim içinde yönetebiliyor.</p>

<p><strong>Amazon Türkiye Perakende Genel Müdürü Burak Erdem</strong>, konuyla ilgili şunları söyledi: <em>“Türkiye’nin e-ihracat potansiyeli çok büyük. 2018’de Türkiye’de faaliyete başladığımızdan bu yana önceliklerimizden biri, KOBİ’lerin uluslararası pazarlarda büyümesini desteklemek ve Türkiye’nin ihracatına katkıda bulunmak oldu. Bugün Türkiye’de binlerce satıcı dünya genelindeki Amazon mağazalarında satış yapıyor ve yüz milyonlarca dolarlık ihracat gerçekleştiriyor. Binlerce Türk işletmesi hâlihazırda Amazon üzerinden ABD’de satış yapıyor ve karmaşık lojistik süreçlerin önemli bir bölümünü kendi başına yönetiyor. SEND ile hedefimiz çok net: ABD’ye ihracatı Türk işletmeleri için daha kolay, daha erişilebilir ve daha ölçeklenebilir hâle getirmek. ABD’de satış yapan Türk satıcıların sayısını 10 binin üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Ticaret Bakanlığımızın Türkiye’nin e-ihracatını büyütme vizyonuna katkı sunmaktan gurur duyuyoruz.”</em></p>

<p><strong>T.C. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya </strong>ise<strong> </strong>Türk firmaların B2B iş modelinden B2C iş modeline geçişleri ve dijital dönüşümleri konusunda Bakanlık olarak öncü adımlar atmaya devam ettiklerini ifade etti. Kılıçkaya ayrıca, ikincisi düzenlenen ve ekosistem tarafından büyük ilgi gören IGEXX etkinliğine Türkiye’de faaliyet gösteren yerleşik ve global pazar yerlerinin sağlamış olduğu katkının önemli olduğunu ve Bakanlığın politikalarını destekler mahiyette olduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK</category>
      <guid>https://www.transmedya.com/amazon-turkiyeden-lojistik-atilim</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://transmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/transmedya-com/uploads/2026/09/igexx2026-amazon.jpg" type="image/jpeg" length="54778"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eyüp Lojistik, Kuveyt taşımalarını hızlandırdı]]></title>
      <link>https://www.transmedya.com/eyup-lojistik-kuveyt-tasimalarini-hizlandirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.transmedya.com/eyup-lojistik-kuveyt-tasimalarini-hizlandirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Körfez hattında ihracatçının güvenilir çözüm ortağı olan Eyüp Lojistik’in Kuveyt seferleri hızlandı. Bu pazarda Türk ihracatçısı için önemli yatırım fırsatları bulunduğunu vurgulayan Eyüp Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Bartık, “Artan talep doğrultusunda son 8 ayda Kuveyt hattındaki taşıma hacmimiz geçen yıla göre yüzde 100 arttı” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Körfez bölgesinde artan gerilim, deniz ve hava yolu rotalarında aksamalara yol açtı. Özellikle Hürmüz Boğazı’nda yükselen güvenlik riskleri ile artan navlun ve sigorta maliyetleri, tedarik zincirlerinde alternatif rotalara yönelimi hızlandırdı. Geliştirdiği esnek karayolu çözümleriyle süreci yöneten Eyüp Lojistik, bölgenin kritik pazarlarından Kuveyt’e yönelik taşımalarını yoğunlaştırdı.</p>

<p><strong>“Kuveyt pazarında ihracatçının güçlü köprüsü olduk”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gelişmeleri değerlendiren Eyüp Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Bartık, Kuveyt pazarındaki artan talebe dikkat çekerek, “Körfez limanlarındaki yığılmalar ile Hürmüz’deki geçiş riskleri, ihracatçımızı zorlu bir lojistik denklemle karşı karşıya bıraktı. Biz de Gaziantep’in stratejik coğrafi konumunu operasyonel hızımızla birleştirdik. Avrupa ile Anadolu’nun dört bir yanından aldığımız yükleri Gaziantep lojistik merkezimizde konsolide ediyoruz. Kuveyt pazarı; gıdadan inşaat malzemelerine, tekstilden otomotiv yan sanayisine kadar Türk ihracatçısı için büyük bir potansiyel barındırıyor. Geliştirdiğimiz güvenli karayolu koridoru sayesinde son 8 ayda Kuveyt hattındaki taşıma hacmimizi geçen yıla göre yüzde 100 artırdık” dedi.</p>

<p><strong>Acil yükler için “Yük Taksi” hizmeti devrede</strong></p>

<p>Zaman hassasiyeti yüksek parsiyel yükler için devreye aldıkları minivan “Yük Taksi” modelinin önemini vurgulayan Bartık, “100 ile 1.300 kilogram arasındaki kritik kargoları yeni nesil minivan filomuzla ekspres olarak sevk ediyoruz. Standart TIR taşımacılığına kıyasla gümrük kapılarındaki bekleme sürelerini en aza indiriyoruz. Bu sayede Kuveyt’e 3 gün içinde kapıdan kapıya doğrudan teslimat gerçekleştiriyoruz. Güçlü depo altyapımız ve uzman kadromuz sayesinde ihracatçımızın Körfez’deki rekabet gücünü korumaya kararlılıkla devam edeceğiz” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK</category>
      <guid>https://www.transmedya.com/eyup-lojistik-kuveyt-tasimalarini-hizlandirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://transmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/transmedya-com/uploads/2026/09/kuveyt.jpeg" type="image/jpeg" length="94389"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kapıkule’de 5 gün, İran dönüşünde 25 gün bekleme: Lojistik darboğaz ihracatı zorluyor]]></title>
      <link>https://www.transmedya.com/kapikulede-5-gun-iran-donusunde-25-gun-bekleme-lojistik-darbogaz-ihracati-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.transmedya.com/kapikulede-5-gun-iran-donusunde-25-gun-bekleme-lojistik-darbogaz-ihracati-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[11. Ekonomi ve Lojistik Zirvesi’nde konuşan DEİK Lojistik İş Konseyi Başkanı Fatih Şener, Türkiye’nin kritik kara lojistiği kapılarında yaşanan beklemelerin ihracat maliyetlerini artırdığını söyledi. Şener, Kapıkule’de TIR’ların çıkış için 5 güne kadar, İran’dan Türkiye’ye dönüşlerde ise 25 güne ulaşan sürelerle beklediğini belirterek, lojistik koridorlardaki aksaklıkların Türkiye’nin rekabet gücünü doğrudan etkilediğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel ticaretin yeni fay hatlarının ele alındığı “Dünyada Lojipolitik Fay Hatları ve Küresel Ticaret Rotaları” oturumunda, savaşlar, ticaret korumacılığı ve kritik geçiş noktalarındaki risklerin ulaştırma koridorlarını nasıl dönüştürdüğü tartışıldı. Reibel Taşımacılık Genel Müdürü Arif Badur’un moderatörlüğündeki oturuma; DEİK Lojistik İş Konseyi Başkanı Fatih Şener, CEVA Lojistik Kıdemli Başkan Yardımcısı – İş Geliştirme Dr. Canan Ölçer Sağlam ve Saudia Cargo CCO / CILT Yönetim Kurulu Üyesi Turhan Özen konuşmacı olarak katıldı.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://transmedyacom.teimg.com/transmedya-com/uploads/2026/09/canan-olcer.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Sağlam: “Orta Koridor Türkiye için büyük fırsat ancak transit ülke olmakla yetinmemeliyiz”</strong></p>

<p>CEVA Lojistik Kıdemli Başkan Yardımcısı – İş Geliştirme Dr. Canan Ölçer Sağlam, Orta Koridor’un Türkiye açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, bu potansiyelin doğru altyapı yatırımları ve entegrasyonla desteklenmesi gerektiğini söyledi. Sağlam, “Transit ülke olmaktan kaçınmamız gerekiyor” dedi.</p>

<p>Sağlam, bir ticaret koridorunun yalnızca karayolu veya demiryolundan ibaret olmadığını vurguladı. Demiryolları, limanlar, terminaller, depolar ve karayollarının yanı sıra gümrük, mevzuat, dijital sistemler ve ortak standartların da koridorların işlerliği açısından kritik olduğunu söyledi.</p>

<p>Pandeminin Türkiye için önemli bir lojistik fırsat yarattığını ancak bu fırsatın henüz arzu edilen ölçüde değerlendirilemediğini ifade eden Sağlam, Rusya-Ukrayna savaşının ardından Orta Koridor’un güçlenmesinin Türkiye açısından yeni bir imkân oluşturduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Sağlam, “Orta Koridor Türkiye için büyük bir fırsat. Ancak transit ülke olmaktan kaçınmamız gerekiyor. Koridorun doğru yatırımlarla beslenmesi ve Türkiye’nin bu hat üzerinde daha güçlü bir konuma taşınması gerekiyor” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p><img alt="" height="490" src="https://transmedyacom.teimg.com/transmedya-com/uploads/2026/09/fatih-sener-2.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Şener: “Coğrafi fırsat, ancak yönetilebilir koridorlarla kazanca dönüşür”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oturumun öne çıkan başlıklarından biri, Türkiye’nin kara taşımacılığı koridorlarında yaşanan bekleme süreleri oldu. Şener, Avrupa’ya açılan Kapıkule hattında TIR’ların çıkış için 5 güne kadar beklediğini, İran’dan Türkiye’ye dönüşlerde ise bu sürenin 25 güne ulaşabildiğini söyledi.</p>

<p>Beklemelerin yalnızca taşımacıların değil, ihracatçıların da maliyetlerini yükselttiğini vurgulayan Şener, “Coğrafya size bir fırsat sunuyor ama bu fırsatı kazanca dönüştürmek mevzuat ve yönetim becerinizle mümkün” dedi.</p>

<p>Yeni açılan Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan hattında da yoğun talebe karşı geçiş kapasitesinin artırılması gerektiğini ifade eden Şener, Kalkınma Yolu güzergâhında ise belge ve geçiş süreçlerinde çözülmesi gereken sorunlar bulunduğunu kaydetti.</p>

<p>Türkiye’den karayoluyla 58 ülkeye ulaşılabildiğine dikkat çeken Şener, DEİK olarak kamu kurumları ve ülke iş konseyleriyle birlikte ticaret diplomasisini kullanarak lojistik koridorların kesintisiz işlemesi için çalıştıklarını söyledi.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://transmedyacom.teimg.com/transmedya-com/uploads/2026/09/turhan-ozen-2.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<h3><strong>Özen: “Ticaret yolları artık ekonomik değil, stratejik varlıklar”</strong></h3>

<p>Saudia Cargo CCO / CILT Yönetim Kurulu Üyesi Turhan Özen, küresel ticaret yollarının artık yalnızca malların taşındığı güzergâhlar olmaktan çıktığını belirterek, “21. yüzyılda ticaret yolları sadece ürünlerin değil, güç ilişkilerinin de hareket ettiği güzergâhlar haline geldi” dedi.</p>

<p> Özen, küresel ekonomide yaşanan hızlı değişimin ticaret ve tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdiğini söyledi. Küreselleşmenin yeni bir yapılanmaya geçtiğine dikkat çeken Özen, korumacılığın yükseldiğini, ABD-Çin arasındaki ekonomik ve teknolojik rekabetin tedarik zincirlerinde ciddi bir ayrışmaya yol açtığını ifade etti.</p>

<p>Nearshoring ve friend-shoring gibi yeni yaklaşımların giderek güçlendiğini belirten Özen, şirketlerin ve ülkelerin riskleri azaltmak amacıyla kaynaklarını ve tedarik zincirlerini çeşitlendirmeye yöneldiğini kaydetti.</p>

<p>Özen, bu dönüşümün Türkiye açısından önemli fırsatlar barındırdığını vurgulayarak, “Bütün bu siyasi ve ekonomik değişimin içerisinde, tarih boyunca üç kıtanın ve ticaret yollarının merkezinde olmuş bir Türkiye var” değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK</category>
      <guid>https://www.transmedya.com/kapikulede-5-gun-iran-donusunde-25-gun-bekleme-lojistik-darbogaz-ihracati-zorluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://transmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/transmedya-com/uploads/2026/09/panel2.JPG" type="image/jpeg" length="97776"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Krizler Türkiye'nin lojistik koridordaki önemini artırdı]]></title>
      <link>https://www.transmedya.com/turkiyenin-kuresel-lojistikteki-stratejik-rolu-zirvede-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.transmedya.com/turkiyenin-kuresel-lojistikteki-stratejik-rolu-zirvede-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[11. Ekonomi ve Lojistik Zirvesi kapsamında düzenlenen “Küresel Krizler Çağında Türkiye’nin Lojistikteki Stratejik Rolü: Fırsatlar, Sorunlar ve Çözümler” başlıklı oturumda, küresel ticarette yaşanan dönüşümün Türkiye’nin lojistik sektörü üzerindeki etkileri ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>FIATA Başkanlık Divanı Üyesi Turgut Erkeskin’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturuma; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdür Yardımcısı Hasan Boz, UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Bilgehan Engin ve TÜRKLİM Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Erçelik konuşmacı olarak katıldı.</p>

<p>Oturumda; jeopolitik krizlerin küresel tedarik zincirlerinde yarattığı değişim, Türkiye’nin uluslararası ticaret koridorlarındaki konumu, transit taşımacılığın geliştirilmesi, limanların artan stratejik önemi ve lojistik sektörünün rekabet gücünü artırmak için atılması gereken adımlar değerlendirildi. Türkiye’nin Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Kafkasya arasındaki konumunun sunduğu fırsatlara dikkat çekilirken, bu potansiyelin güçlü ulaştırma altyapısı, etkin sınır geçişleri ve farklı taşıma modlarının entegrasyonuyla desteklenmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p><img alt="" height="494" src="https://transmedyacom.teimg.com/transmedya-com/uploads/2026/09/hasan-boz-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<h3><strong>BOZ: “KRİZLER TÜRKİYE'NİN LOJİSTİK KORİDORLARDAKİ ÖNEMİNİ ARTIRDI”</strong></h3>

<p>Lojistiğin ekonominin işleyişinde çoğu zaman görünmeyen ancak aksadığında önemi çok daha iyi anlaşılan sektörlerin başında geldiğini belirten Boz, ulaştırma sektörünün krizlerden en hızlı etkilenen alanlardan biri olduğunu, buna karşılık krizlere karşı dayanıklılığının da yüksek olması gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>“Pandemide taşımacılık durmadı”</strong></h3>

<p>Boz, sektörün son yıllardaki en büyük sınavlarından birinin 2020 yılında başlayan Covid-19 pandemisi olduğunu belirterek, sınırların kapandığı ve insanların evlerinden çıkamadığı dönemde dahi yük taşımacılığının devam ettiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gıda, sağlık malzemeleri ve temel ihtiyaç ürünlerinin tedarikinin sürdürülebilmesinde lojistik sektörünün kritik görev üstlendiğini ifade eden Boz, pandeminin ikinci yarısından itibaren tedarik zincirlerinde önemli bir değişim yaşandığını söyledi. Çin kaynaklı tedarik sorunları ve konteyner sıkıntısının ülkeleri daha yakın coğrafyalardan tedarike yönelttiğini, bunun da Türkiye açısından yeni fırsatlar ortaya çıkardığını kaydetti.</p>

<p>Pandemi döneminde dijitalleşmenin de hız kazandığını anlatan Boz, Bakanlığın taşımacılık sektörüne sunduğu hizmetlerin yüzde 90-95'inin artık elektronik ortamda gerçekleştirildiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Orta Koridor daha fazla öne çıktı</strong></h3>

<p>Rusya-Ukrayna savaşının küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendiren bir başka önemli gelişme olduğunu söyleyen Boz, Kuzey Koridoru'nda yaşanan sorunların ardından Orta Koridor'un uluslararası ticaret açısından daha fazla önem kazandığını belirtti.</p>

<p>Türkiye'nin Orta Koridor konusunda uzun yıllardır çalışma yürüttüğünü vurgulayan Boz, yaşanan gelişmelerle birlikte koridorun yalnızca Türkiye'nin değil, Avrupa ile Asya arasındaki ticaretin de önemli gündem maddelerinden biri haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Savaş sonrasında Türkiye üzerinden gerçekleştirilen transit taşımaların da önemli ölçüde arttığını belirten Boz, bu artışın sınır kapılarındaki yoğunluğu artırdığına dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Uluslararası taşımacı sayısı 6 bine kadar çıktı</strong></h3>

<p>Türkiye'nin lojistik sektöründeki büyümesini rakamlarla da değerlendiren Boz, pandemi öncesinde yaklaşık 3 bin 175 olan uluslararası taşımacılık yapan firma sayısının 6 bin seviyelerine kadar yükseldiğini, alınan düzenleyici tedbirlerin ardından bugün yaklaşık 5 bin 467 firmanın sektörde faaliyet gösterdiğini söyledi.</p>

<p>İhracat taşımalarında da önemli artış yaşandığını kaydeden Boz, yıllık yaklaşık 1-1,2 milyon seviyesinde olan tek yön ihracat taşımasının 1,7 milyon seviyelerine kadar yükseldiğini ifade etti.</p>

<p>Boz, Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında Türkiye üzerinden gerçekleştirilen transit taşımaların ise yaklaşık yüzde 160 arttığını belirterek, bu gelişmenin Türkiye'nin uluslararası taşımacılık koridorlarındaki konumunun güçlendiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Irak ve Suriye hatları Körfez'in kapısını açtı</strong></h3>

<p>Konuşmasında özellikle Orta Doğu pazarındaki fırsatlara dikkat çeken Boz, Avrupa'nın Türkiye'nin geleneksel olarak en büyük ticaret ortaklarından biri olduğunu, Orta Asya'da da son yıllarda önemli gelişmeler kaydedildiğini ancak önümüzdeki dönemde Orta Doğu'nun ciddi bir potansiyel taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Irak üzerinden transit taşımacılığın uzun yıllar kapalı kaldığını hatırlatan Boz, yürütülen çalışmalar ve deneme seferlerinin ardından Irak güzergâhının yeniden kullanılabilir hale geldiğini söyledi. Suriye üzerinden transit taşımacılığın da yeniden başlamasıyla Türk taşımacılarının Körfez ülkelerine ulaşmasında yeni alternatiflerin ortaya çıktığını belirtti.</p>

<p>Boz, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt başta olmak üzere Körfez ülkelerine yalnızca bu yıl yaklaşık 18 bin taşıma gerçekleştirildiğini aktararak, Türkiye-Orta Doğu hattının yanı sıra Avrupa ile Körfez ülkeleri arasındaki transit taşımaların da önemli bir pazar oluşturduğunu kaydetti.</p>

<h3><strong>“Asıl potansiyel hizmet ihracatında”</strong></h3>

<p>Türkiye'nin mal ihracatındaki büyümenin yanında hizmet ihracatının da dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Boz, ulaştırma ve lojistiğin hizmet ihracatının en önemli kalemlerinden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Türkiye'nin coğrafi konumunun ancak taşımacılık faaliyetleriyle ekonomik değere dönüştürülebileceğinin altını çizen Boz, Türk TIR'larının, uçaklarının ve gemilerinin uluslararası ticaretten daha fazla pay almasının Türkiye'nin hizmet ihracatını da büyüteceğini ifade etti.</p>

<h3><strong>“Koridorlar birbirinin alternatifi değil”</strong></h3>

<p>Boz, Türkiye'nin ulaştırma koridorlarına yaklaşımında önemli bir noktaya da dikkat çekerek, yeni bir koridor geliştirmenin başka bir koridoru devre dışı bırakmak anlamına gelmediğini söyledi.</p>

<p>Ulaştırma koridorlarını insan vücudundaki damarlara benzeten Boz, koridorların sayısı ve çeşitliliği arttıkça küresel krizler karşısında tedarik zincirlerinin dayanıklılığının da artacağını vurguladı.</p>

<p>Türkiye'nin hedefinin kriz dönemlerinde öne çıkan güzergâhları geçici alternatifler olmaktan çıkararak kalıcı ve sürdürülebilir ticaret koridorlarına dönüştürmek olduğunu belirten Boz, “Bugün nereye gidersek gidelim, ulaştırma ve koridorlar konuşulduğunda merkezinde Türkiye var” mesajını verdi.</p>

<p><img alt="" height="496" src="https://transmedyacom.teimg.com/transmedya-com/uploads/2026/09/hamdi-ercelik-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>ERÇELİK: "YENİ GERÇEKLİK ARTIK SADECE VERİMLİLİK DEĞİL, DAYANIKLILIK"</strong></p>

<section dir="auto">
<p>Geçmişte küreselleşmenin hızlandığı ve tek kutuplu dünya düzeninin hâkim olduğu dönemlerde lojistikçilerin ciddi rekabet baskısıyla karşı karşıya kaldığını belirten Erçelik, sektörün asıl farkının kriz dönemlerinde ortaya çıktığını söyledi. Lojistiğin pandemi, savaşlar, Kızıldeniz'deki gelişmeler ve ticaret yollarındaki kesintiler karşısında sistemin çalışmasını sağlamayı başardığını ifade etti.</p>

<h3><strong>“Just in time’dan just in case’e geçildi”</strong></h3>

<p>Küresel tedarik zincirlerinde önemli bir paradigma değişimi yaşandığını dile getiren Erçelik, geçmişte öne çıkan “just in time” (tam zamanında) anlayışının yerini giderek “just in case” yaklaşımına bıraktığını söyledi.</p>

<p>Yeni yaklaşımın temelinde tedarik zincirini her koşulda işler halde tutmanın bulunduğunu belirten Erçelik, “Yeni gerçekliği verimlilik kadar dayanıklılık olarak ifade ediyoruz” dedi.</p>

<p>Türkiye'nin kriz dönemlerinde taşımacılığı sürdürebilme yeteneğini ortaya koyduğunu kaydeden Erçelik, bundan sonraki dönemde sektörün düşük karbonlu, veriye dayalı, daha hızlı ve daha dayanıklı bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Deniz ticareti krizlere rağmen dominant oyuncu</strong></h3>

<p>Dünya limancılığının normal koşullarda yıllık yaklaşık yüzde 2 büyüyen bir sektör olduğunu belirten Erçelik, 2025 yılında büyümenin yaklaşık yüzde 0,5 seviyesinde kaldığını söyledi.</p>

<p>Kızıldeniz'deki kriz nedeniyle gemilerin Süveyş yerine Ümit Burnu'nu dolaşmak zorunda kalması, Panama Kanalı'nda yaşanan sorunlar ve savaşların denizyolu rotalarını uzatmasının küresel taşımacılığı doğrudan etkilediğini anlatan Erçelik, buna rağmen denizyolunun dünya ticaretindeki ağırlığını koruduğunu vurguladı.</p>

<p>Uluslararası ticaretin yaklaşık yüzde 80'inin denizyoluyla gerçekleştirildiğini belirten Erçelik, “Bir Hürmüz Boğazı'nın tıkanması veya Süveyş'in geçici olarak kapanması denizyolunun ikame edilebileceği anlamına gelmiyor. Ancak bu, Kuşak ve Yol gibi diğer koridor projelerinin kıymetsiz olduğu anlamına da gelmez. Hepsi birlikte değer yaratıyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>“Coğrafya potansiyeldir, tek başına avantaj değildir”</strong></h3>

<p>Türkiye'nin jeopolitik öneminin uzun yıllardır dile getirildiğini ancak bunun tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Erçelik, coğrafi konumun ancak güvenilir ve rekabetçi bir lojistik sistemiyle ekonomik avantaja dönüştürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Erçelik, “Haritanın üzerinde bir çizgi çekmek, o çizgi üzerinden yük hareketi olacağını göstermez. Eğer oraya gerçekten doğru aklı, doğru yatırımı ve doğru çevikliği koyabilirseniz o koridor hareketlenir. Yük; en güvenilir, en öngörülebilir ve toplam lojistik maliyeti en rekabetçi olan yolu sever” dedi.</p>

<h3><strong>Krizlerin yeni maliyeti: “Contingency”</strong></h3>

<p>Jeopolitik risklerin lojistik maliyet hesaplarını da değiştirdiğini belirten Erçelik, sektörün artık ana maliyetlerin üzerine ciddi bir “contingency”, yani beklenmeyen durum ve risk maliyeti eklemek zorunda kaldığını söyledi.</p>

<p>Sigorta maliyetlerinin artmasının ötesinde bazı güzergâhlarda gemilerin sigortalanabilirliğinin dahi sorun haline geldiğine dikkat çeken Erçelik, bunun bazı armatörlerin riskli destinasyonlardan çekilmesine neden olduğunu belirtti. Buna karşılık daha çevik ve risk yönetimi güçlü şirketlerin faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<h3><strong>“Her çözüm büyük altyapı yatırımı gerektirmiyor”</strong></h3>

<p>Türkiye'nin lojistik altyapısının geliştirilmesinde yalnızca milyarlarca dolarlık yeni projelere odaklanılmaması gerektiğini belirten Erçelik, mevcut sistemin daha verimli kullanılmasını sağlayacak “soft infrastructure” yatırımlarına dikkat çekti.</p>

<p>Sınır kapılarındaki beklemelerin azaltılması, bürokratik süreçlerin hızlandırılması, gümrük işlemlerinin dijitalleştirilmesi ve kurumlar arasındaki veri paylaşımının geliştirilmesinin büyük yatırımlar yapılmadan da Türkiye'nin rekabet gücünü artırabileceğini ifade eden Erçelik, “Her şey paraya bağlı değil” dedi.</p>

<p>Türkiye'nin son yıllarda köprülerden otoyollara kadar önemli altyapı yatırımları gerçekleştirdiğini hatırlatan Erçelik, finansmanın kıt ve pahalı olduğu mevcut dönemde kaynakların en kritik projelere yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Liman yatırımlarında izin süreçlerine dikkat çekti</strong></h3>

<p>Erçelik, liman yatırımlarında karşılaşılan uzun izin süreçlerinin de sektörün önündeki önemli sorunlardan biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Bir liman yatırımının hayata geçirilebilmesi için yaklaşık 25 farklı noktada izin sürecinden geçildiğini ifade eden Erçelik, çok sayıda bakanlık ve kamu kurumunun dahil olduğu bu süreçlerin hızlandırılmasının yatırımlar açısından kritik önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Özellikle demiryolu bağlantılarında da yatırımların önceliklendirilmesi gerektiğini belirten Erçelik, “Hangi hat en kritik hat? Hangi liman o bağlantıyı almak için en kritik liman? Ülkenin kaynakları kısıtlı ve para pahalıyken en doğru yatırımların hangileri olduğunu belirlememiz gerekiyor” diye konuştu.</p>

<h3><strong>Türkiye limanlarında 553 milyon ton yük</strong></h3>

<p>Türkiye limancılığının ulaştığı büyüklüğe ilişkin rakamları da paylaşan Erçelik, 2025 yılında Türkiye limanlarında 553 milyon ton yük elleçlendiğini ve konteyner elleçlemesinin 14 milyon TEU seviyesine ulaştığını söyledi.</p>

<p>Konteyner elleçlemesinde 2002 yılına göre yaklaşık yüzde 610'luk artış yaşandığını belirten Erçelik, bundan sonraki büyümenin nasıl yönetileceğinin sektör açısından temel gündemlerden biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>TÜRKLİM olarak yalnızca mevcut sorunlara değil, uzun vadeli kapasite ihtiyacına da odaklandıklarını belirten Erçelik, 2050'ye kadar Türkiye limanlarında ne kadar yük elleçleneceğine ilişkin projeksiyonlar üzerinde çalıştıklarını söyledi.</p>

<p>Erçelik, sektör kuruluşlarının görevinin kamu ile birlikte uzun vadeli bir vizyon ortaya koymak ve sınırlı kaynakların Türkiye'nin lojistik rekabetçiliğini en fazla artıracak yatırımlara yönlendirilmesini sağlamak olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="" height="518" src="https://transmedyacom.teimg.com/transmedya-com/uploads/2026/09/emre-eldener.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<h3><strong>ELDENER: "COĞRAFİ KONUM TEK BAŞINA YETMİYOR, GÜVENİLEBİLİR VE ÖNGÖRÜLEBİLİR OLMALIYIZ"</strong></h3>

<p>Rusya-Ukrayna savaşı, Kızıldeniz ve Hürmüz'de yaşanan gelişmeler ile artan ticaret korumacılığının şirketlerin tedarik zinciri stratejilerini değiştirdiğini belirten Eldener, şirketlerin bundan sonra tek bir ülkeye, kaynağa veya lojistik koridora bağımlı hareket etmek istemeyeceğini söyledi.</p>

<h3><strong>“Türkiye'nin yerini yeniden tanımlaması gerekiyor”</strong></h3>

<p>Küresel ticarette artık güvenilirlik ve öngörülebilirliğin daha fazla önem kazandığını vurgulayan Eldener, Türkiye'nin lojistikteki konumunu da bu yeni koşullara göre yeniden tanımlaması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eldener, “En güvenilir, en öngörülebilir rota ve kriz karşısında alternatif üretebilen rotalar veya tedarik zincirleri ön plana çıkıyor. O nedenle bizim yerimizi yeniden tanımlamamız gerekiyor. Tek başına coğrafi konum çok fazla şey ifade etmiyor. Bunu son birkaç yıl içerisinde gördük” dedi.</p>

<p>Türkiye'nin güçlü coğrafi konumunun ancak işleyen, güvenilir ve alternatif üretebilen bir lojistik sistemiyle avantaja dönüşebileceğine dikkat çeken Eldener, özellikle Orta Koridor'un bu bakış açısıyla ele alınması gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>“Dijitalleştik ama sistemler birbiriyle konuşmuyor”</strong></h3>

<p>Lojistik sistemindeki en önemli ihtiyaçlardan birinin “orkestrasyon” olduğunu belirten Eldener, Türkiye'nin dijitalleşme konusunda önemli mesafe aldığını ancak farklı sistemler arasındaki entegrasyonun yeterli olmadığını söyledi.</p>

<p>“Bence yeteri kadar dijitalleşmiş olabiliriz. Tek problem, söz konusu dijital sistemler birbiriyle konuşmuyor” diyen Eldener, kurumlar ve lojistik aktörleri arasında sağlıklı veri akışının sağlanmasının öngörülebilirliği artıracağını kaydetti.</p>

<p>Yükün ne zaman ve nerede olacağının bütün taraflarca izlenebildiği entegre bir yapının oluşturulması gerektiğini belirten Eldener, sistemlerin birbiriyle konuşmasının lojistik akışları hızlandıracağını ve Türkiye'nin koridorlardaki rekabet gücünü yükselteceğini ifade etti.</p>

<h3><strong>İntermodal taşımacılığa daha fazla ağırlık verilmeli</strong></h3>

<p>Türkiye'nin önemli bir yük potansiyeline, gelişmiş liman altyapısına ve güçlü bir karayolu taşımacılık sektörüne sahip olduğunu belirten Eldener, bundan sonraki aşamada intermodal taşımacılığın geliştirilmesine daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye'de ölçek ekonomisi yaratabilecek büyüklükte yük bulunduğunu ifade eden Eldener, limanlar, karayolu ve diğer taşıma modlarının daha güçlü şekilde birbirine bağlanmasının Türkiye'nin lojistik merkez olma hedefini destekleyeceğini kaydetti.</p>

<h3><strong>“Orta Doğu taşımalarının bu kadar büyümesini beklemiyordum”</strong></h3>

<p>Eldener, son dönemde lojistik sektörü açısından en dikkat çekici gelişmelerden birinin Orta Doğu karayolu taşımacılığındaki hızlı büyüme olduğunu söyledi.</p>

<p>Kendi şirketlerinin de bu güzergâhta önemli miktarda taşıma gerçekleştirmeye başladığını anlatan Eldener, başlangıçta söz konusu talebin krizlerin sona ermesiyle yeniden denizyoluna kayacağını düşündüğünü, ancak gelişmelerin farklı yönde ilerlediğini ifade etti.</p>

<p>Eldener, “Ben bunun bir ürün olacağına bile inanmıyordum. Kriz biter, Arap Yarımadası'ndaki limanlar yeniden çalışmaya başlar ve bu iş unutulur gider diye düşündük. Böyle olmadı” dedi.</p>

<p>Kıta Logistics'in bugün Norveç dahil Avrupa'nın birçok noktasından Orta Doğu'ya karayoluyla yük taşıdığını, aynı güzergâhtan Avrupa'ya dönüş yükleri de almaya başladığını belirten Eldener, bunun hattın tek yönlü ve geçici bir kriz çözümü olmaktan çıkmaya başladığını gösterdiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Denizyolunda 35-40 gün, karayolunda 8 gün</strong></h3>

<p>Orta Doğu hattındaki karayolu talebinin artmasının arkasında transit sürelerinin bulunduğunu belirten Eldener, bölgedeki bazı limanlarda yaşanan yoğunluk nedeniyle konteynerlerin varış sonrasında uzun süre bekleyebildiğini ifade etti.</p>

<p>Denizyoluyla gerçekleştirilen bir taşımanın limanlardaki beklemelerle birlikte 35-40 güne ulaşabildiğini, buna karşılık karayoluyla yaklaşık 8 günde teslimat yapılabildiğini söyleyen Eldener, maliyet daha yüksek olsa bile hız ve öngörülebilirliğin müşterileri karayoluna yönelttiğini belirtti.</p>

<p>Artan talebin navlunlara da yansıdığını ifade eden Eldener, İstanbul-Dubai hattında karayolu navlunlarının 5-7 bin dolar seviyelerinden yaklaşık 10 bin dolara kadar çıktığını söyledi.</p>

<h3><strong>Türk TIR filosu Orta Doğu tecrübesini yeniden kazanıyor</strong></h3>

<p>Bölgeye yönelik güzergâhların uzun süre kapalı kalması nedeniyle Türk karayolu taşımacılık sektörünün Orta Doğu hatlarındaki operasyon tecrübesinin kısmen zayıfladığını belirten Eldener, yeni dönemde sektörün bu deneyimi hızla yeniden kazandığını söyledi.</p>

<p>Kendi filolarından da Suudi Arabistan'a araç gönderdiklerini aktaran Eldener, bölgede güvenlik ve jeopolitik risklerin devam ettiğini, buna rağmen hattın çalışmayı sürdüreceğini düşündüğünü ifade etti.</p>

<p>Eldener'in değerlendirmelerine göre, Orta Doğu'ya yönelik karayolu taşımacılığı artık yalnızca kriz döneminde kullanılan alternatif bir güzergâh değil; hız, transit süre ve tedarik zinciri güvenilirliği nedeniyle kalıcı bir lojistik ürüne dönüşme potansiyeli taşıyor.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://transmedyacom.teimg.com/transmedya-com/uploads/2026/09/bilgehan-engin.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /><strong>ENGİN: “2030’A GİDERKEN TÜRKİYE’NİN REKABET AVANTAJINI YEŞİL VE ENTEGRE LOJİSTİK BELİRLEYECEK”</strong></p>

<p>Türkiye’nin en önemli ticaret partnerinin Avrupa Birliği olduğunu hatırlatan Engin, AB’nin sürdürülebilirlik politikalarının Türkiye’nin hem mal hem de hizmet ihracatındaki rekabetçiliğini doğrudan etkileyeceğini söyledi.</p>

<p>Avrupa Birliği’nin Fit for 55 kapsamında 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını 1990 seviyesine göre yüzde 55 azaltmayı hedeflediğine işaret eden Engin, bu dönüşümün Orta Koridor’dan Kalkınma Yolu’na, lojistik altyapı yatırımlarından taşıma sistemlerine kadar geniş bir alanı etkileyeceğini belirtti.</p>

<p>Türkiye’nin lojistik maliyetler, jeopolitik riskler ve yükselen sigorta maliyetlerinin üzerine bir de karbon kaynaklı ek maliyetlerle karşılaşmaması gerektiğini söyleyen Engin, yeşil dönüşümün Türkiye açısından bir maliyet unsuru değil, rekabet avantajına dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Karbon emisyonunu standart şekilde ölçmeliyiz”</strong></p>

<p>Engin, 2030’a kadar atılması gereken en somut adımlardan birinin lojistik sektöründe ortak ve uluslararası kabul gören bir karbon emisyonu ölçüm mekanizması oluşturulması olduğunu söyledi.</p>

<p>Bu sistemin lojistik ekosistemindeki tüm oyuncuları kapsaması gerektiğini vurgulayan Engin, taşıyıcılardan lojistik hizmet sağlayıcılara kadar sektörün aynı standartlarla ölçüm yapmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Karbon emisyonunun standart bir ölçüm mekanizması olması lazım Türkiye’de. Bunu 2030’a kadar netice elde edebileceğimiz şekilde kurmamız gerekiyor. Dünyanın kabul ettiği standartlarla ölçmediğimiz bir şeyi yönetemeyiz” diyen Engin, aksi durumda Türkiye’nin hem hizmet hem de mal ihracatında rekabet açısından dezavantaj yaşayabileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Dijitalleşmede yeni aşama entegrasyon”</strong></p>

<p>Teknolojinin lojistik sektörünün dönüşümündeki rolüne de değinen Engin, yapay zekânın önümüzdeki dönemde sektör üzerinde çok daha belirleyici olacağını ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesi açısından kötü bir noktada olmadığını belirten Engin, bundan sonraki temel ihtiyacın farklı teknolojilerin ve lojistik sistemlerin ortak platformlarda entegre edilmesi olduğunu söyledi.</p>

<p>Taşıma modları arasında geçişi kolaylaştıracak, karbon emisyonunu azaltacak ve güçlü dijital altyapıya sahip lojistik platformlara ihtiyaç bulunduğunu vurgulayan Engin, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu gibi büyük projelerin başarısında da bu entegrasyonun belirleyici olacağını kaydetti.</p>

<p><strong>“Yük, en verimli taşıma moduna kolayca geçebilmeli”</strong></p>

<p>Engin, Türkiye’nin lojistik merkez olabilmesi için yalnızca koridorlara sahip olmasının yeterli olmadığını, bu koridorlar üzerinde taşıma modlarının birbirine etkin şekilde bağlanması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bir yükün karayolundan demiryoluna, denizyoluna veya başka bir taşıma moduna aktarılmasını sağlayacak altyapının verimli, düşük maliyetli ve mevzuat tarafından desteklenen bir yapıya kavuşturulması gerektiğini ifade eden Engin, bu amaçla güçlü lojistik platformların oluşturulmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Karasu Limanı için demiryolu bağlantısı önerisi</strong></p>

<p>Engin, Türkiye’nin lojistik altyapısındaki önceliklere somut bir örnek olarak Karasu Limanı’nı gösterdi.</p>

<p>Anadolu ve Ankara bölgesinden Avrupa’ya giden TIR’ların Marmara Bölgesi’ni ve İstanbul boğaz geçişlerini aşarak Kapıkule’ye yöneldiğini belirten Engin, Kapıkule’de zaman zaman çok uzun bekleme süreleri yaşandığına dikkat çekti.</p>

<p>Bu yapının önemli bir lojistik darboğaz oluşturduğunu ifade eden Engin, Karasu-Köstence hattının etkin şekilde kurgulanmasının ve Karasu Limanı’na demiryolu bağlantısı sağlanmasının alternatif bir çözüm yaratabileceğini söyledi.</p>

<p>Engin, “Hangi limanımızın demiryolu bağlantısının en efektif olabileceği önemli bir soru. Benim fikrime göre bunun somut cevaplarından biri Karasu Limanı” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>“2030’a kadar entegrasyonu tamamlamalıyız”</strong></p>

<p>Türkiye’nin son 20 yılda yaptığı ulaştırma yatırımlarının önemli bir altyapı oluşturduğunu belirten Engin, bundan sonraki aşamanın bu altyapıyı yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve intermodal sistemlerle birbirine bağlamak olduğunu vurguladı.</p>

<p>2030’a kadar gerçekleştirilecek yatırımların bu perspektifle ele alınması gerektiğini belirten Engin’e göre Türkiye’nin lojistikteki stratejik konumunu kalıcı bir rekabet avantajına dönüştürmesinin yolu; ölçülebilir karbon emisyonu, güçlü dijital altyapı, taşıma modları arasında kesintisiz entegrasyon ve Avrupa’nın yeşil dönüşüm hedefleriyle uyumlu bir lojistik sistem kurmaktan geçiyor.</p>
</section>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK</category>
      <guid>https://www.transmedya.com/turkiyenin-kuresel-lojistikteki-stratejik-rolu-zirvede-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://transmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/transmedya-com/uploads/2026/09/panel.JPG" type="image/jpeg" length="64290"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Lojistikte tarihi ittifak: 12 kuruluş “Lojistikte Birlik Platformu” çatısı altında buluştu]]></title>
      <link>https://www.transmedya.com/lojistikte-tarihi-ittifak-12-kurulus-lojistikte-birlik-platformu-catisi-altinda-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.transmedya.com/lojistikte-tarihi-ittifak-12-kurulus-lojistikte-birlik-platformu-catisi-altinda-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lojistik sektörünün farklı alanlarında faaliyet gösteren 12 sivil toplum kuruluşu, İstanbul Ticaret Odası (İTO) 24. Taşımacılık ve Lojistik Hizmetleri Meslek Komitesi seçimleri öncesinde güçlerini birleştirdi. “Lojistikte Birlik Platformu” adı altında bir araya gelen sektör kuruluşları, ortak sorunların çözümünde birlikte hareket etme ve İTO’da daha güçlü bir temsil oluşturma hedefiyle yola çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Türkiye ekonomisinin ve dış ticaretinin temel unsurlarından biri olan lojistik sektöründe, İTO 24. Taşımacılık ve Lojistik Hizmetleri Meslek Komitesi seçimleri öncesinde önemli bir birliktelik oluşturuldu. Sektörün karayolu taşımacılığından ağır nakliyeye, konteyner taşımacılığından evden eve nakliyeye, yük mühendisliğinden lojistik hizmetlere kadar farklı alanlarını temsil eden kuruluşlar, <strong>Lojistikte Birlik Platformu</strong> çatısı altında ortak hareket etme kararı aldı.</h2>

<p>Platformda; Ağır Nakliyeciler Derneği (AND), Evden Eve Nakliyeciler Derneği (END), Likit ve Dökme Ürün Taşımacıları Derneği (LİKİTDER), LojiKurum Ücretsiz Lojistik Satın Alma Platformu, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), S.S. Haydarpaşa Karayolu Yük Taşıma Kooperatifi (HAY-KOOP), S.S. İstanbul Lojistikçileri Taşıma ve İşletme Kooperatifi (İSTLOJKOOP), Tüm Konteyner Lojistikçileri Derneği (TÜMKONTEYNER), Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND), Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD), Yük Mühendisliği Birliği (YMB) ile Yurtiçi Nakliyeciler ve Komisyoncular Derneği (YND) yer aldı.</p>

<h3><strong>Ortak hedef: İTO’da daha güçlü temsil</strong></h3>

<p>Dernek, birlik ve kooperatif başkanlarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda sektörün ortak sorunları ve bunlara yönelik çözüm önerileri değerlendirildi. Farklı taşıma ve lojistik alanlarının aynı platformda buluşmasının, sektörün İTO nezdindeki temsil gücünü artıracağı vurgulandı. Paydaşlar, sorunların çözümü için daha güçlü bir dayanışmaya ve ortak temsil mekanizmasına ihtiyaç bulunduğu konusunda görüş birliğine vardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Platformun temel yaklaşımı ise “istişare, ortak akıl ve güçlü temsil” olarak belirlendi. Sektörün farklı kesimlerinin sorunlarını birlikte tespit etmesi, ortak çözümler geliştirmesi ve lojistiğin geleceğine ilişkin daha güçlü bir temsil yapısının oluşturulması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Hacı Kutlar: “Sorunlarımız ortak, çözüm de ortak akılla mümkün”</strong></h3>

<p>Platformun oluşumunda öncü rol üstlenen Hacı Kutlar, lojistik sektörünün farklı temsilcilerini ortak bir vizyon etrafında buluşturmanın önemine dikkat çekti. Kutlar, platformun mevcut kuruluşlarla sınırlı olmadığını ve yeni katılımlara açık olduğunu belirterek, “Sektörümüzün karşı karşıya kaldığı tüm sorunlar ortak; dolayısıyla çözüm de ancak ortak akılla ve omuz omuza mücadeleyle mümkündür. Kurduğumuz bu dayanışma platformu tüm derneklerimize, birliklerimize ve paydaşlarımıza sonuna kadar açıktır. Türkiye lojistiğini hak ettiği yere taşımak için tek bir çatıda buluşmaya, gücümüze güç katmaya devam edeceğiz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK</category>
      <guid>https://www.transmedya.com/lojistikte-tarihi-ittifak-12-kurulus-lojistikte-birlik-platformu-catisi-altinda-bulustu</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://transmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/transmedya-com/uploads/2026/09/lojistikte-birlik-platformu.jpg" type="image/jpeg" length="32139"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[IRU Başkanı Dinescu: Türkiye küresel ticaret koridorlarında stratejik bir fırsatla karşı karşıya]]></title>
      <link>https://www.transmedya.com/iru-baskani-dinescu-turkiye-kuresel-ticaret-koridorlarinda-stratejik-bir-firsatla-karsi-karsiya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.transmedya.com/iru-baskani-dinescu-turkiye-kuresel-ticaret-koridorlarinda-stratejik-bir-firsatla-karsi-karsiya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[IRU Başkanı Radu Dinescu, Türkiye’nin Avrupa ile Irak, Suriye, Ürdün ve daha geniş Orta Doğu coğrafyası arasındaki taşımacılıkta giderek daha kritik bir konuma geldiğini söyledi. Irak ve Suriye güzergâhlarında yaşanan gelişmelerin karayolu taşımacılığı açısından önemli fırsatlar yarattığını belirten Dinescu, sınır geçişlerinin hızlandırılması, TIR Green Lanes uygulamalarının yaygınlaştırılması ve dijitalleşmenin Türkiye’nin lojistik merkez rolünü daha da antıracağını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<ol start="11">
 <li>Ekonomi ve Lojistik Zirvesi’nde küresel karayolu taşımacılığının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği (IRU) Başkanı <strong>Radu Dinescu</strong>, değişen ticaret rotalarının Türkiye açısından önemli fırsatlar ortaya çıkardığını söyledi.</li>
</ol>

<p>Türkiye’nin Avrupa ile Orta Doğu ve Asya arasındaki stratejik konumuna dikkat çeken Dinescu, özellikle Irak ve Suriye yönünde son dönemde yaşanan gelişmelerin uluslararası karayolu taşımacılığının potansiyelini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<h2>Irak hattında 4 günlük taşıma süresi</h2>

<p>Türkiye ile Irak arasındaki karayolu bağlantısının sağladığı avantajlara dikkat çeken Dinescu, karayolu taşımacılığının Türkiye üzerinden Avrupa ile Irak ve daha geniş Orta Doğu coğrafyası arasında hızlı ve esnek bağlantılar sağlayabileceğini söyledi. Dinescu transit sürelerde elde edilecek kazanımların ticaret açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<h2>“Suriye’de etkileyici bir dönüşüm görüyoruz”</h2>

<p>Dinescu, Suriye güzergâhında yaşanan gelişmelere de özel vurgu yaptı. Bölgedeki karayolu taşımacılığının yeniden canlanmaya başladığını belirten Dinescu, Türkiye üzerinden Suriye ve Ürdün'e uzanan karayolu bağlantılarının yeniden aktif hale gelmesinin bölgesel ticaret açısından önemli bir gelişme olduğunu söyledi.</p>

<p>TIR sisteminin bu süreçte oynadığı role dikkat çeken Dinescu, bölgede <strong>5 binden fazla TIR Karnesi kullanıldığını</strong> belirterek bunun uluslararası karayolu taşımacılığı açısından güçlü bir mesaj verdiğini ifade etti.</p>

<p>Dinescu, gelişmelerin karayolu taşımacılığının değişen ticaret koşullarına hızlı ve esnek alternatifler sunabildiğini bir kez daha ortaya koyduğunu kaydetti.</p>

<h2>“Sınırı açmak tek başına yeterli değil”</h2>

<p>Yeni güzergâhların açılmasının önemli olduğunu ancak bunun tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Dinescu, sınır kapılarındaki işlemlerin de ticaretin hızına uygun hale getirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Sınır geçişlerinde gerekli kontrollerin daha etkin yapılması, bekleme sürelerinin kısaltılması ve süreçlerin öngörülebilir hale getirilmesi gerektiğini belirten Dinescu, bir güzergâhta kazanılan zamanın başka bir sınır kapısında uzun beklemeler nedeniyle kolaylıkla kaybedilebileceğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>TIR Green Lanes çağrısı</h2>

<p>IRU olarak hükümetler, gümrük idareleri ve sektör temsilcileriyle yakın çalıştıklarını belirten Dinescu, <strong>TIR Green Lanes</strong> uygulamasının sınır geçişlerini hızlandırmak için önemli araçlardan biri olduğunu söyledi.</p>

<p>TIR sistemindeki önceden sağlanan elektronik bilgiler ve risk bazlı kontroller sayesinde güvenlikten taviz vermeden sınır geçişlerinin hızlandırılabileceğini ifade eden Dinescu, karayolu taşımacılığının rekabet gücü açısından sınır kapılarındaki verimliliğin kritik önemde olduğunu vurguladı.</p>

<h2>Avrupa ile Asya arasındaki bağlantıda Türkiye öne çıkıyor</h2>

<p>Avrupa ile Asya arasındaki karayolu bağlantılarının öneminin giderek arttığını söyleyen Dinescu, Çin ve Doğu Asya’dan Avrupa’ya uzanan ticaret akışlarında Türkiye’nin kritik bir geçiş noktası olduğunu ifade etti.</p>

<p>Küresel tedarik zincirlerindeki değişimin şirketleri alternatif güzergâhlara yönelttiğini belirten Dinescu, Türkiye'nin Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasındaki konumunun bu süreçte daha da değer kazandığını söyledi.</p>

<p>Dinescu, Türkiye üzerinden gerçekleştirilen taşımaların daha hızlı, daha uygun maliyetli ve daha öngörülebilir hale getirilmesinin ülkenin uluslararası lojistikteki rolünü güçlendireceğini kaydetti.</p>

<h2>“Dijitalleşmenin amacı taşımacılığı kolaylaştırmak olmalı”</h2>

<p>Dijitalleşmenin karayolu taşımacılığındaki dönüşümün en önemli unsurlarından biri olacağını belirten Dinescu, veri paylaşımı ve birbirleriyle entegre çalışan dijital sistemlerin gümrük işlemlerinden risk yönetimine kadar birçok alanda önemli avantajlar sağlayacağını söyledi.</p>

<p>Gerçek zamanlı veri paylaşımının yaygınlaştırılması gerektiğini ifade eden Dinescu, dijitalleşmenin kendi başına bir amaç olarak görülmemesi gerektiğinin de altını çizdi.</p>

<p>Dinescu, “Dijitalleşmenin her zaman bir amacı olmalı: Taşımacılığı daha kolay ve daha hızlı hale getirmek” mesajını verdi.</p>

<h2>“Küreselleşme bitmedi, daha karmaşık hale geldi”</h2>

<p>Dünya ticaretinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan IRU Başkanı Dinescu, küreselleşmenin sona ermediğini ancak yapısının önemli ölçüde değiştiğini söyledi.</p>

<p>“Küreselleşme yok olmadı. Ancak küresel tedarik zincirleri daha çeşitli, daha bölgesel ve daha volatil hale geliyor” değerlendirmesinde bulunan Dinescu, bu dönüşümün Türkiye açısından önemli bir stratejik fırsat oluşturduğunu vurguladı.</p>

<p>Türkiye'nin bir taraftan Çin ve Asya'ya, diğer taraftan Irak, Ürdün ve Orta Doğu'ya uzanan koridorların merkezinde bulunduğuna işaret eden Dinescu, doğru altyapı yatırımları, dijitalleşme, sınır geçişlerinin kolaylaştırılması ve uluslararası iş birliğiyle Türkiye'nin bu konumunu daha da güçlendirebileceğini ifade etti.</p>

<p>Dinescu, küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde karayolu taşımacılığının esnekliği, hızı ve kapıdan kapıya bağlantı kabiliyetiyle küresel tedarik zincirlerinin vazgeçilmez unsurlarından biri olmaya devam edeceğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK</category>
      <guid>https://www.transmedya.com/iru-baskani-dinescu-turkiye-kuresel-ticaret-koridorlarinda-stratejik-bir-firsatla-karsi-karsiya</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 10:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://transmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/transmedya-com/uploads/2026/09/radu-dinescu-1.JPG" type="image/jpeg" length="52289"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ünüvar: Türkiye’yi küresel ulaştırma koridorlarının merkezinde daha güçlü konuma taşıyacağız]]></title>
      <link>https://www.transmedya.com/unuvar-turkiyeyi-kuresel-ulastirma-koridorlarinin-merkezinde-daha-guclu-konuma-tasiyacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.transmedya.com/unuvar-turkiyeyi-kuresel-ulastirma-koridorlarinin-merkezinde-daha-guclu-konuma-tasiyacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[11. Ekonomi ve Lojistik Zirvesi’nde konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar, Türkiye’nin dış ticaret hedefleri doğrultusunda uluslararası karayolu taşımacılığının geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirterek, “Yeni ulaştırma koridorları ve dijital kolaylaştırma uygulamalarıyla Türkiye’nin küresel lojistikteki konumunu sektörümüzle birlikte daha üst seviyeye çıkaracağız” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<ol start="11" style="list-style-type:decimal" type="1">
 <li>Ekonomi ve Lojistik Zirvesi, kamu, lojistik ve taşımacılık sektörünün temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirdi. Zirvede konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı <strong>Durmuş Ünüvar</strong>, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun selamlarını ileterek Türkiye’nin ulaştırma ve lojistik alanındaki yatırımları ile gelecek dönem hedeflerini anlattı.</li>
</ol>

<p>Uluslararası karayolu taşımacılığının Türkiye’nin dış ticaretinin can damarlarından biri olduğuna dikkat çeken Ünüvar, sektörün daha rekabetçi bir yapıya kavuşması için başta Ticaret Bakanlığı olmak üzere tüm paydaşlarla yoğun çalışmalar yürüttüklerini söyledi.</p>

<p><strong>“Sektörümüzün haklarını uluslararası platformlarda savunuyoruz”</strong></p>

<p>Taşımacıların faaliyetlerini daha etkin ve verimli şekilde sürdürebilmeleri için gerekli düzenlemelerin hayata geçirilmeye devam edildiğini belirten Ünüvar, sektörün uluslararası rekabette daha güçlü bir konuma ulaşmasının öncelikleri arasında bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Ünüvar, “Aynı zamanda uluslararası platformlarda sektörümüzün hak ve menfaatlerini kararlılıkla savunuyoruz. Uzun yıllardır gündemi meşgul eden geçiş belgesi ve kota sorunlarının çözümünde sizlerle birlikte çalışarak önemli aşamalar kaydettik” dedi.</p>

<p><strong>Ulaştırmaya 360 milyar dolar yatırım</strong></p>

<p>Türkiye’nin ulaştırma altyapısına yönelik yatırımlarına da değinen Ünüvar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak son 23 yılda <strong>360 milyar doların üzerinde ulaştırma yatırımına</strong> imza attıklarını söyledi.</p>

<p>Ünüvar, gerçekleştirilen yatırımların yalnızca Türkiye içerisindeki lojistik faaliyetlere değil, bölgesel ve uluslararası lojistik sistemine de hizmet ettiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Elektronik geçiş belgesi ve e-CMR vurgusu</strong></p>

<p>Uluslararası taşımacılıkta dijitalleşmeye büyük önem verdiklerini ifade eden Ünüvar, Türkiye’de geliştirilen <strong>elektronik geçiş belgesi</strong> uygulaması sayesinde taşımacıların işlemlerini daha hızlı ve esnek şekilde gerçekleştirebildiklerini söyledi.</p>

<p>Azerbaycan ile başlatılan <strong>e-CMR projesine</strong> de değinen Ünüvar, sistemin devreye alınmasıyla birlikte uluslararası karayolu taşımacılığının dijitalleşmesinde önemli bir aşamanın daha tamamlanacağını kaydetti.</p>

<p><strong>Sürücü yaşına ilişkin düzenleme kalıcı hale geldi</strong></p>

<p>Lojistik sektörünün önemli sorunlarından biri olan profesyonel sürücü açığına da dikkat çeken Ünüvar, daha önce geçici olarak uygulanan sürücü yaşına ilişkin düzenlemenin yapılan yönetmelik değişikliğiyle kalıcı hale getirildiğini açıkladı.</p>

<p>Ünüvar ayrıca, Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Kadın Çalışma Grubu tarafından hayata geçirilen <strong>Kadın TIR Sürücü Akademisi</strong> projesini son derece değerli bulduklarını belirterek, Bakanlık olarak bu tür girişimleri desteklediklerini söyledi.</p>

<p><strong>“Krizlere adapte olma kabiliyetimiz gelişti”</strong></p>

<p>Pandemiden Rusya-Ukrayna savaşına, 6 Şubat depremlerinden uluslararası taşıma rotalarında yaşanan aksamalara kadar son yıllarda lojistik sektörünün çok sayıda krizle karşı karşıya kaldığını hatırlatan Ünüvar, bölgesel çatışmalar ve yaptırımlar nedeniyle değişen rotaların da taşımacılık sektörünü etkilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Türkiye’nin ve taşımacılık sektörünün her krizde yeni çözüm yolları geliştirdiğini ifade eden Ünüvar, “Her krizde olumsuz etkilendik ancak hemen yeni çözüm yolları aradık ve krizlerin üstesinden geldik. Krizlere adapte olma ve çözüm üretme kabiliyetimiz gelişti, yeni fırsatları değerlendirdik” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Taşımacılık vazgeçilmezdir”</strong></p>

<p>Dünyada hangi şartlar yaşanırsa yaşansın taşımacılık sektörünün hayatın devamlılığı açısından vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Ünüvar, temel ihtiyaçların karşılanmasından ticaretin sürdürülebilirliğine kadar sektörün kritik bir rol üstlendiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin bölgesel ve küresel lojistikteki konumunu daha ileri taşımayı hedeflediklerini belirten Ünüvar; dirençli ulaştırma altyapısı, güçlü lojistik bağlantılar, alternatif güzergâhlar, yeni ulaştırma koridorları ve dijital kolaylaştırma uygulamaları üzerinde çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.</p>

<p>Ünüvar, Türkiye’nin uluslararası ticaret ve ulaştırma koridorlarının kesişme noktasındaki stratejik konumunun sektörle birlikte daha da güçlendirileceğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK</category>
      <guid>https://www.transmedya.com/unuvar-turkiyeyi-kuresel-ulastirma-koridorlarinin-merkezinde-daha-guclu-konuma-tasiyacagiz</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://transmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/transmedya-com/uploads/2026/09/durmus-unuvar-1.JPG" type="image/jpeg" length="36693"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[11. Ekonomi ve Lojistik Zirvesi başladı]]></title>
      <link>https://www.transmedya.com/11-ekonomi-ve-lojistik-zirvesi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.transmedya.com/11-ekonomi-ve-lojistik-zirvesi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lojistik sektörünün önde gelen temsilcilerini bir araya getiren 11. Ekonomi ve Lojistik Zirvesi, “Global Krizler Çağında Lojistik: Tedarik Zinciri Ekosisteminde Dönüşüm ve Küresel Rekabet” ana temasıyla İstanbul’da başladı. İki gün sürecek zirvede; küresel ticaret rotalarındaki değişimden Türkiye’nin lojistikteki stratejik konumuna, yatırımlar ve gümrüklerdeki dönüşümden dijitalleşme ve akıllı lojistik sistemlerine kadar sektörün geleceğini şekillendiren başlıklar ele alınacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Sheraton Grand Ataşehir İstanbul’da 2-3 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen 11. Ekonomi ve Lojistik Zirvesi, kamu, iş dünyası ve uluslararası lojistik kuruluşlarının temsilcilerini aynı platformda buluşturuyor.</h1>

<p>Zirvenin ilk günü açılış konuşmalarının ardından uluslararası taşımacılık ve lojistik dünyasının iki önemli kuruluşunun başkanlarını bir araya getiren “Başkanlar Oturumu” ile devam edecek. FIATA Başkanlık Divanı Üyesi Turgut Erkeskin’in moderatörlüğündeki oturumda FIATA Başkanı Dr. Thomas Sim ile IRU Başkanı Radu Dinescu küresel lojistik sektöründeki gelişmeleri değerlendirecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk günün öne çıkan gündemlerinden biri de Türkiye’nin değişen küresel ticaret ve tedarik zincirleri içerisindeki konumu olacak. “Küresel Krizler Çağında Türkiye’nin Lojistikteki Stratejik Rolü: Fırsatlar, Sorunlar ve Çözümler” başlıklı oturumda kamu ve sektör temsilcileri Türkiye’nin lojistik avantajlarını, karşılaşılan sorunları ve yeni dönemin sunduğu fırsatları masaya yatıracak.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://transmedyacom.teimg.com/transmedya-com/uploads/2026/09/d-s-c-f5817.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Gün boyunca ayrıca lojistik sektörüne yönelik teşvik ve yatırımlar, gümrüklerde dönüşüm, dünyadaki “lojipolitik” fay hatları ve değişen küresel ticaret rotaları ile dijitalleşme ve akıllı lojistik sistemlerinin tedarik zincirlerine etkileri sektörün önde gelen isimleri tarafından değerlendirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK</category>
      <guid>https://www.transmedya.com/11-ekonomi-ve-lojistik-zirvesi-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://transmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/transmedya-com/uploads/2026/09/d-s-c-f5815.JPG" type="image/jpeg" length="66643"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Lojistik & Kargo'nun yönetimini Gürdeniz yapacak]]></title>
      <link>https://www.transmedya.com/lojistik-kargonun-yonetimini-gurdeniz-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.transmedya.com/lojistik-kargonun-yonetimini-gurdeniz-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ülkem Gürdeniz, Howden Türkiye ve Orta Asya Marine, Lojistik & Kargo Branşı Managing Director’ü olarak atandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3>Sigorta ve reasürans sektöründe 20 yılı aşkın deneyime sahip Ülkem Gürdeniz, Howden Türkiye ve Orta Asya Marine, Lojistik &amp; Kargo Branşı Managing Director’ü olarak göreve başladı. Gürdeniz, yeni görevinde şirketin Marine, Lojistik &amp; Kargo alanındaki bölgesel yapılanmasına liderlik edecek.</h3>

<p>Howden Türkiye, Marine, Lojistik &amp; Kargo alanındaki yapılanmasını Türkiye ve Orta Asya’yı kapsayacak şekilde güçlendiriyor. Bu kapsamda Ülkem Gürdeniz, Türkiye ve Orta Asya Bölgesi’ndeki Marine, Lojistik &amp; Kargo faaliyetlerinin gelişimine yön verecek ve Howden Türkiye Yönetim Kurulu’nda da yer alacak.</p>

<p>Gürdeniz’in yeni görevinde özellikle Tekne ve Deniz Sorumluluk Sigortaları başta olmak üzere teknik uzmanlığın geliştirilmesi, müşterilere sunulan çözüm kapasitesinin artırılması ve uluslararası piyasalara erişimin güçlendirilmesi hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik İşletmeleri Yönetimi Bölümü mezunu olan Ülkem Gürdeniz, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Ekonomi Hukuku alanında yüksek lisansını tamamladı. Kariyerine 2004 yılında sigorta ve reasürans brokerliği alanında başlayan Gürdeniz, deniz sigortaları ve özel riskler alanında farklı sorumluluklar üstlenerek 20 yılı aşkın sektör deneyimi kazandı.</p>

<p>Kariyeri boyunca P&amp;I, Tekne ve Makine, Harp ve Grev Riskleri, Gemi İnşa Riskleri ve çeşitli sorumluluk sigortaları gibi deniz sigortacılığı branşlarında uzmanlaşan Gürdeniz; uluslararası sigorta plasmanları, hasar yönetimi, iş geliştirme ve müşteri ilişkileri yönetimi alanlarında deneyim kazandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK</category>
      <guid>https://www.transmedya.com/lojistik-kargonun-yonetimini-gurdeniz-yapacak</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://transmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/transmedya-com/uploads/2026/08/1787826721-u-lkem-g-rdeniz.jpg" type="image/jpeg" length="93513"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ulaştırma ve depolama üretim değeri 6,8 trilyon TL’ye ulaştı]]></title>
      <link>https://www.transmedya.com/ulastirma-ve-depolama-uretim-degeri-68-trilyon-tlye-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.transmedya.com/ulastirma-ve-depolama-uretim-degeri-68-trilyon-tlye-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK’in 2025 yılı Yıllık Sanayi ve Hizmet İstatistikleri geçici sonuçlarına göre Türkiye’de aktif girişim sayısı 4 milyon 16 bin 59’a yükseldi. Toplam üretim değeri 71 trilyon 351 milyar TL olurken, ulaştırma ve depolama sektörü 6 trilyon 801 milyar TL’lik üretim değeriyle ekonominin öne çıkan faaliyet alanları arasında yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin Yıllık Sanayi ve Hizmet İstatistikleri’nin geçici sonuçlarını açıkladı. Veriler, Türkiye ekonomisinde sanayi, ticaret ve hizmetlerin yanı sıra lojistik ekosisteminin temel bileşenlerinden ulaştırma ve depolamanın da güçlü bir üretim değeri yarattığını ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>LOJİSTİK EKOSİSTEMİ ÜRETİM DEĞERİNDE DİKKAT ÇEKTİ</strong></p>

<p>Türkiye genelinde üretim değeri 71 trilyon 351 milyar TL olarak hesaplandı. Bu tabloda imalat 27 trilyon 886 milyar TL ile ilk sırada yer alırken, ulaştırma ve depolama 6 trilyon 801 milyar TL’lik üretim değeriyle lojistik sektörünün ekonomik ağırlığını gösteren başlıca göstergelerden biri oldu.</p>

<p>Ticarette 9 trilyon 134 milyar TL, inşaatta 7 trilyon 976 milyar TL üretim değeri kaydedilirken, ulaştırma ve depolama sektörünün bu alanlara yakın büyüklükte bir değer üretmesi, tedarik zinciri, dağıtım, taşımacılık ve depolama faaliyetlerinin ekonomideki stratejik rolünü öne çıkardı.</p>

<p><strong>AKTİF GİRİŞİM SAYISI 4 MİLYONU AŞTI</strong></p>

<p>2025 yılında Türkiye’de faal olan girişimlerin sayısı 4 milyon 16 bin 59’a ulaştı. Girişimlerin yüzde 48,4’ü hizmet, yüzde 31,6’sı ticaret, yüzde 12,4’ü ise sanayi sektöründe faaliyet gösterdi.</p>

<p>Hizmet sektörünün girişim sayısı ve istihdamdaki yüksek payı, lojistik faaliyetlerin de içinde yer aldığı hizmet tabanlı ekonomik yapının genişliğine işaret etti. İstihdamda hizmet sektörünün payı yüzde 41,2 olurken, sanayinin payı yüzde 26,1 olarak kaydedildi.</p>

<p><strong>CİRODA TİCARET, ÜRETİMDE İMALAT ÖNE ÇIKTI</strong></p>

<p>Toplam ciro 124 trilyon 816 milyar TL olarak gerçekleşti. Sektörlerin toplam ciro içindeki paylarına bakıldığında ticaret yüzde 46,8 ile ilk sırada yer aldı. Sanayinin cirodaki payı yüzde 28,5, hizmet sektörünün payı ise yüzde 17,8 oldu.</p>

<p>Üretim değerinde imalatın ardından ticaret ve inşaat öne çıkarken, ulaştırma ve depolama sektörünün 6 trilyon 801 milyar TL’lik büyüklüğü, lojistik operasyonların sanayi ve ticaretin sürdürülebilirliği açısından taşıdığı önemi destekledi.</p>

<p>Mal ve hizmetlerin toplam satın alışları 108 trilyon 507 milyar TL’ye ulaşırken, faktör maliyetiyle katma değer 22 trilyon 201 milyar TL olarak hesaplandı.</p>

<p><strong>TOPLAM İSTİHDAM 20,1 MİLYONU GEÇTİ</strong></p>

<p>2025’te toplam istihdam 20 milyon 122 bin 817 kişi olarak gerçekleşti. Çalışan sayısına göre değerlendirildiğinde, cironun yüzde 34,3’ünü 250 ve üzeri çalışanı bulunan girişimler oluşturdu. İstihdamda ise en yüksek pay yüzde 36,4 ile 1-9 çalışanı bulunan girişimlerde görüldü.</p>

<p>TÜİK, 2025 yılına ilişkin kesin sonuçların Aralık 2026’da yayımlanmasının planlandığını bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK</category>
      <guid>https://www.transmedya.com/ulastirma-ve-depolama-uretim-degeri-68-trilyon-tlye-ulasti</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://transmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/transmedya-com/uploads/2023/11/1700470394-akca-lojistik-gebze-deposu.jpg" type="image/jpeg" length="60518"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[UND Başkanı Aras'tan Gürbulak beklemeleri için açıklama]]></title>
      <link>https://www.transmedya.com/und-baskani-arastan-gurbulak-beklemeleri-icin-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.transmedya.com/und-baskani-arastan-gurbulak-beklemeleri-icin-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UND, Gürbulak–Bazergan hattında yürütülen yoğun çalışmalar ve son toplantıların ardından araç geçişlerinde önemli bir artış sağlandığını, ancak sınırdaki beklemelerin henüz kabul edilebilir seviyeye inmediğini ve kalıcı çözüm için çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p align="center">Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü ve Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı veteriner birimleri, TOBB, TİM-DAİB, UND ve ITCAI ile Türk ve İran makamlarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantının hemen ardından, Türkiye’ye araç girişlerinde yalnızca bir gün içerisinde yaklaşık yüzde 30 oranında artış kaydedildi.</p>

<p></p>

<p>UND, söz konusu artışın doğru yönde atılmış önemli bir adım olduğunu ancak 5.000’i aşan araç kuyruğu ve haftalara varan bekleme süreleri dikkate alındığında henüz yeterli sonucun alınmadığını vurguladı.</p>

<p>UND Başkanı Şerafettin Aras, Gürbulak’taki sorunun ancak her iki devletin ortak iradesi ve güçlü koordinasyonu ile sahadaki kesintisiz operasyonel takibin birlikte yürütülmesiyle kalıcı biçimde çözülebileceğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>Başkan Aras, iki hafta önce UND İkinci Başkanı Ergun Bilen ve beraberindeki heyetin gerçekleştirdiği üç günlük Gürbulak–Bazergan saha ziyaretinde tespit edilen aksaklıkların kapsamlı bir rapora dönüştürüldüğünü ve bu raporun kendisi tarafından hem Türk hem de İran makamlarına sunulduğunu belirterek, söz konusu çalışmanın bugün gelinen çözüm sürecinin önemli adımlarından biri olduğunu ifade etti. İki hafta sonra Türk ve İran makamlarının yeniden sahada buluşmasının ardından araç geçişlerinde bir günde yaklaşık yüzde 30 artış sağlanması, doğru tespit, ve kesintisiz saha koordinasyonunun önemini ortaya koydu.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://transmedyacom.teimg.com/transmedya-com/uploads/2026/08/1-28.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Aras: “Yüzde 30 artış önemli ama henüz yeterli değil” </strong></p>

<p>UND Başkanı Şerafettin Aras, yapılan çalışmaların ilk sonuçlarının sahaya yansımaya başladığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p>“Gümrükler Genel Müdürlüğümüzün başkanlığında gerçekleştirilen toplantının ardından araç geçişlerinde bir gün içerisinde yaklaşık yüzde 30 artış yaşanması önemli bir gelişmedir.</p>

<p>Bu artış bize, doğru koordinasyon sağlandığında kapasitenin artırılabileceğini açıkça göstermiştir.</p>

<p>Ancak bugün hâlâ Gürbulak–Bazergan hattında ciddi beklemeler vardır. Binlerce araç sırada beklemeye devam etmektedir. Dolayısıyla <strong>henüz yeterli sonucu aldık diyemeyiz. </strong></p>

<p>Bizim hedefimiz bir veya iki günlük geçici artış değil; sınır geçişlerinin sürekli, öngörülebilir ve Türkiye’nin dış ticaret hacmine cevap verecek kapasitede çalışmasıdır.”</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://transmedyacom.teimg.com/transmedya-com/uploads/2026/08/3-11.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>5.000’den fazla araç hâlâ Türkiye’nin dış ticaret kapasitesini sınırda tutuyor </strong></p>

<p>UND, Gürbulak’taki sorunun yalnızca bir sınır kapısında oluşan araç kuyruğu olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Haftalar boyunca sınırda bekleyen binlerce araç, Türkiye’nin uluslararası taşımacılık kapasitesinin önemli bir bölümünün atıl kalması anlamına geliyor.</p>

<p>Her gün sınırda hareketsiz kalan çekiciler ve dorseler yeni ihracat ve ithalat yüklerini taşıyamıyor; filoların sefer sayıları düşüyor, sürücü ve finansman maliyetleri artıyor, ihracatçının teslim süreleri uzuyor.</p>

<p>Şerafettin Aras, yaşanan kaybın Türkiye ekonomisinin tamamını ilgilendirdiğini vurguladı:</p>

<p>“Burada yalnızca araçlar beklemiyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Türkiye’nin sermayesi bekliyor. </strong></p>

<p><strong>Türkiye’nin taşıma kapasitesi bekliyor. </strong></p>

<p><strong>İhracatçımızın yükü bekliyor. </strong></p>

<p><strong>Türkiye’nin dış ticareti bekliyor. </strong></p>

<p></p>

<p>Binlerce aracın haftalar boyunca atıl kalmasını taşımacılık sektörünün kendi meselesi olarak göremeyiz. Bu, Türkiye’nin üretim, ihracat ve rekabet gücü meselesidir.”</p>

<p></p>

<p><strong>Çözümün anahtarı: Ortak irade ve sahada anlık koordinasyon </strong></p>

<p>UND’ye göre Gürbulak–Bazergan hattında kalıcı iyileşmenin sağlanabilmesi için iki unsurun aynı anda işletilmesi gerekiyor:</p>

<p>Birincisi, Türkiye ve İran’ın ilgili kamu kurumları arasında <strong>ortak ve sürekli koordinasyonun devam etmesi</strong>.</p>

<p>İkincisi ise alınan kararların sahada uygulanıp uygulanmadığının <strong>anlık ve kesintisiz biçimde takip edilmesi</strong>.</p>

<p>İran tarafından ise Uluslararası İşbirliği Dairesi Genel Müdürlük yetkililer görüşmelerde yer aldı.</p>

<p></p>

<p>Gece saatlerine kadar süren müzakerelerde sınır kapasitesinin artırılması, araç akışının hızlandırılması ve mevcut kuyruğun eritilmesine ilişkin konular ayrıntılı şekilde ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>UND 24 saat tampon bölgede sahayı takip ediyor </strong></p>

<p></p>

<p>Toplantılarda alınan kararların sahadaki uygulamasını doğrudan takip etmek amacıyla UND tarafından ayrıca kesintisiz bir saha takip sistemi oluşturuldu.</p>

<p></p>

<p>Bu kapsamda <strong>UND personeli 24 saat esasına göre Gürbulak–Bazergan tampon bölgesinde görev yapıyor. </strong></p>

<p></p>

<p>Araç giriş ve çıkış sayıları, bekleme süreleri, işlem hızları ve sahada yaşanan aksaklıklar anlık olarak takip edilerek <strong>hem Türk hem de İran makamlarına doğrudan raporlanıyor. </strong></p>

<p></p>

<p>Böylece oluşan bir darboğazın günler sonra değil, meydana geldiği anda tespit edilerek ilgili makamlara bildirilmesi ve hızlı müdahale sağlanması hedefleniyor.</p>

<p></p>

<p>Aras, bu mekanizmanın önemini şu sözlerle ifade etti:</p>

<p></p>

<p>“Bir karar Ankara’da veya Tahran’da alındığında bunun Gürbulak ve Bazergan’daki karşılığını aynı anda görmek zorundayız.</p>

<p>Sorun nerede oluşuyorsa orada tespit edilmeli, aynı anda iki ülkenin ilgili makamlarına aktarılmalı ve çözülmelidir.</p>

<p>Bu nedenle UND olarak 24 saat sahadayız.”</p>

<p></p>

<p><strong>Aras: “İlk iyileşmeyi gördük, şimdi bunu kalıcı hale getirmeliyiz” </strong></p>

<p>UND Başkanı Şerafettin Aras açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>“Bir günde yüzde 30 artış sağlanması bize doğru adımlar atıldığında sonuç alınabileceğini gösterdi.</p>

<p>Ancak hâlâ sınırda bekleyen binlerce aracımız var. Bu nedenle başarı ilan edecek noktada değiliz.</p>

<p></p>

<p><strong>Şimdi yapılması gereken, sağlanan artışı kalıcı hale getirmek ve daha ileri taşımaktır. </strong></p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin uluslararası taşımacılık filosu haftalar boyunca sınırda bekleyemez. Şoförümüz insani olmayan koşullarda bir ay boyunca aracında yaşayamaz. İhracatçımız yükünün ne zaman teslim edileceğini belirsizlik içinde takip edemez.</p>

<p></p>

<p>Kalıcı çözüm; ortak irade, iki ülke makamları arasında sürekli koordinasyon ve sahada 24 saat takip ile mümkündür.</p>

<p></p>

<p>UND olarak sonuçları günlük olarak izleyecek, aksaklıkları anında raporlayacak ve beklemeler kabul edilebilir seviyeye ininceye kadar sürecin takipçisi olacağız.</p>

<p></p>

<p><strong>Sorun henüz bitmedi. Ancak çözüm için doğru mekanizma kurulmuştur. Şimdi bu mekanizmanın kesintisiz çalışmasını sağlamak zorundayız.</strong>”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK</category>
      <guid>https://www.transmedya.com/und-baskani-arastan-gurbulak-beklemeleri-icin-aciklama</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://transmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/transmedya-com/uploads/2026/08/2-19.jpg" type="image/jpeg" length="37287"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye Demiryolu lojistiğinde bölgesel merkez olma yolunda]]></title>
      <link>https://www.transmedya.com/turkiye-demiryolu-lojistiginde-bolgesel-merkez-olma-yolunda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.transmedya.com/turkiye-demiryolu-lojistiginde-bolgesel-merkez-olma-yolunda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lanes Lojistik Operasyon Direktörü Ali Demircan, Türkiye’nin stratejik konumu, intermodal taşımacılık potansiyeli ve sürdürülebilirlik beklentileriyle demiryolu lojistiğinde yeni fırsatların eşiğinde olduğunu belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin lojistik altyapısında demiryolu taşımacılığının payının artırılması, dış ticaretin çeşitlendirilmesi ve tedarik zincirlerinin daha dayanıklı hale getirilmesi açısından önemli bir fırsat sunuyor. Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumu sayesinde Türkiye, demiryolu taşımacılığında bölgesel bir lojistik merkez olma potansiyelini güçlendiriyor.</p>

<p></p>

<p>Özellikle karayoluna alternatif çözümlere yönelik artan ihtiyaç, intermodal ve multimodal taşımacılığın yanı sıra demiryolu bağlantılı lojistik modellerine olan ilgiyi de artırıyor.</p>

<p>Uluslararası taşımacılık ve entegre lojistik çözümleri sunan Lanes Lojistik, Türkiye’de demiryolu lojistiğinin gelişim potansiyelini ve forwarder firmalar açısından ortaya çıkan fırsatları değerlendirdi. Lanes Lojistik Operasyon Direktörü Ali Demircan, demiryolunun yalnızca alternatif bir taşıma modu olarak değil, Türkiye’nin Avrupa ve Asya arasındaki lojistik konumunu güçlendirecek stratejik bir araç olarak ele alınması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p><strong>Türkiye’nin Konumu Demiryoluna Avantaj Sağlıyor</strong></p>

<p>Türkiye’nin Avrupa, Kafkasya, Orta Asya ve Orta Doğu arasında doğal bir geçiş noktası olması, demiryolu taşımacılığının gelişimi açısından önemli avantajlar sunuyor. Özellikle Orta Koridor’un güçlenmesi ve Asya ile Avrupa arasındaki ticaret akışlarının çeşitlenmesi, Türkiye üzerinden gerçekleştirilebilecek demiryolu taşımacılığına yönelik beklentileri artırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Forwarder firmalar açısından ise demiryolu taşımacılığının gelişmesi, müşterilere daha fazla taşıma alternatifi sunabilme ve farklı taşıma modlarını tek bir operasyon altında birleştirebilme imkânı yaratıyor. Demiryolu, özellikle uzun mesafeli ve düzenli yük akışlarında karayolunu tamamlayan güçlü bir seçenek olarak öne çıkıyor.</p>

<p></p>

<p>Ali Demircan, Türkiye’nin potansiyeline ilişkin değerlendirmesinde, “Türkiye’nin coğrafi konumu, demiryolu lojistiğinde sahip olduğumuz en önemli avantajlardan biri. Ancak bu avantajı gerçek bir rekabet gücüne dönüştürmek için demiryolunu tek başına değil, karayolu ve denizyoluyla entegre çalışan bir lojistik zincirinin parçası olarak değerlendirmemiz gerekiyor” dedi.</p>

<p><strong> </strong></p>

<p><strong>Forwarderların Rolü Genişliyor</strong></p>

<p>Demiryolu taşımacılığının yaygınlaşması, forwarder firmaların operasyonel sorumluluklarını da yeniden şekillendiriyor. Yükün yalnızca bir noktadan diğerine taşınmasının ötesinde; çıkış noktasından terminale ulaşım, demiryolu rezervasyonu, vagon veya konteyner planlaması, gümrük süreçleri, aktarma operasyonları ve son kilometre teslimatlarının birlikte yönetilmesi gerekiyor.</p>

<p></p>

<p>Bu noktada forwarderların farklı taşıma modlarını bir araya getiren ve müşterinin ihtiyaçlarına göre uçtan uca çözüm üreten bir yapıya dönüşmesi önem kazanıyor. Özellikle intermodal taşımacılık modellerinde demiryolunun karayolu ile entegre edilmesi, operasyonel esnekliği artırırken taşıma sürelerinin ve maliyetlerin daha etkin yönetilmesine katkı sağlıyor.</p>

<p></p>

<p>Demircan, forwarderların değişen rolüne dikkat çekerek, “Geleceğin forwarder modeli, yalnızca taşıma organizasyonu yapan bir yapıdan çok daha fazlasını ifade ediyor. Müşterinin yükünü hangi rotada, hangi taşıma modlarının kombinasyonuyla ve hangi terminal bağlantıları üzerinden en verimli şekilde taşıyabileceğini analiz eden bir çözüm ortağı olmamız gerekiyor. Demiryolu bu dönüşümün en önemli parçalarından biri olacak” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong> </strong></p>

<p><strong>Altyapı ve Terminal Bağlantıları Kritik</strong></p>

<p>Demiryolu lojistiğinin Türkiye’de daha geniş bir kullanım alanına ulaşabilmesi için demiryolu altyapısının yanı sıra terminaller, limanlar ve organize sanayi bölgeleri arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi gerekiyor. Yükün fabrikadan terminale, terminalden demiryoluna ve varış noktasında yeniden karayoluna aktarılması sırasında oluşan operasyonel kayıpların azaltılması, demiryolunun rekabetçiliği açısından belirleyici önem taşıyor.</p>

<p></p>

<p>Özellikle liman-demiryolu entegrasyonunun güçlendirilmesi, dış ticaret yüklerinin daha etkin şekilde taşınmasına katkı sağlayabilir. Limanlara doğrudan veya etkin bağlantılar sunan demiryolu hatları, denizyolu ile demiryolunun aynı lojistik zincir içerisinde daha verimli kullanılmasına imkân tanıyor.</p>

<p><strong> </strong></p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik Beklentisi Demiryolunu Öne Çıkarıyor</strong></p>

<p>Şirketlerin karbon ayak izlerini azaltmaya yönelik hedefleri de demiryolu taşımacılığına olan ilgiyi artıran unsurlar arasında yer alıyor. Özellikle uzun mesafeli taşımalarda demiryolunun daha düşük emisyonlu alternatiflerden biri olması, sürdürülebilir tedarik zinciri stratejilerinin bir parçası olarak değerlendirilmesini sağlıyor.</p>

<p></p>

<p>Lanes Lojistik açısından demiryolunun gelişimini yalnızca çevresel faydalar üzerinden değerlendirmediklerini belirten Demircan, “Sürdürülebilirlik artık lojistik kararlarının tamamında dikkate alınan temel kriterlerden biri. Demiryolu, doğru hat ve operasyon planlamasıyla hem sürdürülebilirlik hedeflerine hem de tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesine katkı sağlayabilir. Burada önemli olan, müşteriye tek bir taşıma modeli sunmak yerine ihtiyaca göre en doğru kombinasyonu oluşturabilmek” dedi.</p>

<p><strong> </strong></p>

<p><strong>Türkiye İçin Yeni Lojistik Fırsatlar</strong></p>

<p>Önümüzdeki dönemde Avrupa ile Asya arasındaki ticaret hacminin, tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesine yönelik arayışların ve sürdürülebilir taşımacılık yatırımlarının demiryolu lojistiğine yönelik talebi desteklemesi bekleniyor. Türkiye’nin bu süreçte transit ülke konumunun yanı sıra bölgesel bir lojistik merkez olma hedefini güçlendirmesi, demiryolu taşımacılığının stratejik önemini daha da artırabilir.</p>

<p></p>

<p>Demircan, Türkiye’nin önündeki fırsatı şöyle değerlendirdi: “Demiryolunda önümüzde önemli bir büyüme alanı bulunuyor. Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini gerçekleştirebilmesi için altyapı yatırımlarının, terminal bağlantılarının, operasyonel standartların ve özel sektörün çözüm üretme kapasitesinin birlikte gelişmesi gerekiyor. Forwarderlar olarak bizim beklentimiz, demiryolunun lojistik zincirinin tamamlayıcı bir unsuru olmaktan çıkarak daha fazla yükün doğal taşıma seçeneklerinden biri haline gelmesi. Bu dönüşüm, Türkiye’nin bölgesel lojistik merkez olma hedefini de destekleyecektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK</category>
      <guid>https://www.transmedya.com/turkiye-demiryolu-lojistiginde-bolgesel-merkez-olma-yolunda</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://transmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/transmedya-com/uploads/2026/08/lanes-lojistik-1.jpeg" type="image/jpeg" length="76215"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DHL Supply Chain Türkiye ve Lilly Türkiye’den yeni soğuk depo yatırımı]]></title>
      <link>https://www.transmedya.com/dhl-supply-chain-turkiye-ve-lilly-turkiyeden-yeni-sogum-depo-yatirimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.transmedya.com/dhl-supply-chain-turkiye-ve-lilly-turkiyeden-yeni-sogum-depo-yatirimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DHL Supply Chain Türkiye, Lilly Türkiye ile sağlık lojistiği alanında 30 yıldır sürdürdüğü iş birliğini Avrupa 3 tesisinde hayata geçirilen yeni soğuk depo yatırımıyla ileri taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın lider lojistik firması DHL Group bünyesinde faaliyet gösteren DHL Supply Chain Türkiye, 1995 yılından bu yana sağlık lojistiği alanındaki iş ortağı Lilly Türkiye’ye sunduğu hizmet kapsamını yeni yatırımlarıyla genişletti. Şirketin, Avrupa 3 tesisinde hizmete alınan yeni soğuk depo yatırımıyla dünyanın önde gelen ilaç şirketlerinden Lilly'nin büyüyen operasyonları desteklenirken, hassas sağlık ürünlerinin depolamadan son teslimat noktasına kadar güvenli, izlenebilir ve kalite standartlarına uygun şekilde yönetilmesine katkı sağlanacak.</p>

<p>Otuz yılı aşkın iş ortaklığı boyunca DHL Supply Chain Türkiye ve Lilly Türkiye ilk etapta dört ilde başlayan taşıma operasyonları bugün yüzde 97’lik oranıyla neredeyse Türkiye'nin tamamına ulaşan bir dağıtım ağına dönüştü. 2025 yılından bu yana operasyonların hacmi iki katına, katma değerli hizmet (VAS) hacmi ise üç katına ulaştı. Bu geniş ağı destekleyen ve aktif taşıma sistemiyle çalışan sıcaklık kontrollü araçlar, taşıma boyunca gerekli sıcaklık aralıklarını koruyarak ürünleri doğrudan depodan nihai teslimat noktasına ulaştırıyor. Bu yaklaşım, strafor ambalaj ihtiyacını ortadan kaldırarak ambalaj atıklarının azaltılmasına katkıda bulunuyor ve daha sürdürülebilir operasyonlara imkân tanıyor.</p>

<p>Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan DHL Supply Chain Türkiye Genel Müdürü Buket Cox, "DHL Supply Chain Türkiye olarak Lilly Türkiye ile 1995 yılından bu yana güvene dayalı, uzun soluklu bir iş ortaklığı yürütüyoruz. Geçen 30 yılı aşkın sürede Lilly Türkiye’nin artan operasyonları ve değişen ihtiyaçları doğrultusunda, biz de bu ihtiyaçları karşılamak üzere kapasitemizi, altyapımızı ve yetkinliklerimizi sürekli geliştiriyoruz. Avrupa 3 tesisimizde hayata geçirdiğimiz yeni soğuk depo yatırımı da bu yaklaşımın önemli bir göstergesi. Sağlık lojistiğinde yalnızca depolama ve taşımacılık hizmeti sunmuyoruz. Katma değerli hizmetler, sıcaklık kontrollü dağıtım ve uçtan uca çözümlerle iş ortaklarımızın büyüme yolculuğuna katkı sağlıyoruz. Lilly Türkiye ile uzun yıllara dayanan iş birliğimizi daha da ileriye taşımaktan ve önümüzdeki dönemde de birlikte değer yaratmayı sürdürmekten büyük mutluluk duyuyoruz" dedi.</p>

<p>Lilly Türkiye Genel Müdürü Ryan Dawson ise “Lilly olarak 150 yıldır bilimi, insanların yaşamlarında anlamlı fark yaratabilecek tedavilere dönüştürmek için çalışıyoruz. Ancak bizim için inovasyon yalnızca yeni tedaviler geliştirmekten ibaret değil. Bir ilacın gerçek etkisinin, ona ihtiyaç duyan hastalara güvenilir ve kesintisiz şekilde ulaştığında ortaya çıktığına inanıyoruz. Bu nedenle ilaçlarımıza erişimin sürekliliğini sağlamak, yenilikçi tedaviler geliştirmek kadar kritik bir önceliğimizdir. Kardiyometabolik sağlık alanındaki hasta ihtiyaçlarını karşılamak adına sürekliliği ön planda tutuyor, güçlü tedarik zinciri altyapısına büyük önem veriyoruz. DHL Supply Chain Türkiye ile iş birliğimiz kapsamında hayata geçirilen bu yeni soğuk zincir depolama alanı da Türkiye’de büyüyen operasyonlarımız açısından önemli bir dönüm noktası. Lilly Türkiye olarak, hasta odaklı yaklaşımımız doğrultusunda iş ortaklarımızla birlikte büyümeye, Türkiye’nin sağlık ekosistemine değer katmaya devam edeceğiz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yatırım aynı zamanda, Yaşam Bilimleri ve Sağlık Hizmetleri'ni küresel ölçekte ana büyüme sektörlerinden biri olarak tanımlayan DHL Group'un 2030 Stratejisi'ni de destekliyor. DHL Group, DHL Health Logistics aracılığıyla uzmanlaşmış altyapı ve soğuk zincir çözümleri de dahil olmak üzere dünya genelindeki sağlık lojistiği kapasitesini genişletmek için 2030 yılına kadar 2 milyar avro yatırım yapıyor. Avrupa 3 tesisindeki genişletme gibi yatırımlar, kurumsal stratejinin müşterileri ve büyüyen sağlık sektörünü doğrudan desteklemek amacıyla yerel düzeyde nasıl hayata geçirildiğini gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK</category>
      <guid>https://www.transmedya.com/dhl-supply-chain-turkiye-ve-lilly-turkiyeden-yeni-sogum-depo-yatirimi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://transmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/transmedya-com/uploads/2026/08/1787640242-1-d-h-l-supply-chain-t-rkiye-lilly-t-rkiye-birli-i.jpg" type="image/jpeg" length="42515"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Horoz Lojistik'te 2 yeni atama gerçekleşti]]></title>
      <link>https://www.transmedya.com/horoz-lojistikte-2-yeni-atama-gerceklesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.transmedya.com/horoz-lojistikte-2-yeni-atama-gerceklesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lojistik sektörünün köklü markalarından Horoz Lojistik’te iki üst düzey atama gerçekleşti. Rukiye Kara, Yurtdışı Depolar ve Dağıtım Avrupa Bölge Direktörü; Hüseyin Daş ise Yurtiçi Komple Taşıma Ege ve Akdeniz Bölge Direktörü olarak göreve başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Horoz Lojistik, büyüme hedefleri doğrultusunda yönetim kadrosuna iki deneyimli ismi dahil etti. Uluslararası lojistik, satış ve iş geliştirme alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip <strong>Rukiye Kara</strong>, Yurtdışı Depolar ve Dağıtım Avrupa Bölge Direktörü; lojistik ve tedarik zinciri yönetiminde 20 yılı aşkın tecrübeye sahip <strong>Hüseyin Da</strong><strong>ş</strong> ise Yurtiçi Komple Taşıma Ege ve Akdeniz Bölge Direktörü olarak Horoz Lojistik ailesine katıldı.</p>

<p><strong>Avrupa Bölge Direktörlü</strong><strong>ğ</strong><strong>ü görevine Rukiye Kara getirildi</strong></p>

<p>Lojistik sektöründe 25 yılı aşkın deneyime sahip Rukiye Kara; kariyeri boyunca deniz, hava ve karayolu taşımacılığı, küresel satış yönetimi, uluslararası iş ağı geliştirme, satın alma ve stratejik planlama gibi farklı alanlarda yöneticilik görevleri üstlendi.</p>

<p>Kariyerine DHL’de başlayan Kara; Kuehne + Nagel, Panalpina, Zer Merkezi Hizmetler, Gezairi Transport, TAN Groups, ESALCO Logistics, Galata Taşımacılık ve Kıta Logistics gibi sektörün önde gelen şirketlerinde satış, operasyon ve iş geliştirme alanlarında çeşitli yöneticilik görevlerinde bulundu. Son olarak NTG Türkiye | Nordic Transport Group bünyesinde görev yapan Kara, Ağustos 2026 itibarıyla Horoz Lojistik’e katıldı.</p>

<p>Kara, yeni görevinde Horoz Lojistik’in Avrupa’daki depo ve dağıtım faaliyetlerinin yönetimine liderlik edecek; şirketin bölgedeki büyüme hedefleri, iş ortaklıklarının geliştirilmesi ve müşteri ilişkilerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaları yönetecek.</p>

<p><strong>Ege ve Akdeniz Bölgesi Hüseyin Da</strong><strong>ş</strong><strong>’a emanet</strong></p>

<p>Lojistik ve tedarik zinciri alanında 20 yılı aşkın sektör, 16 yılı aşkın yönetim deneyimine sahip Hüseyin Daş; operasyon ve tedarik zinciri yönetimi, yurtiçi komple taşımacılık, müşteri hizmetleri, saha ve bölge yönetimi ile operasyonel verimlilik alanlarında uzmanlığıyla öne çıkıyor.</p>

<p>Horoz Lojistik öncesinde CEVA Logistics’te Ege ve Akdeniz Bölge Grup Müdürü olarak görev yapan Daş, kariyerinin yaklaşık 18 yılını Borusan Lojistik bünyesinde geçirdi. Borusan Lojistik’te Bölge Grup Müdürlüğü ile Çukurova Bölgesi operasyon ve müşteri hizmetleri yönetimi başta olmak üzere farklı sorumluluklar üstlenen Daş, daha önce KSN Lojistik’te de operasyon alanında görev yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ağustos 2026 itibarıyla Horoz Lojistik’e katılan Daş, yeni görevinde şirketin Ege ve Akdeniz Bölgesi’ndeki yurtiçi komple taşıma operasyonlarını yönetecek. Daş; operasyonel verimliliğin artırılması, hizmet kalitesinin geliştirilmesi ve bölgedeki müşteri ilişkilerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalara liderlik edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK</category>
      <guid>https://www.transmedya.com/horoz-lojistikte-2-yeni-atama-gerceklesti</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 17:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://transmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/transmedya-com/uploads/2026/08/7-e57-b-f11-a-d96-4074-a5-f7-9-d-e7368-e-f325.jpeg" type="image/jpeg" length="54111"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Loader4D'den Yapay Zeka Destekli Yükleme Optimizasyonu]]></title>
      <link>https://www.transmedya.com/loader4dden-yapay-zeka-destekli-yukleme-optimizasyonu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.transmedya.com/loader4dden-yapay-zeka-destekli-yukleme-optimizasyonu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yerli teknoloji platformu Loader4D, lojistik operasyonlarda alan, hacim ve zaman verimliliği sağlamak için geliştirdiği yapay zeka algoritmalarıyla yükleme planlamasını dakikalar içinde optimize ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Tedarik zinciri ve lojistik sektöründe dijital dönüşüm ihtiyacı her geçen gün artarken, yerli teknoloji platformu Loader4D, yükleme optimizasyonu alanında geliştirdiği yeni nesil çözümünü tanıttı. Platform, kargo yerleşimi, araç yükleme planlama, hacim optimizasyonu ve alan verimliliği gibi kritik süreçleri yapay zeka destekli algoritmalarla analiz ederek işletmelere daha hızlı, daha verimli ve daha sürdürülebilir operasyonlar sunmayı hedefliyor.</h2>

<p>“Her Gün Daha Akıllı Yükleme” vizyonuyla geliştirilen Loader4D, manuel yükleme planlamasından kaynaklanan zaman kaybını ve kapasite kullanımındaki verimsizlikleri azaltmayı amaçlıyor. Yazılım, farklı ölçü, ağırlık ve hacimdeki yükleri değerlendirerek en uygun yerleşim senaryolarını dakikalar içinde oluşturuyor. Böylece lojistik firmaları, üreticiler, depolar ve tedarik zinciri ekipleri daha az seferle daha fazla yük taşıma potansiyeline ulaşabiliyor.</p>

<h2>Yükleme Optimizasyonu ile Alan ve Hacim Verimliliği</h2>

<p>Loader4D, lojistik yönetiminde maliyet kontrolü, operasyonel hız ve sürdürülebilirlik hedeflerini aynı çatı altında buluşturuyor. Yapay zeka destekli yükleme planlama altyapısı, araç, konteyner veya depo alanlarının daha verimli kullanılmasına yardımcı olurken, hatalı yerleşim ve tekrar planlama ihtiyacını azaltıyor.</p>

<h2>“Amacımız Her Santimetreküpü Değere Dönüştürmek”</h2>

<p>Geliştirilen teknoloji ve hedefler hakkında değerlendirmelerde bulunan Loader4D CEO’su Burak Saltık, platformun lojistik operasyonlarda ölçülebilir verimlilik sağlamaya odaklandığını belirtti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>“Modern tedarik zincirinde hız, maliyet kontrolü ve sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, zorunluluk. Loader4D olarak yola çıkarken temel hedefimiz, lojistik operasyonlarında boşa harcanan alanı ve zamanı geri kazanmak oldu. Geliştirdiğimiz algoritma altyapısı sayesinde karmaşık yükleme planlarını dakikalar içinde en ideal hacimle optimize edebiliyoruz.”</em></p>

<p><em>“Bu yaklaşım yalnızca işletmelere maliyet ve iş gücü avantajı sağlamakla kalmıyor; daha az seferle daha fazla yük taşınmasına da olanak tanıyor. Sektörün dijital dönüşümüne katkı sunmak isteyen tüm iş ortaklarımızı ve lojistik profesyonellerini Loader4D’yi deneyimlemeye davet ediyoruz.”</em></p>

<h2>Ücretsiz Yükleme Optimizasyonu Testi</h2>

<p>Lojistik operasyonlarında yükleme verimliliğini artırmak isteyen sektör temsilcileri, loader4d.com adresi üzerinden platforma giriş yaparak ücretsiz yükleme optimizasyonu testlerini gerçekleştirebiliyor. Loader4D’ye ilişkin güncel gelişmeler ve duyurular ise şirketin LinkedIn sayfası üzerinden takip edilebiliyor.</p>

<h2>SEO Odaklı Anahtar Kelimeler</h2>

<p>yükleme optimizasyonu, lojistik yazılımı, yapay zeka destekli lojistik, araç yükleme planlama, hacim optimizasyonu, alan verimliliği, tedarik zinciri dijital dönüşüm, kargo yerleşim optimizasyonu</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK</category>
      <guid>https://www.transmedya.com/loader4dden-yapay-zeka-destekli-yukleme-optimizasyonu</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://transmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/transmedya-com/uploads/2026/08/loader5-1.jpg" type="image/jpeg" length="74953"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[UND'den tarihi zafer: Avusturya KDV iadesinin öne açıldı]]></title>
      <link>https://www.transmedya.com/undden-tarihi-zafer-avusturya-kdv-iadesinin-one-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.transmedya.com/undden-tarihi-zafer-avusturya-kdv-iadesinin-one-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UND, Avusturya’da Türk taşımacılık şirketlerinin akaryakıt alımlarında ödedikleri KDV’nin iadesini engelleyen uygulamaya karşı 2021 yılında başlattığı hukuk mücadelesi başarıyla sonuçlandı. Avusturya Yüksek İdare Mahkemesi’nin 30 Haziran 2026 tarihli kararıyla, Türk taşımacıları açısından KDV iadesinin önündeki hukuki engel ortadan kalktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>UND, Türk uluslararası karayolu taşımacılık sektörünün Avrupa’daki haklarını korumaya yönelik çalışmalarında önemli bir hukuki kazanıma daha imza attı. Avusturya’da 14 Ocak 2021 tarihinden itibaren yürürlüğe giren düzenleme ile Türk taşımacılık şirketlerinin Avusturya sınırları içerisinde gerçekleştirdikleri akaryakıt alımlarında ödedikleri KDV’nin iadesi engellenmişti. UND, söz konusu düzenlemenin uluslararası anlaşmalara aykırı olduğu gerekçesiyle 2021 yılında hukuki süreç başlatmıştı.</p>

<p></p>

<p>Yaklaşık beş yılı aşkın süredir devam eden süreç, Avusturya Yüksek İdare Mahkemesi’nin 30 Haziran 2026 tarihli kararıyla Türk taşımacıları lehine sonuçlandı. Karar doğrultusunda, Türk taşıma şirketlerinin Avusturya’da gerçekleştirdikleri akaryakıt alımlarında ödedikleri KDV’nin iadesinin reddedilmesine dayanak oluşturan uygulama Türk şirketleri bakımından ortadan kalktı.</p>

<p></p>

<p><strong>Karar Geçmiş Dönemi de Kapsıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karar, yalnızca bundan sonraki dönemde yapılacak akaryakıt alımları açısından değil, geçmiş dönemde yapılan ve reddedilen KDV iade başvuruları bakımından da önemli sonuçlar doğuruyor. 14 Ocak 2021 – 30 Haziran 2026 döneminde Avusturya’dan gerçekleştirilen akaryakıt alımlarına ilişkin KDV iade başvurusunda bulunan ve başvuruları söz konusu düzenleme gerekçe gösterilerek reddedilen Türk taşımacılık şirketlerinin, ödedikleri KDV tutarlarının iadesini talep edebilmelerinin önü açıldı.</p>

<p>Bu dönemde KDV iade başvurusunda bulunmamış şirketlerin ise hak kaybı yaşamamaları açısından durumlarını hukuki ve mali yönden değerlendirmeleri önem taşıyor. 30 Haziran 2026 tarihinden sonraki dönemde gerçekleştirilen akaryakıt alımlarında ödenen KDV’lerin ise gerekli vergi iade başvurularının yapılmasının ardından geri alınabilmesinin önündeki hukuki engel Türk taşımacıları bakımından kaldırılmış bulunuyor.</p>

<p></p>

<p>30 Haziran 2026 tarihinden sonraki dönemde gerçekleştirilen akaryakıt alımlarında ödenen KDV’lerin ise gerekli vergi iade başvurularının yapılmasının ardından geri alınabilmesinin önündeki hukuki engel Türk taşımacıları bakımından kaldırılmış bulunuyor.</p>

<p></p>

<p><strong>“Sektörün</strong><strong> Haklarını Uluslararası Platformlarda Savunmaya Devam Edeceğiz”</strong></p>

<p>Alınan karar Türk uluslararası karayolu taşımacılık sektörünün rekabet gücü açısından son derece önemli.  Avrupa’da faaliyet gösteren Türk taşımacılarının karşı karşıya kaldığı ayrımcı ve Türkiye ile AB arasındaki hukuki düzenlemeler ile bağdaşmayan uygulamalara karşı sektörün haklarının korunması, UND’nin öncelikleri arasında yer almaya devam edecek.</p>

<p>Bu karar yalnızca mali açıdan değil, Türk taşımacılık sektörünün uluslararası pazarlarda eşit ve adil rekabet koşullarında faaliyet göstermesi bakımından da önemli bir kazanım anlamına geliyor.</p>

<p></p>

<p><strong>“Başvuru Süreçlerinizi Değerlendirin”</strong></p>

<p>Mahkeme kararının yeni olması ve özellikle 30 Haziran 2026 son başvuru tarihli KDV iade taleplerinin bir bölümünün henüz sonuçlanmamış olması nedeniyle, ilgili taşımacılık şirketlerinin süreçlerini gecikmeden değerlendirmelerinde fayda bulunuyor. UND, üyelerinin KDV iade süreçlerinin mevcut durumunu öğrenmek amacıyla çalıştıkları çözüm ortakları ile iletişime geçmelerini tavsiye ediyor.</p>

<p>Dava sürecinde UND’yi ve bazı Türk taşımacılık şirketlerini temsil eden Barlas &amp; Karabucak Hukuk Bürosu’ndan Av. Mahmut Barlas, karar ve karar sonrasında Avusturya’da izlenmesi gereken idari ve hukuki süreçler konusunda sektör firmalarına hukuki destek sağlayabilecek.</p>

<p></p>

<p><strong>Başkan Aras: </strong><strong>“Bu Karar, Türk Taşımacısının Hakkını Kararlılıkla Savunmanın Bir Sonucudur”</strong></p>

<p>Karara ilişkin değerlendirmede bulunan UND Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aras, elde edilen sonucun uzun soluklu ve kararlı bir mücadelenin ürünü olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bu karar, yalnızca bir KDV iadesi meselesinde elde edilmiş hukuki bir kazanım değil; Türk taşımacısının Avrupa’daki haklarının kararlılıkla savunulması halinde sonuç alınabileceğinin de çok önemli bir göstergesidir. UND olarak sektörümüzün haksız uygulamalar nedeniyle rekabet dezavantajına uğradığı her alanda üyelerimizin ve Türk taşımacısının yanında olmaya, haklarımızı ulusal ve uluslararası platformlarda kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.</p>

<p>Beş yılı aşkın süredir takip ettiğimiz bu sürecin sektörümüz lehine sonuçlanmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu önemli kazanımın Türk taşımacılık sektörüne ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Ayrıca, davanın hazırlık aşamasından nihai kararın alınmasına kadar geçen süreçte hukuki mücadelemizi titizlikle takip eden, Derneğimizi ve taşımacılarımızı temsil eden Barlas &amp; Karabucak Hukuk Bürosu’na ve Av. Mahmut Barlas’a Derneğimiz adına teşekkür ediyorum.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK</category>
      <guid>https://www.transmedya.com/undden-tarihi-zafer-avusturya-kdv-iadesinin-one-acildi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://transmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/transmedya-com/uploads/2026/08/shutterstock-2329695899-kopyasi.jpg" type="image/jpeg" length="12650"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Murat Boğ, DFDS Türkiye Lojistik  Genel Müdürü oldu]]></title>
      <link>https://www.transmedya.com/murat-bog-dfds-turkiye-lojistik-genel-muduru-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.transmedya.com/murat-bog-dfds-turkiye-lojistik-genel-muduru-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası taşımacılık ve lojistik şirketi DFDS, Türkiye lojistik operasyonlarının liderliğine sektörün deneyimli isimlerinden Murat Boğ’u getiriyor. Boğ, 1 Eylül 2026 itibarıyla DFDS Türkiye Lojistik Genel Müdürü olarak görevine başlayacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ve Avrupa lojistik sektörlerinde uzun yıllara dayanan deneyime sahip olan Murat Boğ, yeni görevinde DFDS’nin Türkiye’deki lojistik operasyonlarına liderlik edecek. Boğ’un liderliğinde şirket; operasyonel mükemmellik, hizmet kalitesi ve sürdürülebilir ticari büyümeye odaklanırken, Türkiye ile Avrupa arasındaki lojistik ağını daha da güçlendirmeyi ve müşterilerine sunduğu hizmetleri geliştirmeyi hedefliyor.</p>

<p>Üniversiteden mezun olduktan sonra kariyerine Ekol Lojistik’te Management Trainee olarak başlayan Boğ, şirkette 17 yıl boyunca farklı liderlik görevleri üstlendi. Ekol’deki son görevinde Uluslararası ve Ulusal Taşımacılıktan Sorumlu Genel Müdür olarak görev yapan Boğ, daha sonraki dönemde lojistik sektöründe üst düzey yöneticilik ve yönetim kurulu görevleri üstlenerek uluslararası deneyimini daha da geliştirdi.</p>

<p>Türkiye lojistik pazarına ilişkin kapsamlı bilgi birikimini uluslararası yönetim deneyimiyle birleştiren Boğ, hem yerel pazarı hem de organizasyonu yakından tanımasının yanı sıra güçlü bir uluslararası perspektifle DFDS’ye katılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Murat Boğ, görevi son iki yıldır DFDS Türkiye Lojistik’e liderlik eden Jeppe Vestrup Skivild’den devralacak. Skivild, DFDS’nin Ekol’ün uluslararası taşımacılık faaliyetlerini satın almasının ardından, iki organizasyonun bir araya getirilmesi ve entegrasyonun öncelikli olduğu kritik bir dönemde organizasyonun liderliğini üstlendi. Sahip olduğu kapsamlı deneyim ve DFDS’ye ilişkin güçlü bilgi birikimiyle Türkiye organizasyonuna bu önemli dönüşüm sürecinde liderlik eden Skivild; yapısal değişikliklerin hayata geçirilmesinde, ve Türkiye lojistik operasyonlarının DFDS Grubu ile daha yakın bir yapıya kavuşmasında önemli rol oynadı.</p>

<p><strong>DFDS Türkiye ve Avrupa Güney İş Birimi Başkanı Lars Tue Toftild</strong>, atamaya ilişkin şunları söyledi:</p>

<p><em>“Türkiye organizasyonumuz açısından önemli bir dönemde ortaya koyduğu liderlik ve katkıları için Jeppe’ye teşekkür etmek istiyorum. Entegrasyon sürecinde ve Türkiye lojistik operasyonlarımızın DFDS Grubu ile daha yakın bir yapıya kavuşmasında önemli bir rol üstlendi.</em></p>

<p><em>Aynı zamanda Murat’ın DFDS’e katılımından büyük memnuniyet duyuyoruz. Türkiye lojistik pazarına ve organizasyonumuza ilişkin derin bilgisi; güçlü operasyonel ve ticari liderlik deneyimi ve uluslararası bakış açısıyla birleştiğinde işimize önemli değer katacaktır. Önümüzdeki dönemde müşterilerimizle birlikte sürdürülebilir büyümeyi desteklerken operasyonel mükemmelliği ve hizmet kalitesini daha da güçlendirmeye odaklanacağız. Murat’ın deneyimi ve liderliğinin bu yolculuğa önemli katkı sağlayacağına inanıyorum.”</em></p>

<p>Murat Boğ, Türkiye organizasyonunun yapısal dönüşüm ve entegrasyon sürecinde önemli ilerlemelerin kaydedildiği bir dönemde DFDS Türkiye Lojistik’in liderliğini devralıyor. Bugüne kadar oluşturulan güçlü temel üzerine DFDS, Türkiye’deki operasyonel yetkinliklerini geliştirmeye ve bunları şirketin Avrupa’daki geniş lojistik ağıyla daha ileri düzeyde entegre etmeye devam edecek.</p>

<p>DFDS; Türkiye ile Avrupa arasındaki güçlü bağlantıları, entegre lojistik çözümleri ve uluslararası ağından yararlanarak müşterilerine sunduğu hizmetleri geliştirmeye ve sürdürülebilir büyümeyi desteklemeye devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK</category>
      <guid>https://www.transmedya.com/murat-bog-dfds-turkiye-lojistik-genel-muduru-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 18:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://transmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/transmedya-com/uploads/2026/08/murat-bog.png" type="image/jpeg" length="56820"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akkoç’un tamamı Tırsan araçlarından oluşan filosu 200 treylere ulaştı]]></title>
      <link>https://www.transmedya.com/akkocun-tamami-tirsan-araclarindan-olusan-filosu-200-treylere-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.transmedya.com/akkocun-tamami-tirsan-araclarindan-olusan-filosu-200-treylere-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tırsan, yurt içi içecek ve kargo taşımacılığının tecrübeli ismi Akkoç Lojistik’e 50 adet Hafif Tenteli Perdeli T.SCL, 5 adet Tırsan Buz Frigo ve 1 adet Tırsan Low-bed teslim etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Tırsan Adapazarı Mega Üretim Kampüsü’nde gerçekleştirilen teslimat töreni, Tırsan Treyler Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu ev sahipliğinde; Akkoç Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Doğan Akkoç, Akkoç Lojistik Filo Müdürü Arif Uğur ve Tırsan Treyler Satış İcra Kurulu Üyesi Özgür Ayçiçek’in katılımıyla düzenlendi.</p>

<p>Akkoç Lojistik, 2004 yılında 3 araçla başlayan taşımacılık faaliyetlerini 2026 yılında 200 araçlık tamamı Tırsan filosu ile sürdürüyor. Türkiye yurt içi içecek ve kargo taşımacılığına odaklanan şirket; kargo, gıda, meşrubat ve paletli yük taşımalarında hizmet veriyor. Ankara’da bulunan deposu ile operasyonlarını destekleyen Akkoç Lojistik, yük çeşitliliğine uygun araç yatırımlarıyla taşıma kapasitesini ve saha verimliliğini güçlendiriyor.</p>

<p>Tırsan Treyler Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu törende yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Akkoç Lojistik, yatırımlarını sahadaki verimlerine göre sürdüren deneyimli bir firmamızdır . Akkoç ile güvene dayalı uzun süreli iş birliğimiz bugün yeni bir yatırım ile daha da güçleniyor. Avrupa’nın en yüksek test kapasitesi ve çeşitliliğine sahip, ödüllü Ar-Ge Merkezlerinde geliştirdiğimiz, en az 1 milyon kilometre test edip onayladığımız araçlarımız ile sektörün rekabet gücünü artırmaya devam ediyoruz. Akkoç’un yatırım yaptığı hafif tenteli perdeli araçlarımız da çok uzun yıllardır Tırsan mühendisliği sağlam şasisi ve düşük boş ağırlığı ile özellikle içecek taşımalarında sektörün verimliliğini artırıyor. Akkoç, diğer taşımalarında da en hafif ve sağlam Tırsan Buz Frigo ve uzun ömrü ve dayanıklılığı onaylı Low-bed araçlarımızla da rekabetçiliği arttıracaktır. Yeni yatırımın Akkoç Lojistik’e hayırlı olmasını diliyor, iş birliğimizin uzun yıllar devam etmesini temenni ediyorum.”</p>

<p><img alt="" height="3333" src="https://transmedyacom.teimg.com/transmedya-com/uploads/2026/08/tirsan-akkoc-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="5000" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Tırsan’ın düşük boş ağırlığı ile uzun yıllar daha çok taşıyor, daha çok kazanıyoruz”</strong></p>

<p>Akkoç Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Doğan Akkoç törende yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Akkoç Lojistik olarak büyümemizi düzenli ve ihtiyaca uygun filo yatırımlarıyla sürdürüyoruz. Bugün teslim aldığımız araçlarla birlikte 200 araçlık filoya ulaştık ve filomuzun tamamını Tırsan araçlardan oluşturduk. 50 adetlik Hafif Tenteli Perdeli yatırımımız, içecek taşımacılığındaki verimlilik hedeflerimizin merkezinde yer alıyor. Aracın düşük boş ağırlığı daha fazla taşıma yapmamızı, daha çok kazanmamızı sağlıyor; hafif ancak güçlü ve dayanıklı yapısı da operasyonlarımızda güvenli ve verimli kullanım sunuyor. Tırsan’ın Ar-Ge gücüyle geliştirdiği ve test ettiği Frigo ile Low-Bed araçları da içecek taşımacılığı dışındaki operasyonlarımızda hizmet verecek. Bu yatırım, filomuzun kapasitesini büyütüyor ve yük çeşitliliğine cevap verme gücümüzü artırıyor. Büyüme yolculuğumuzda Tırsan ile çalışmaya devam edeceğiz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK</category>
      <guid>https://www.transmedya.com/akkocun-tamami-tirsan-araclarindan-olusan-filosu-200-treylere-ulasti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 15:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://transmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/transmedya-com/uploads/2026/08/tirsan-akkoc-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="37392"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aras Kargo 24 saatlik mesaiye geçti]]></title>
      <link>https://www.transmedya.com/aras-kargo-24-saatlik-mesaiye-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.transmedya.com/aras-kargo-24-saatlik-mesaiye-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aras Kargo, e-ticarette artan teslimat ihtiyacına yanıt vermek amacıyla geliştirdiği “Aras Burası 7/24” noktalarını ve Kargo Otomat hizmetini tanıttı. Kullanıcılar yüzde 40 indirimle kargo teslimatını yapabilecekler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aras Kargo’nun yeni hizmetinin tanıtımı, 19 Ağustos’ta Aras Kargo CEO’su Barbara Hagen ve üst yönetim ekibinin ev sahipliğinde düzenlenen basın toplantısında yapıldı. Toplantıda şirketin transfer merkezi yatırımları, yapay zekâ destekli teknolojileri ve 7/24 teslimat çözümü hakkında bilgi verildi.</p>

<p><strong>Toplantıda konuşan Aras Kargo CEO’su Barbara Hagen,</strong> sürdürülebilirliği tüm iş modellerine yerleştirmek istediklerini belirterek şirketin 800 şube, 28 transfer merkezi ve 14 bin çalışanla faaliyet gösterdiğini söyledi. Barbara, her gün 1 milyondan fazla adrese ulaştıklarını, Avusturya Postanesi’nin Aras Kargo’nun yüzde 80’ine sahip olduğunu ve grubun 15 ülkede faaliyet gösterdiğini aktardı.</p>

<p>Barbara, hedeflerinin e-ticaretin stratejik ortağı olmak olduğunu vurgulayarak, “Rolümüz artık yalnızca taşımacılık yapmak değil, ticareti mümkün kılmak” mesajını verdi. Teslimat ağını Türkiye’nin ötesine genişlettiklerini ifade eden Barbara, şirketin Türkiye’nin en büyük koli işleme ağlarından birini işlettiğini söyledi.</p>

<p>Şirketin bugüne kadar 100 milyon euronun üzerinde yatırım yaptığını belirten Barbara, önümüzdeki dönemde 100 milyon euro daha yatırım planladıklarını ve İstanbul’da yeni bir hub açacaklarını açıkladı. Barbara, 2027’de 200 milyon koli hedefini aşmayı amaçladıklarını da kaydetti.</p>

<p><strong>Aras Kargo COO’su Andreas Thöni </strong>ise yatırımları e-ticaretin ihtiyaçları açısından kritik gördüklerini belirterek Hadımköy, Gaziantep ve Ankara’daki transfer merkezi yatırımlarına dikkat çekti. Thöni, önümüzdeki dönemde İstanbul’da Fenertepe transfer merkezini açacaklarını söyledi.</p>

<p>Tamamen elektrikli araçlarla teslimat yapılan nokta sayısını artırmayı hedeflediklerini dile getiren Thöni, şirketin dijital dönüşümünü “Aras Dijital” yaklaşımıyla ileriye taşımayı planladıklarını ifade etti. Pazarlama ve müşteri deneyimi alanındaki çalışmaların da yeni teslimat modeliyle birlikte müşteri memnuniyetini artırmaya odaklanacağı belirtildi.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://transmedyacom.teimg.com/transmedya-com/uploads/2026/08/i-m-g-1515.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Aras Kargo Pazarlama, Kurumsal İletişim ve Müşteri Deneyimi Başkan Yardımcısı Billur Burkutoğlu</strong>, dönüşümün merkezinde müşterinin yer aldığını belirterek yeni hizmetlerle kullanıcıların günlük hayatını kolaylaştırmayı hedeflediklerini söyledi. Burkutoğlu, bu kapsamda hayata geçirilen ilk yeniliğin “Aras Burası 7/24” olduğunu ifade etti. Şirketin hâlihazırda 30 yeni nesil şubeyle hizmet verdiğini aktaran Burkutoğlu, bu modelin 2027 yılı sonuna kadar Türkiye genelinde yaygınlaştırılmasının planlandığını kaydetti.</p>

<p>Burkutoğlu, şirketin ikinci yeniliğinin ise kargo otomatları olduğunu belirterek Türkiye’de bu alandaki ilk uygulamalardan birini devreye aldıklarını söyledi. İlk etapta 20 noktada hizmet veren kargo otomatlarının kısa sürede yüzlerce noktaya ulaştırılacağını dile getiren Burkutoğlu, kullanıcıların kargo göndermek için şubelerin açılmasını beklemek zorunda kalmayacağını ve kargo otomatlarını kullananların yüzde 40 indirimden yararlanacağını ifade etti.</p>

<p><strong>Aras Kargo Uluslararası İşler, İş Geliştirme ve Strateji Başkanı Ramazan Altınay</strong> da yeni hizmetlerin temel amacının şirketin e-ticaretteki konumunu korumak ve güçlendirmek olduğunu söyledi. Altınay, geliştirilen altyapıyla e-ticaret firmalarının mağaza stoklarını da daha etkin yönetebileceğini belirterek bu hizmetin tüm e-ticaret firmalarına sunulacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’den Avrupa’ya 1,5 milyon kargo taşıdıklarını ve bunun 45 milyon euro büyüklüğünde bir hacme karşılık geldiğini aktaran Altınay, e-ticaret firmalarının paketlerini Aras Kargo’ya devretmesiyle tüm sürecin şirket tarafından yönetildiğini söyledi. Gürcistan’da dağıtım alanında yatırım yaptıklarını ve pazarda önemli bir oyuncu haline geldiklerini belirten Altınay, Özbekistan’da da yatırımlara başladıklarını ve Azerbaycan’da hizmete verdiklerini kaydetti.</p>

<p>Altınay, ayrıca Aras Global Kargo platformunu hayata geçirdiklerini belirterek platformun 120 ülkeye kargo gönderimi sağladığını söyledi. Şu anda 3 binin üzerinde KOBİ’nin sisteme dahil olduğunu ve gönderilere başladığını ifade eden Altınay, büyük e-ticaret firmalarıyla da entegre şekilde çalıştıklarını aktardı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK</category>
      <guid>https://www.transmedya.com/aras-kargo-24-saatlik-mesaiye-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://transmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/transmedya-com/uploads/2026/08/aras-kargo-1.JPG" type="image/jpeg" length="49844"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[UND Kadın TIR Sürücü Akademisi 3. dönem mezunlarını verdi]]></title>
      <link>https://www.transmedya.com/und-kadin-tir-surucu-akademisi-3-donem-mezunlarini-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.transmedya.com/und-kadin-tir-surucu-akademisi-3-donem-mezunlarini-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UND tarafından 2025 yılının Aralık ayında hayata geçirilen UND Kadın TIR Sürücü Akademisi’nin 3. Eğitim Programı başarıyla tamamlandı. Üçüncü dönemde 14’ü kadın, 5’i erkek olmak üzere toplam 19 sürücü adayı eğitimlerini başarıyla tamamlarken, ilk dönem mezunlarının uluslararası taşımalarda 25 sefere ulaşması ise projenin eğitimden istihdama uzanan somut başarısını ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>UND, klasik anlamda bir “ehliyet veya sürüş kursu” değil; lojistik sektörünün ihtiyaç duyduğu profesyonel insan kaynağını yetiştiren yapılandırılmış bir sektör akademisi kurarak, sektöre nitelikli ve üniversite sertifikalı profesyonel sürücüler kazandırmaya devam ediyor.</h1>

<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İŞKUR ve İstanbul Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi iş birliğiyle gerçekleştirilen “TIR-Çekici Şoförlüğü Eğitim Programı”, sürücü adaylarının mesleğin gerektirdiği teorik bilgilerin yanı sıra gerçek çalışma koşullarına hazırlanmasını hedefleyenlerek; 40 saat teorik, 40 saat pratik ve 20 saat uygulamalı eğitimden oluşuyor. Teorik eğitimlerini tamamlayan üçüncü dönem adayları, TOBBUND Çatalca Kolay Transit Merkezi’nde gerçekleştirilen destekleyici eğitimlerle direksiyon başına ve uluslararası taşımacılık operasyonlarına hazırlandı.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://transmedyacom.teimg.com/transmedya-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-18-at-171924-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p><strong>Teoriden direksiyon başına uzanan eğitim: TOBBUND Desteği </strong></p>

<p>Üçüncü dönem eğitim programında adaylar, teorik derslerin ardından 6 Ağustos’ta Autodrom’da gerçekleştirilen sürüş eğitimlerine katıldı. Sürücü adayları burada ağır ticari araç kullanımına yönelik pratik becerilerini geliştirirken, farklı sürüş koşullarında araç hakimiyeti ve güvenli sürüş konusunda uygulamalı eğitim aldı. Saha eğitimleri boyunca seferberlik ruhuyla akademiye araç tedarik desteği ⁠TCT Lojistik A.Ş., ⁠DFDS Taşımacılık Hizmetleri Ltd. Şti. ve CDA Lojistik A.Ş.’dan geldi.</p>

<p>Eğitim programının bir sonraki aşaması 11 Ağustos’ta TOBBUND Çatalca Kolay Transit Merkezi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Burada TOBB UND Lojistik Yatırım A.Ş. Kolay Transit Merkezleri Müdürü Gülvade Akdemir tarafından sürücü adaylarına Kolay Transit Merkezlerinin işleyişi anlatıldı. Eğitimde ayrıca uluslararası taşımacılık operasyonlarında profesyonel sürücülerin bilmesi gereken temel prosedürler, operasyonel süreçler, transit işlemleri ve uygulamalar hakkında kapsamlı bilgiler verildi. Böylece sürücü adaylarının yalnızca araç kullanımında değil, bütüncül bir yaklaşımla uluslararası taşımacılığın operasyonel süreçlerinde de mesleğe hazır hale gelmeleri hedeflendi.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://transmedyacom.teimg.com/transmedya-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-18-at-171924.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p><strong>Güvenli sürüş ve doğru lastik kullanımı eğitimi</strong></p>

<p>Kolay Transit Merkezi eğitimlerinin ardından Prometeon Türkiye Filo ve Eğitim Müdürü Recep Uçan, sürücü adaylarıyla bir araya gelerek, eğitimde ağır ticari araç lastiklerinin doğru kullanımı ve kontrolü, lastiklerin sürüş güvenliği üzerindeki etkileri ve güvenli sürüş teknikleri ele alındı. Adaylara günlük kontrollerden doğru lastik kullanımına kadar profesyonel bir sürücünün yol güvenliği açısından dikkat etmesi gereken temel noktalar aktarıldı.</p>

<p><strong>Renault Trucks T 480 ile uygulamalı araç eğitimi</strong></p>

<p>Programın son bölümünde ise Koçaslanlar Otomotiv işbirliğinde Renault Trucks T 480 üzerinden araç tanıtımı ve uygulamalı sürüş eğitimi gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Renault Trucks Türkiye Teknik Eğitmeni Cem Teker ile Koçaslanlar Hadımköy Bölge Satış Sorumlusu Semih Görkem Tunçer tarafından verilen eğitimde sürücü adaylarına Renault Trucks T 480’in teknik özellikleri, sürüş sistemleri, araç kontrolleri ve ağır ticari aracın güvenli ve verimli kullanımına ilişkin bilgiler aktarıldı.</p>

<p><strong>UND Başkanı Şerafettin Aras:</strong></p>

<p>“UND'nin uluslararası taşımacılık sektöründeki konumu ve Avrupa, Balkanlar, Karadeniz, Kafkasya ve Orta Asya'ya uzanan sektörel ağı, geliştirilen modelin farklı coğrafyalara aktarılabilmesi için önemli bir altyapı sağlamaktadır. Akademi ve kadın sürücü çalışmalarımız Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği (IRU), Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (BSEC), Karadeniz Ekonomik İşbirliği Bölgesi Karayolu Taşımacılığı Birliği (BSEC-URTA), Avrupa Güvenli Park Alanları Organizasyonu (ESPORG) gibi uluslararası platformlarda dünyaya örnek proje olarak tanıtılmış ve uluslararası paydaşlarla geliştirilmeye devam etmektedir. Bununla kalmayıp, Akademimiz, Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Birimi (UN Women), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Birleşmiş Milletler Asya ve Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (UN ESCAP) tarafından da ilgi çekmiştir. Bu nedenle UND'nin uzun vadeli hedefi; Türkiye'de geliştirilen kadın profesyonel sürücü modelini Avrupa, Balkanlar, Karadeniz, Kafkasya ve Orta Asya'daki taşımacılık ekosistemlerine aktarılabilecek bir iyi uygulama modeline dönüştürmektir. UND Kadın Tır Sürücü Akademisi, kadınlara direksiyon başında bir yer açmakla kalmıyor; lojistik sektörünün geleceğinde kadınlara kalıcı bir rol inşa ediyor. Çünkü geleceğin lojistiğinde daha fazla sürücüye değil, daha nitelikli, daha güvenli, daha verimli ve daha kapsayıcı bir insan kaynağına ihtiyaç var. UND Kadın Tır Sürücü Akademisi bu dönüşümü bugünden başlatıyor. Sektörüm adına projenin paydaşları ilgili Bakanlıklarımız başta olmak üzere, nazik ev sahipliğinden ötürü TOBBUND’ye, destekleri için Mahmut Koçaslan başta olmak üzere Koçaslanlar Otomotiv’e ve araç tedarik eden üye firmalarımıza; TCT Lojistik A.Ş., ⁠DFDS Taşımacılık Hizmetleri Ltd. Şti. ve CDA Lojistik A.Ş.’a şükranlarımı sunuyorum.”</p>

<p>Elif Nuhoğlu başkanlığındaki UND Kadın Çalışma Grubu projesi olarak hayata geçirilen UND Kadın TIR Sürücü Akademisi’nin 3. Dönem mezunlara yönelik açıklamasında Nuhoğlu, projenin temel yaklaşımının basit ancak sektörel etkisinin büyük olduğunun altını çizdi.</p>

<p>Nuhoğlu şunları söyledi: “Akademi, Türkiye’nin ilk sektör odaklı kadın tır sürücüsü yetiştirme programı olmanın ötesinde; eğitim, mesleki belgelendirme, kamu destekleri, işveren ağı, istihdam, meslekte kalıcılık ve uzun vadede kadın taşımacı girişimciliğini aynı değer zinciri içerisinde buluşturan bütüncül bir lojistik insan kaynağı modelidir. Sürücü açığını yalnızca daha fazla sürücü yetiştirerek değil, sektörün mevcut ve yeterince değerlendirilmeyen kadın yetenek havuzunu profesyonel taşımacılık ekosistemine dahil ederek çözmek niyetindeyiz. UND, kadın sürücüyü yalnızca eğitilen bir birey olarak değil; lojistik sektörünün gelecekteki profesyonel insan kaynağı, filo performansının bir parçası ve uzun vadede taşımacılık girişimcisi olarak ele almaktadır. Projenin başarı kriterleri yalnızca eğitim sayıları değil; istihdam, istihdamda kalıcılık, işveren memnuniyeti, güvenlik ve verimlilik çıktıları üzerinden de değerlendirilebilecek şekilde tasarlanmaktadır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK</category>
      <guid>https://www.transmedya.com/und-kadin-tir-surucu-akademisi-3-donem-mezunlarini-verdi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 19:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://transmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/transmedya-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-18-at-171924-1.jpeg" type="image/jpeg" length="84032"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
