banner126

Piyasa boşluğu kabul etmez

COVİD-19, tüm dünyada en büyük etkisini e-ticaret tarafında gösterdi. İnsanların mobilitesi azaldı ancak, malların mobilitesi o kadar azalmadı. Türkiye e-ticaret tarafında gelişmiş ülkelerin gerisinde olmasına karşın pandemi sürecinde bu arayı hızla kapatabildi. Bu yıl Transmedya Dergisi olarak daha çok pandemi ve sektör üzerindeki etkileri üzerine araştırma haberleri yaptık. Pandemi döneminde en çok şikayet kargo ve e-ticaret sektörlerinden gelince, bu konuya da eğilmek istedik.

Amazon, alibaba gibi e-ticarete yön veren firmalar, pandemide de yelkenlerine aldıkları rüzgarla dünyaya yön verdiler. Ülkemizde rüzgar vardı ancak buna uygun yelken olmayınca, e-lojistik kısmında her tarafta başıbozukluk görüldü. Öyle ki perakende sektöründe hızlı bir e-lojistik dönüşümü yaşandı. Süpermarketler, teslimat alanına giriş yaptı. Migros, A101, BİM gibi büyük oyuncuların hepsi bu rüzgara kapıldı. Bununla da kalınmadı, Boyner gibi firmalar da alanlarının dışına çıkarak lojistiğe koyuldu. Söz konusu firmalar kargo-lojistik firmaları yerine kendi organizasyonunu kullanmayı seçtiler.

Tabi entegre lojistik yapan Ekol, Netlog, Horoz, Borusan gibi firmalar da e-lojistiğe daha fazla yatırım yaparken. Mars, Sertrans, Alışan, Fevzi Gandur ve Sağlık gibi uluslararası lojistik firmaları da Türkiye için dağıtım kanalları geliştirmeye başladı.

Peki, ne oldu da herkes e-lojistiğe girmenin veya gelişme kaydetmenin peşine düştü. Çünkü burada geleceğin en büyük potansiyeli var. Çünkü Türkiye’de e-lojistiği dolduracak yapı yeterince yok. Deposundan, aracına, teknolojisinden insan kaynağına kadar tüm tedarik zinciri çok kırılgan. Hiçbiri yeterli değil. Piyasa boşluğu kabul etmez. Bir şekilde doldurulur. Nitekim e-ticaret firmaları kendi göbeğini kendi keserken, yabancı firmalar da Türkiye’de ya firma satın alıyor ya da kendi organizasyonlarını kurma yolunu seçiyor. Normalde 20-30 yıllık bu süreç pandemiyle birlikte hızlı bir film şeridi gibi gözümüzün önünden geçip gidiyor.

Dünyada e-ticaretin büyüklüğü 4 trilyon dolara gidiyor, Türkiye’de bu rakam 100 milyar TL civarında. Türkiye’nin dünya ticaretindeki payı ithalatta yüzde 0,8, ihracatta ise yüzde 0,4. Türkiye’nin dünya e-ticaretteki payı ise yüzde 3 oranında. Gelişmiş ülkelerle e-ticarette arayı hızlı kapattık ancak lojistikteki defolarımız ortaya çıktı. Lojistik anahtar rolündedir. Sanırım bundan böyle Türkiye’nin e-ticaretteki gelişimi lojistikteki gelişimine bağlı olacak.

Gelecek sayımızda görüşmek dileğiyle...

YORUM EKLE