banner201

Nursan Trailer, ihracat için üretiyor

Üretim kapasitesinin tamamına yakınını ihracata ayıran Nursan Trailer, pandemi döneminde frene basmadı ve 64 ülkeye ihracatını devam ettirdi. Nursan Trailer Satış ve Pazarlama Müdürü Nazif Yıldırım, ihracat pazarlarında önemli deneyime sahip olduklarını vurgulayarak, 5 yıl içerisinde Balkanlar’da pazar paylarını yüzde 50’lere çıkarmayı hedeflediklerini açıkladı. Afrika pazarlarında Türk treylerinin çok büyüdüğünü, pazardaki etkinliğin devam etmesi için kalitesiz ve standartları karşılamayan ürünlerin engellenmesi gerektiği uyarısında bulanan Yıldırım, imalat izni olmayan firmaların ihracat yapabildiğine dikkat çekti.

banner179
Nursan Trailer, ihracat için üretiyor
banner95

Ürün çeşitliğini azaltarak, 3 ürünle ihracata odaklanan Nursan Trailer, 2020 yılında pazarlardaki etkinliğini sürdürmeyi başardı. Nursan Trailer Satış ve Pazarlama Müdürü Nazif Yıldırım, ihracat stratejilerini, hedeflerini aktardı. Pandemi sürecinde yaşadıklarını anlatan Yıldırım, iş süreçlerinde her türlü önlemi almalarına karşın yüzde 20’ye varan iş kaybı yaşadıklarını söyledi. "Sağlık Bakanlığı ve Konya Ticaret Odası yetkilileri ile hangi önemleri almalıyız diye biraraya geldik. Her türlü önlemi almamıza karşın, çalışma sürelerimiz etkilendi" diyen Yıldırım, parça tedarikinde de önemli sorunlar yaşandığını ifade etti.

Tedarik zinciri kırıldı, üretim yavaşladı

Nursan Trailer’in minimum 100 araçlık parça stokuyla çalıştığını belirten Yıldırım, alüminyum hammaddesi olarak da 100 araçlık stok bulundurduklarını söyledi. Tedarik sorunu nedeniyle, araç üretiminde aksamalar olduğunu kaydeden Yıldırım, "İthal ürünlerde sorun yaşadık. Ortalama 20 günde tedarik ettiğimiz ürünlerin teslim süreleri 35-40 güne çıkmaya başladı. Avrupa firmaları stoksuz çalışıyorlar. Sipariş üzerine üretim yapıyorlar. Alman firmalarında bunu yoğun olarak gördük. Özellikle İtalya’da büyük sorunlar yaşadık. Amerika’dan denizyoluyla gelen ürünlerin 45 günlük tedarik süreleri 3 aya çıktı. Lojistik zincirinde aksamalar da yaşandı. Bütün bunların sonucunda 4 günde bitmesi gereken araç 10 günde tamamlandı" dedi.

Treyler sektörünün, otomotiv sektörü içeresinde Çin’e daha az bağımlı olmasını bir avantaj olarak gördüğünü ifade eden Yıldırım, otomotivde Çine bağımlılığın yüzde 30’un üzerinde olduğunu kaydetti.

64 ülkeye ihracat

Nursan’ın 64 ülkeye ihracat yaptığını vurgulayan Nazif Yıldırım, Orta ve Güney Amerika’nın da dahil olduğu Afrika, Ortadoğu, Asya ve Avrupa pazarlarında yer aldıklarını söyledi. Afrika pazarında etkin oyunculardan biri olarak, Afrika pazarında yaşanan düşüşten etkilendiklerini dile getiren Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti: "Petrol üretiminde günlük 200 bin varil üretimi düştü. Afrika pazarında petrol taşımacılığı üzerine olan nakliye işleri durunca, tanker talebi de olmadı. 2021 yılında tanker ve lowbed’e olan talep devam edecek. Diğer yandan Avrupa pazarındaki durgunluk devam edebilir."

3 ürüne odaklandık

Üretimlerinin yüzde 95’ini ihracata ayırdıklarını aktaran Yıldırım, Nursan olarak 13 farklı ürün varken, üç ürüne odaklandıklarını söyledi. Yıldırım, "Ağırlıklı olarak alüminyum akaryakıt tankeri (ADR’l ve normal), asfalt bitüm tankeri, alüminyum silobas üretiyoruz. Bu ürünlerde uzmanlaşmak istiyoruz. Alüminyum tanker konusunda çok yol kat ettik. 3 milyon Euro değerinde makine yatırımı yaptık. Yapmaya devam ediyoruz. Yeni ekipmanlarımız geldi ancak henüz kurulmadı. Avrupa’nın en önde gelen markaların akaryakıt tankerlerini Nursan Trailer ürünüyle kıyaslayın, ya fark göremezsiniz, ya da biz öndeyiz. Çünkü biz en son teknolojiyi kullanıyoruz" dedi.

Balkanlarda 5 yılda yüzde 50 pazar payına sahip olacağız

Pandemi süresince bayilik ve servis ağlarını genişlettiklerini belirten Yıldırım Bulgaristan, Sırbistan, Romanya’da 4 adet servis daha açtıklarını söyledi. 5 yıl içerisinde Balkanlarda alüminyum tanker pazarında yüzde 50 pazar payına sahip olacakları iddiasında bulunan Yıldırım, sürekli olarak pazarın içinde yer aldıklarını ve bunun meyvelerini almaya başladıklarını söyledi. Yıldırım, açıklamalarına şöyle devam etti:

"Yurtdışında sürekli olarak piyasa araştırmaları yapıyoruz. Örneğin benim de içinde bulunduğum bir ekip 9 gün boyunca Balkanları ziyaret etti. Bütün araçlarımızı tek tek kontrol ettik. Afrika’daki 6 ülkeyi gezdik. Bir yılda seyahat için ayırdığımız bütçe çok fazla. Çalışanlarımız da bu seyahatlerden motive oluyor. Fuarlarda da hedef değiştirdik. Her fuara katılmıyoruz. İhtisas fuarlarına katılmayı yeğliyoruz."

İmalat izni olmayan firmalar ihracat yapabiliyorlar

Türk treylerinin ihracatta önemli başarılara imza attığına değinen Yıldırım, ancak bu ihracat başarısının tehlikeye girdiği uyarısında bulundu.

"İhracat pazarlarında önemli sorunlar var. TREDER çatı kuruluşumuz ama kendi aramızda bir birlik olduğumuza emin değilim. Kendi ayağımıza sıkıyoruz. Devlet herkesin ihracat yapmasına izin veriyor. İmalat izni olmayan firmalar ihracat yapabiliyorlar. Yapsınlar ama firmalar arasında, kalite farkı var. Aynı firma ikinci ürünü daha kalitesiz gönderebiliyor. Avrupa pazarında bu sorun yaşanmıyor. Ortadoğu ve Afrika’ya ise aynı standardımız yok" diyen Nazif Yıldırım, Nursan olarak İngiltere’de silobas kullanan müşteriler ile Tanzanya’daki müşterilerinin aynı ekipmanı kullandığını vurguladı. Yıldırım, "Tunus’ta ne varsa Fransa’da da var. Tek bir standart var" dedi.

Doğu Afrika’da pazarının lideri; Türkiye

"Afrika’da Türkler’e çok güveniliyor. Whatsup üzerinden anlaşıp, iş yapabiliyorsunuz. Söz senettir. İkili ilişkiler çok önemli. Çalıştığımız çoğu ülkeler Müslüman. Ancak bu ülkelerdeki ihracat ürünlerinde sorunlar yaşanıyor. Avrupa ile yaşanmazken Müslüman ülkelerle sorun yaşamamız düşündürücü. Bu pazarların standartlarının iyileştirilmesi gerekiyor. Afrika’da Türkiye çok büyük ülke olarak görülüyor. Doğu Afrika treyler pazarında Türkiye pazar lideri. Bunun için devam edebilmesi için aynı kaliteyi, aynı standardı sağlamamız lazım. 200 aracı ihraç ettikten sonra 201’inci aracın kalitesiz yapılmaması gerekiyor. Hata yapma şansımız yok. Araçlarımız can ve mal taşıyor. Rekabette kaliteyi bırakmayıp, yükseltmemiz lazım" diyen Yıldırım, ülkelerin ticaret kültürlerinin farklılık gösterebildiğine işaret etti ve "Her ülkenin yoğurt yiyişi farklı. Balkanlar ile Avrupa aynı değil. Biri sağ elle yemek yerken diğeri sol elini kullanıyor. Faklı ülkelerdeki, kültürü bilmek gerekiyor. 20 yılın tecrübesiyle deneyimlerimiz oldu ve artık başardık diyebiliyoruz." şeklinde konuştu.

2021 yılının planlarından da bahseden Yıldırım, maliyetleri nasıl azaltırız diye düşündüklerini ve mevcut işgüçlerini korumak istediklerini söyledi.

Mutlu Doğan

YORUM EKLE
banner184
SIRADAKİ HABER

banner174

banner178