Ekol, Avrupa’ya intermodal dersi veriyor

Alternative Taşımacılık ile Haydarpaşa-Trieste arası Ro-Ro taşıma hizmeti sunan buradan da kaldırdığı blok trenlerle Avrupa’nın her köşesine taşıma hizmeti veren Ekol Lojistik’in, ulaştığı değer sadece Türkiye’yi değil Avrupa’yı da şaşırtıyor. Avrupa’da kendi blok trenini işleten en büyük firma olan Ekol yeni Ro-Ro hatları ve demiryolu yatırımları yapmaya devam edecek.

Ekol, Avrupa’ya intermodal dersi veriyor
banner95

Karayolu-denizyolu-demiryolu hatları ile Avrupa’ya intermodal taşımacılık hizmetin sunan Ekol Lojistik, yaptığı bir basın gezisi ile verdikleri hizmeti yerinde tanıttı. Ekol Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Musul eşliğinde gerçekleşen gezide, Ro-Ro ve Ro-La hizmetlerinin tüm detayları ayrıntılarıyla paylaşılırken yeni hedefler ve yeni hatlar ile ilgili önemli bilgiler de verildi.

Ekol’ün intermodal taşıma hizmetini gördüğümüz ilk yer Trieste Limanı oldu. Burada  Haydarpaşa’dan kalkan ve 60 saat sonra limana ulaşan Qezban’ı karşıladık. Liman’da her yer Ekol araçlarından oluşuyordu ve treylerler bir yandan trenlere bindiriliyor diğer yandan yeni gelen gemi için hazırlıklar yapılıyordu. Qezban, treyler ve treyler-konteynerden (Ekol tarafından geliştirilen özel konteyner) oluşan yüküyle limana yaklaştı ve treylerler mafiler tarafından 700 treyler kapasitesi olan limana taşınmaya başladı.

Haydarpaşa-Trieste arası haftada karşılıklı 3 sefer yapılıyor. Ahmet Musul hizmete başladıkları 13 ay boyunca toplam 329 sefer gerçekleştirdiklerini ve toplam 62 bin 300 (tek yön) araç taşıdıklarını söylüyor.

Günlük 96 araç taşınıyor

Terminalden günde 3 tren kalkıyor. Haftada ise 18 tren hareketi sağlanıyor. Her bir tren 32 araç taşıyor ve günde 96 aracın taşıması yapılıyor. Terminalde 4 hat var ve bu hatlarda 2 tren aynı anda elleçlenebiliyor. Bir sonraki gemi gelene kadar bütün treylerler taşınmış oluyor. Buradan yüklenen treyler Almanya’daki Köln, Ostrava, Ludwigshafen terminallerine 24 saatten kısa bir sürede varıyor. Avusturya ve İtalya’ya gidecek araçlar ise karayoluyla devam ediyorlar. Hizmetin detayları hakkında bilgi veren Eşber Horosan, yeni slot alımları için çalıştıklarını 3-4 aylık süreç içerisinde bu sayıyı 22’ye çıkaracaklarını söylüyor.

Ekol ilk blok trenini 2008 yılında hayata geçiriyor. Ancak daha kaliteli ve sürdürülebilir hizmet vermek için 2012 yılında Alternative Taşımacılık şirketi üzerinden hizmet verilmeye başlanıyor.

Alternative Ro-Ro, 2013 yılında ise yüzde 80 doluluk oranıyla 55 bin 500 araç taşıdı. Firmanın 2014 hedefi ise yüzde yüz doluluk oranıyla 68 bin araç taşımak. Ahmet Musul, İstanbul-İtalya arasındaki trafiğin 3’te birini taşıdıklarını, Türkiye’deki toplam Ro-Ro hacminin ise yüzde 23’ünü taşıdıklarının bilgisini veriyor. Alternative Ro-Ro’nun hacminin yüzde 99’unu Ekol  oluştururken Bulgaristan ile başlayan krizin ardından bu oran yüzde 85’e, yüzde 15 oldu. Musul, 2014 yılında taşınan araçların yüzde 25’inin farklı firmalara ait araçlardan oluşacağını aktarıyor.

Eşber Horosan’a Liman fiyatlarını sorduğumuzda Türkiye’deki liman ücretlerinin yüksekliğinden yakınıyor. İtalya’da Trieste’de limanına Haydarpaşa Limanı’da ödediklerinin 4’te birinden daha az ücret ödediklerini belirten Horasan ayrıcı Haydarpaşa’da ekipman yetersizliğinden dolayı kendi yatırımlarını da yaptıklarını da aktarıyor.

Tren Trieste’den Köln’e yol alıyor

Trieste’den Köln’e hareket eden trene Avusturya Villach’tan biniyoruz. 6 saat süren yolculuk sonrasında Münih’e varıyoruz. Trende Ahmet Musul önemli açıklamalarda bulundu.

Ro-Ro işine neden girdiklerini Ahmet Musul, “İki kat yüklenebilen konteyner taşıması yapmak istedik. Operatöre bunu ilettiğimizde, diğer markalara karşı haksız rekabet oluşturacağı nedeniyle kabul etmedi. Bunun üzerine biz de kendi gemilerimizi alarak bu işi kendimiz yapalım dedik” diyerek açıklıyor.

150 milyon Euro’luk yatırımdan kurtuldu

“Sektörümüzdeki temel hata, Ro-Ro gemilerinin nakliyenin çözümü olarak düşünülmesidir. Oysa biz bir sonuç sektörüyüz; üreticiler için daha iyi neler yapılabilir mantığıyla çalışıyoruz”  diyen Musul, gemiler sayesinde treylerlerin şoför olmadan Türkiye’den Köln’e 2 bin 500 kilometrelik bir yolu kat ettiğinin önemine vurgu yapıyor.

Bu trafiği sağlamak için 1.500 adetlik bir filoya sahip olmaları gerektiğini, bunun içinde 150 milyon Euro’luk bir yatırım gerektiğini söyleyen Musul, şunları aktarıyor: “Bu modelle biz yapabilirlik yeteneğimizi artırıyoruz. Şu anda toplam 2 bin 500 treylerimiz 800 çekicimiz var. Eğer böyle bir yapı olmasaydı yani her treylerin önüne bir çekici koysaydık minimum 1.500 adetlik çekici yatırımı yapmamız gerekirdi. Normal bir süreçte bir çekici turunu 15-20 günde atabilirken biz bir günde yapıyoruz.”

Euro Tunel’den İngiltere’ye blok tren geçiren ilk firma olacak

Almanya’ya blok trenlerle gelen treylerler karayoluyla Avrupa’nın diğer ülkelerine dağıtılıyor. Bu işlem bir gün içerisinde gerçekleştiriliyor. İngiltere ise 3 günü buluyor. Ekol bu süreyi de bir güne indirmek için önemli bir yatırıma daha imza atacak. Ahmet Musul, Haziran ayında Euro Tunel’den blok tren geçireceklerini belirtiyor. Kendi blok trenini Euro Tunel’den geçiren ilk firma olacak Ekol, böylece süreyi bir güne indirmiş olacak. 

AYSHE ve FADIQ filoya ekleniyor

Ekol Lojistik Ro-Ro yatırımlarına da devam edecek. Şu anda kullanılan Hatche, Paqize ve Qezban’a 2 yeni kız kardeş geliyor. Ahmet Musul, “Hedefimiz ilk 3 ay içerisinde 4. gemiyi (AYSHE) 6 aylık süreç içerisinde de 5. gemiyi (FADİQ) hizmete sokmak istiyoruz” diyor. Genişleyen Güney Fransa ve İspanya pazarına yalın hızlı ve basit bir hatta dönüştürmek isteyen Ekol, Ayshe’yi İstanbul-Barselona arasında çalıştıracak.  Geminin 14 Haziran’da devreye girmesi bekleniyor. 

Diğer nakliyecilerde intermodal yapımızı kullandırtacağız

Yeni alınacak gemilerle kapasitesini artıracak olan Ekol, bu gemileri kendi araçlarıyla dolduramayacağı için tüm intermodal yapısını diğer firmalara açacak. “Bazı firmalar bizim gibi trene uygun treyler siparişi verdiler, bazıları da konteyner satın aldılar” diyen Musul,  onlara bu intermodal platformunu sunmaya başlayacaklarını söylüyor.  Böylelikle Doğu Avrupalı nakliyecilerle Türk nakliyeciler arasında maliyet ve geçiş belgesi gibi sıkıntılardan kaynaklanan dar boğazları aşmaya gayret ettiklerini anlatıyor.

550 araçlık dev bir Ro-Ro gemisi yaptırıyor

Ahmet Musul kendi işlerine uygun gemiler almak istediklerini belirterek 550 araç kapasiteli ilk gemiyi 2016 yılının Haziran ayında yıl hizmete sokacaklarını söylüyor. İstanbul-Trieste arasında çalışacak gemi için 60 milyon Euro’luk yatırım yapılacak. Bu gemi Ekol’ün konteyner treyler araçları için uyumlu bir gemi olacak. Geminin üst katında konteynerler üst üste 3 kat yüklenebilecek. Alt 2 katta ise treyler yer alacak. Bodrum katında ise otomobiller bulunacak. Otomobiller de eklendiğinde gemi 730 birim ürün taşıyor olacak. Bunun bir başlangıç olduğunu da altını çizen Musul, önümüzdeki 2-3 yıllık süreçte 250 yerine 500-550 araç taşıyacak gemilerle hizmet vereceklerini söylüyor. Ekol, 1200 millik mesafede 250 aracı taşımak yerine tek gemiyle iki kat fazla araç taşıyacağı için operasyon maliyetleri de düşecek.

Bu gemi limana yanaştığında yan üst taraftan konteynerler gibi indirilecek. İçerdeki treylerler de arka kapıdan indirilecek. Eş zamanlı olarak araçlar ve konteynerler indirilecek.  6 saat içerisinde yükleme ve boşaltma yapabilecek. Musul konteyner-treylere böyük önem verdiklerini belirtiyor. “Biz yavaş yavaş treylerin lastik ve şasi kısmını atıp onların sadece üst taraflarını kullanmaya başlayacağız. Gereksiz yere trende şasi ve lastik taşıyor olmak kapasitemizi de düşürüyor.”

Yalova’da liman açacak

Ekol, Ro-Ro taşımalarını Haydarpaşa üzerinden gerçekleştiriyor. Ancak burası şehir içinde kaldığı için trafik yoğunluğundan dolayı yüklemeye 22.00’den sonra izin veriliyor. Ekol, Haydarpaşa’dan Yalova’ya taşınmak istiyor. Ahmet Musul, kendilerine en uygun lokasyonun Yalova olduğunu belirterek, şöyle konuşuyor: “Böylece İstanbul trafiğinden daha az etkileneceğiz. Üretimin büyük bir bölümünün Gebze ve doğusunda olduğu düşünüldüğünde daha ekonomik olacaktır. Avrupa yakasındaki ürünler için ise Yalova-Ambarlı arasında kurulacak bir shuttle ile treylerle köprü kullanmadan denizyoluyla geçirilecek. Böylelikle ağır vasıtalar otobandan tamamen çıkarılacaktır.”

İntermodal sayesinde günlük 120 litre yakıt tasarrufu sağlıyor

İntermodal hizmetlerinin ekonomi ve çevre üzerine olumlu etkisini rakamlarla ortaya koyan Ahmet Musul, “Şuandaki hacmimizle bir her gün 400 bin kilometrelik karayolunu intermodal sayesinde yoldan çekmiş oluyoruz. Dünyanın etrafını her gün 10 kez dolaşmaya eş değer bir kilometre yapılmıyor. Bir lastiğin iyi kullanıldığında 100 bin kilometre gittiği düşünürseniz biz her gün 4 lastik tasarrufu yapıyoruz. Araçların her yüz kilometrede 30 litre yakıt tükettiğini düşünseniz her gün 120 bin litre yakıt tasarrufu söz konusu. Olası kazaları da önlüyoruz. Ekonomik bir hizmet sunarken çevreyi de koruyoruz” diyor.

İntermodal için 100 milyon Euro yatırım yaptı

Ekol’ün intermodal için şu ana kadar yaptığı yatırım 100 milyon Euro’ya yaklaştı. Yatırımın büyük bir bölümünü intermodala uygun treyler yatırımı oluşturuyor. Bunun için 60 milyon Euro tutan 2 bin adetlik treyler yatırımı yapıldı. Treylerleri Avrupa’da taşımak için ayrı bir çekici yatırımı yapıldı. Yeni Köln’de operasyon merkezi kuruldu. Musul, Ro-Ro yatırımlarını ise kiralama yöntemi ile yaptıklarını 75 milyon Euro’luk yatırımın yüzde 10’unun ödediklerini aktarıyor. Geriye kalanı da ödedikten sonra gemileri satın alacaklarını söylüyor. Bu yıl sonuna kadar ödemeler yapılarak gemilerin satınalma işlemi tamamlanacak.  

“Cici bir şirket alacağız”

Ahmet Musul Türkiye’de uluslararası taşımacılık yapan bir şirket alacaklarını söylüyor. Şirket ismi vermeyen Musul şirketi ‘Cici Lojistik’ diye tabir ediyor. Firmanın şu anda bulunduğu imkan nedeniyle gelişmesinin zor olduğunu, anlaşabilirlerse bu şirketi 3 ay içerisinde bünyelerine katacaklarının söylüyor.

Bu yıl içerisinde Ekol, Polonya’da bir şirket açacak. Burayı Avrupa’nın Çin’i gördüklerini kaydeden Musul, “Biz yeni ülkelerde artık şirket açarken o ilkelerin Türkiye ile olan ilişkilerinden ziyade o ülkeler ile Avrupa arasındaki trafiklere önem veriyoruz” diyor.

Ekol, 1 milyar Euro’luk ciroya ulaşacak

Geçtiğimiz yılı 367 milyon Euro ciro ile kapatan Ekol Lojistik’in bu yıl ki ciro hedefi ise 460 milyon Euro. Ahmet Musul 5 yıl içerisinde milyar seviyesine ulaşacaklarını belirterek, bu cironun yarısının ise Türkiye dışındaki trafikten sağlanacağını söylüyor. Musul, “O seviyelere gelirsek sanırım Avrupa’daki ilk 10 lojistik firmasından biri olacağız” diyor.

Cengiz Topel’i hava kargo merkezi yapacak

Ekol Lojistik Ro-Ro’da sağladığı başarıyı hava kargoda da gerçekleştirmek istiyor. Ahmet Musul, hedeflerinin Cengiz Topel’i kargo merkezi yapmak olduğunu söyleyerek bu alandaki hedefleriyle ilgili şunları aktarıyor: “Böylece hem trafik sorunun ortadan kaldırmak hem de otomotiv sanayine yakın olmak istiyoruz. Maliyetler daha düşük olacak. Kendimize ait uçaklarla Türkiye-Avrupa arasında tarifeli olarak kargo taşımacılığı yapacağız. Şu andaki hava kargo şirketleri havaalanından havaalanına taşıma yapıyor. Biz sistemimizin desteği ile kapıdan kapıya taşıma yapıyor olacağız. Dolayısıyla müşterilerimize eksik kalan ayağı tamamlayarak tek bir elden hizmet vereceğiz. Çalışmalarımız iyi bir noktaya geldi. Havaalanlarıyla görüştük, becerebilirsek yılın ikinci yarısında hizmete başlayacağız. Her gün 45 tonluk yükü götürüp getirmek istiyoruz.”

Aksaray’a depo açıyor

Ekol’ün bir diğer yatırımı da depo olacak. Ahmet Musul, depolama tarafındaki yatırımların büyük bir bölümünün İstanbul ve çevresinde yapıldığını belirterek “Biz depomuzu Aksaray’a taşımak istiyoruz” diyor. Musul, yapacakları yeni depoyla ilgili şu bilgileri paylaşıyor: “İnşaatına bu yıl başlıyoruz. Organize sanayi bölgesinde 100 dönümlük bir yer tahsis edildi. Teşvikimizi aldık. ÇED raporumuzu aldık, şu anda kullanacağımız teknolojinin seçimi ve dizayn çalışmaları sürüyor. Kısmet olursa yılın ilk yarısına Temmuz-Ağustos’ta temelini atacağız. Oradaki amacımız özellikle AVM’lerde satılan ürünlerin dağıtımın ve depolamasını yapmak. Böylelikle maliyetleri düşüreceğiz. Anadolu’daki tüm şehirlere daha yakın olacağız. Buraya 1 yıl içerisinde demiryolu gelmiş olacak. Dolayısıyla Mersin Limanı ile Aksaray arasındaki taşımayı demiryoluyla rahatlıkla yapabiliriz.”

Dünyadaki en büyük lojistik tesisi projelendirdi

Tek başına dünyadaki en büyük lojistik tesis olacak bir proje yaptıklarını söyleyen Musul, ancak bunun için gerekli prosedürleri aşamadıklarını belirtiyor.  Projeyle ilgili bilgileri paylaşan Musul “42 metre yüksekliğinde 20 bin metrekaresi güneş panelli, tamamen robotların çalışacağı, 250 bin palet kapasiteli bir yer olacaktı. Buranın dörtte birinin Türkiye’deki ilaçların depolanacağı bir yer olarak hayal ediyorduk.  Şu anda 35-40 lokasyonda ilaçlar depolanıyor ve her biri için ayrı enerji kullanılıyor. 10 cm kalınlığındaki panellerle elektrik tüketimi olmadan 15-20 derece ısıyı korumak mümkün. Hedefimiz sadece ana dağıtıcılara değil ana dağıtıcılar üzerinden en son eczaneye gidecek ürünleri paketleyip sistem üzerinden siparişleri alıp eczane seviyesinde konsolide edip 12 saat içerisinde tüm Türkiye’ye buradan dağıtım yapmak” diye konuşuyor.

Ro-Ro sistemini nasıl kurduklarını da anlatan Musul, “İki kat yüklenebilen konteynerler kullanmak istedik. Mevcut operatör bunu yapamayacağını söyleyince biz de kendi sistemimizi kurduk” diyor.

Trenlere özel yapılan treylerler, mafiler tarafından rahatça vagonlara yerleştiriliyor. Bu işlem sadece 3-4 dakika sürüyor.

Trieste liman ve terminal alanının büyük bir kısmı Ekol treylerlerine ayrılmış durumda. Ahmet Musul terminal alanının eski bir fotoğrafını göstererek “Hizmete ilk başladığımızda alan binalarla çevriliydi ve araçların bekleyebileceği yeterli alan yoktu. Biz tüm bu binaların kaldırılarak geniş bir alan yaratılmasını sağladık. Şimdi 700 araçlık devasa bir alan oluştu” diyor.

AHMET MUSULAhmet Musul:

Sadece kendimize ait sorunları çözerek rekabetçi bir firma olmak amacıyla Alternative Ro-Ro’yu kurduk.  Ama Ro-Ro’dan sonra sektördeki diğer arkadaşlardan gelen talepleri de görünce belirli ölçüde bir intermodal platform sağlayıcısına gitmek istiyoruz. Bunu Ekol olarak değil Alternative Ro-Ro firması üzerinden yapacağız.  Geminin organizasyonunu profesyonel bir yönetimle yapacağız. Ekol de o yapının diğer nakliyeciler gibi müşterisi olacak. Aynı kriterlere herkesin hizmet alacağı bir yapı kuruyoruz.  

Biz kendimizi sipariş yönetim şirketi olarak tanımlamak istiyoruz. Lojistiğin tüm alanlarında müşteri adına onların beklediğinin daha ötesindeki bir yetenekle yönetme becerisine sahip bir şirket olmak istiyoruz. Onun için yolumu The Order Menagement Company olarak koyduk.İstanbul-Köln arası 2 bin 500 kilometre. Bu mesafeyi 250 araç karayoluyla gidip geldiğinde 875 ton yakıt harcıyor. İntermodal ile bu mesafede harcanan yakıt miktarı 300 ton oluyor.

Şirkete sahip olma hakkı yüzde 51’e çıkarılmalı

“Şahıs olarak benim bir hayalim var” diyen Ahmet Musul, şirkete sahip olma hakkının yüzde 51’e çıkarılmasını istediklerini söylüyor.  Hisselerin satılamayacağı devredilemeyeceği ve başarılı şirketin sonsuza dek yaşayabileceği bir model kurmak istediklerini anlatan Musul şunları söylüyor:  “Profesyoneller inanmış şekilde motive olmuş şekilde şirketlerini yönetip başarılı olacak.  Biz bu konuda örnek olmak istiyoruz. Şirketimizin yüzde 51’ine kendi tüzel kişiliği sahip olurken, 49’unu da halka açarak sahibinin herkes ama sahibinin aynı zamanda kimse olmadığı bir yapıya geçmek istiyoruz. Bir tür devletin olmayan kamusal bir şirket haline gelmek istiyoruz. Şu anda şirketin yüzde 54’ü bana ait, yüzde 37’si Abu Dabili bir fona ait, yüzde 2,5’luk hisse Ukrayna’da aldığımız şirket için ortaklara verdiğimiz hisse, diğerleri de şu anda bazı yöneticilerde. Ben bunu 3 ay içerisinde yüzde 10’a çıkaracağım.  Abu Dabili fon o hisseyi bize satacak.. Şu anda biz o yüzde 37’yi alıp bunun yüzde 10’a ulaşacak bir kısmının ortak olacağı bir yapıya geçeceğiz. Onlar da halka açılmayla beraber o hisselerini devredecekler. Çünkü şirket eğer yasalar izin verirse hiçbir gerçek kişiye ait olmayacak. Ekol her yıl kazandığından daha fazlasını yatırım yapan bir şirket. Hedefimiz 2017 gibi halka açılmak. O zamana kadar yüzde 51’lik hisseyi devredebilirsek iki operasyonu da sağlıklı bir şeklide tamamlamak istiyoruz. Hedefimiz Ekol’ün Türkiye dışında en sevilen en değer verilen şirket haline getirmek.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner71