BLOCKCHAIN İLE LOJİSTİĞİN GELECEĞİ YENİDEN YAZILIYOR

Tedarik Zinciri Yönetimi yerini Akıllı Tedarik Ağları Yönetimi’ne bırakıyor. Yöneten herkes olacak……. Blockchain ile Geleneksel Tedarik Zinciri Yönetimi yeniden yazılıyor. Merkezden tüm süreçlerin yönetildiği sistem yerini tüm ağların birlikte yönettiği dev bir organizasyona bırakıyor. Yeni sistemin kurgulayıcı teknolojisi Blockchain sunduğu; verimlilik, maliyet tasarrufu, güvenlik, şeffaflık, izlenebilirlik gibi özellikleri ile lojistik sektörünü bugünden çok farklı bir noktaya taşıyacak.

BLOCKCHAIN İLE LOJİSTİĞİN  GELECEĞİ YENİDEN YAZILIYOR
banner95
Ekosistem, Endüstri 4.0 ile büyük bir dönüşüm içine girdi. Nesnelerin interneti ile tüm süreçler akıllı cihazlara emanet ediliyor. Bu yeni sistemin büyük bir ağa ihtiyacı var. Yeni sistem; daha fazla verimlilik, hız, güvenlik ve şeffaflık ve birlikte iş yapabilme kabiliyeti istiyor. Tek merkezden tüm süreçlerin yönetildiği Tedarik zinciri Yönetimi ise bu ihtiyaçlara cevap veremiyor. İşte bu noktada devreye, tek merkezden değil ağdaki tüm ortakların sistemi yönettiği Blockchain giriyor. Dünyanın en büyük lojistik şirketleri süreçlerini Blocakchain teknolojisi üzerine inşa etmek için çalışmalara başladı. Peki Blockchain teknolojisi nedir? Lojistik ve Tedarik Zinciri Yönetimini nasıl değiştirecek? Lojistik sektörünü yeni ufaklara taşıyabilir mi? Tüm bu soruları ve Blockcain ile merak edilen noktaları, Okan Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Prof. Dr. Güner Gürsoy ve Girne Amerikan Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. M. Sadık Akyar’a yönelttik.

Okan Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Prof. Dr. Güner Gürsoy, Endüstri 4.0 ile yeni bir ekosistem doğduğunu bunun yıkıcı etkilerinin teknolojiye ve gelişimlere açık olmayan şirketlerde hissedileceğini söylüyor.  Gürsoy, “Sadece Almanya, Çin ile mücadele edebilmek için üretim hattından insanı çıkararak, siber fiziksel robot (cobot) dediğimiz, öğrenen düşünen karar verebilen robotları geliştirmeye başladı ve bunda da çok başarılı oldu. Nesnelerin interneti aslında yıkıcı bir teknoloji ekosistemi yarattı. Bu yeni sistem bizim tüm alışkanlıklarımızı ve iş modellerimizi sorguluyor.” diyor. 
Bu noktadan hareketle, herkesin teknolojilerin ne anlama geldiğini anlamasının ve kavramları çok doğru kullanmasının önemli olduğunun altını çizen Gürsoy, “Bu teknolojilerin, iş modellerinin ve stratejilerin uyumlu hale gelmesi başarının tek anahtarıdır. Sadece teknoloji satın almak yeterli değil, bu yatırım yapan firmanın iş modellerini ve stratejilerini de değiştirmesi gerekiyor.” diyerek büyük bir dönüşüme işaret ediyor. 
Firmaların bugün yapacakları teknolojik yatırımlarda çok dikkatli olmaları gerekiyor. Güner Gürsoy firmaları bu noktada dikkatli olmaya çağırıyor, “Şirketlerimiz yaptıkları teknoloji yatırımlarının gelecekte kullanılacak sistemlere uyumluluğunu sorgulamaları gerekiyor. Gelecekte kullanamayacakları teknolojilere yatırımları yaparlarsa ciddi maliyetlere katlanmak zorunda kalacaklar.” diyor.   “Blockchain’in çok basit anlamıyla veri tabanı yönetim sistemidir. Otonom, dağıtık, güvene dayalı veri tabanı yönetimi sunuyor.” diyen Gürsoy, çoğu insanın Bitcoin ile ilişkilendirdiğini, Bitcoin’in bir Blockchain uygulaması olduğunu ve onun gölgesinde kaldığını söylüyor.
NEDEN BLOCKCHAIN?
Blockchain’in tedarik zinciri yönetimi ve lojistik anlamda; veri hakimiyeti, şeffaflık, güven, aracısız işlem, veri geçmişi ve kolaborasyon’a dayalı 6 faktörlü bir sistem olduğunu aktaran Gürsoy, bu faktörlerin önemini ise şöyle anlatıyor:
Veri Hakimiyeti Blockchain veri sistemi içerisinde oluşturulmuş dataya tam hakimiyet sağlıyor. Tüm dataları firmalar kendi serverlarında tutuyorlar ve dataların ne kadarı açmak istiyorlarsa o kadarını açıyorlar. Kiminle hangi bilgileri paylaşacaklarını tanımlayabiliyorlar.
Şeffaflık
Açılan data, benim değer ağı zincirimde olan tüm birimler tarafından görülebiliyor. Onun paylaştığı datayı da ben görebiliyorum. Bu karşılıklı iş yapabilme yeteneğini artırıyor. O nedenle en önemli avantajı birlikte çalışma kültürü getirmesi. Türkiye’nin en çok zorlandığı nokta da burası. Blockchain bu anlamda bize inanılmaz imkanlar sağlıyor. Tedarik zinciri içerisinde bulunan tüm birimlere birlikte hareket etme yetkinliği getiriyor. Firmaların birbiriyle kader birliği yaparak birlikte büyümesini sağlıyor. 
Güven
Blockchain’in en önemli noktası. Bir tedarik zincirini ela aldığınızda, müşteriden tedarikçilere kadar tüm süreç içerisindeki her bir aktörün birlikte hareket edebilmesi için güven en önemli faktör. Ben çalıştığım firmaya güvenmezsem, ne datamı açabilirim ne de finans modellerimi oluşturabilirim. Bunu nasıl sağlıyor? Çoklu verifikasyon yani onaylama sistemleri ile. Örnek; Bir lastik üreticisi 300 lastiği fabrika deposuna gönderiyor, bunu sigorta ettiriyor ve lojistik firmasına bunu veriyor, lojistikçi bunu taşıyor, fatura kesiyor, teslim alan şirket test muayene yapıyor ondan sonrada araca takılması için son kullanıcıya teslim ediyor. Bu işlem için 6-7 farklı noktadan data giriliyor ve onaylanıyor. Blockchain bütün bunları görüyor ve ödemesini yapacak otomotiv şirketinin muhasebesi, işlem sonuçlandı mı ne oldu diye tereddüt etmiyor.
Burada da akıllı kontratlar devreye giriyor. Bu sorgulamayı sistem kendisi yapıyor. Sistem firmalar arasındaki iş sözleşmesini kullanarak ödeme süresini belirliyor. Sözleşmeden kaynaklı yüzde 5 peşin ödeme imkanı varsa ve şirketin parası varsa ödeme yapıyor, yoksa belirlenen sürede ödeme gerçekleşiyor, bazen de geciktirerek, şirketin kredi kullanmasını engelliyor ve iş ortağının finansal gücünü kullanıyor.
Aracısız İşlem
Artık tüm süreçleri uç noktaya kadar görebiliyorum. Örnek; marketten et aldınız ve et üzerinde barkod var. Sistem Blockchain üzerinden işliyorsa barkodu tıkladığınızda bunun hangi çiftlikte üretildiğini, hayvanın cinsini, yaşını, yediği yemeğe kadar tümünü görebilmeniz mümkün. Tabi tüm bu sistemi bu ekosistem içerisine dahil etmek gerekiyor. Tedarik zincirinin başarısı talebin tahminine dayalıdır. Bu sayede artık talep bilinecektir. Böyle bir sistem devreye girdiğinde nesnelerin interneti sayesinde ihtiyaç makamının ihtiyaçları görülebilecek.
Firmalar böylece hem daha kaliteli ve verimli oluyor hem de maliyetlerini düşürüyorlar.
BU AĞI KİM KURACAK?
Bu ağı kuracak üst şemsiyenin çok önemli olacağını aktaran Gürsoy, şunları söylüyor: “UND diye bilir ki ‘ben Türkiye’deki lojistikçiler için böyle bir altyapıyı sağlıyorum’. Buna lojistik firmaları dahil oldukları ve kullandıkları kapasite kadar bedel öderler. Dolayısıyla burada üst şemsiyeler önemli olacak. Bunu ben yapayım, küçük olsun benim olsun modeli Blockchain’de çalışmıyor. Blockchain’de; büyük olsun, herkes girsin ve herkes kazansın mantığı var.  Lojistik sektörü teknolojiye en yatkın sektörlerden biridir. Bir üst safhaya çıkıp lojistik sektörünün bir araya gelip tedarik zincirinde Blockchain üzerinde çalışması gerekiyor. Bunun için bir master planı hazırlanmalıdır. Burada önemli olan şirketlerin farklılaşması değil, sektörün farklılaşmasıdır. Bu yapıyı kurduğunuz zaman klonlanabilecek mekanizmayı da oturtmuş oluyorsunuz. Sürekli sürdürülebilir, yaşayan organizasyon yapıyorsunuz. Bunu kurduğunuzda;  ihracatçı, lojistikçi, gümrükçü, banka, sigortacı buna entegre olacaktır.”
Güncelleme Tarihi: 11 Eylül 2018, 09:07
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner71