Ödediğimiz cezalar burdan Avrupa’ya yol olur

Ali Çiçekli/ UND Yönetim
Kurulu Başkan Yardımcısı/
ALC Lojistik Yönetim Kurulu
Başkanı/Akademisyen: Yurt dışında gerekli
gereksiz cezalara maruz bırakılıyoruz

“Yurt dışında karayolu ile eşya taşıyan Türk araçlarına ceza kesilmesi bir kural haline gelmiş olmasa da bir alışkanlık haline gelmiş durumda.Yurt dışında başta trafik ve mali polis, yol denetleme ekipleri, gümrük yetkilileri ve benzeri tüm otoriteler araçlarımıza ceza kesmek için her daim bir kusur bulup suç isnat edebiliyorlar. Deyim yerindeyse ‘gözün üstünde kaşın var’ diyerek pekala ceza kesebiliyorlar. En fazla ceza kesilen kusurlar ise; geçiş belgeleri ve UBAK (CEMT) Belgeleri’nin hatalı ya da eksik doldurulması veyahut yanlış kullanılmasıdır. Örneğin sürücünün geçiş belgesini doldururken sözgelimi yükün ağırlığını ya da şirket adresini yanlış yazması, benzer şekilde UBAK karnesi üzerindeki seyir tarihlerini sehven yanlış yazması gibi basit ama kabul edilebilir hatalarda hemen cezayı uyguluyorlar. Tabii, UBAK ve geçiş belgesi ile ilgili cezaların önemli bir kısmı da yetersiz geçiş belge tahsisinden kaynaklanmaktadır. Firmalar bir kısım riskleri üstlenip zaman zaman UBAK kullanım esaslarının dışına çıkabilmektedirler. Bunun yanında takograf kontrolleri sonucu günlük ve haftalık dinlenme sürelerine uyulmamasından dolayı da sürekli cezalar kesilmektedir. Bu, her ne kadar haklı bir gerekçe olsa da bu tip ihlaller çoğu zaman araçların sınır kapılarında ve gümrüklerde saatlerce hatta günlerce kuyrukta beklemeleri sonucu meydana gelmektedir. Öyle ki,10-15 kilometrelik bir kuyruk bazen 20-30 saat sürebiliyor ve bu süre boyunca sürücü çalışmamakla birlikte aracı ikide bir kuyrukta ileriye doğru hareket ettirmek durumunda kaldığından bu süre de sürüş saatinden sayılıyor. Gümrüğü bitirip sınırı geçince de hemen o bölgede bulunan denetim ekibi aracı durdurup sürücünün çalışma saatini aştığı gerekçesiyle cezayı yazıyor. Bunların dışında; Bulgaristan, İtalya gibi ülkeler de araçlardaki en ufak bir teknik eksiklik (cam çatlağı, lastik aşınması, far çatlağı, tampon kırığı vs.. ) bulup ceza kesebiliyor.

Cezalar nedeniyle Türk nakliyecisinin maliyeti yükseliyor
Yurt dışında araçlarımıza kesilen cezalar çok yüksektir. Bu cezaların hem sektöre hem de ülke ekonomisine etkileri çok fazladır. Detaylı kontrollerde kesilen ve ödenmek zorunda kalınan bu cezalar taşımacının zaten çok düşük olan marjlarını alıp götürmektedir. Bazı ülkelerde cezalar peşin tahsil edilmektedir. Bazı ülkelerde ise cezalar ödeninceye kadar araç bloke edilmektedir. Bu durumda aracın üstündeki ihraç ya da ithal eşya sahibi de esasen mağdur edilmiş olmaktadır. Örneğin Bulgaristan’da cezaya uğrayan araç bir TIR parkına çekiliyor ve evrakları ile plakası sökülerek alınıyor. Cezayı bankadan ödeyip dekontu ibraz edince cezaya ilaveten park parasını da ödeyerek ancak serbest kalabiliyor. İtalya’da ise durum daha da vahim! Ceza yiyen araç bir TIR parkına çekilip bloke ediliyor ve mahkemeye sevk ediliyor. Taşımacı bu yüzden orada bir avukat bulup mahkemeden ceza ödeme kararını çıkartıyor. Ceza ödeniyor, ilaveten avukat ve park ücretleri de ödendikten sonra aracın yükünü boşaltmasına izin veriliyor. Ancak araç yurt dışı edilerek 3 ay süreyle İtalya’ya girişine müsaade edilmiyor. Diğer bir ifade ile araç 3 aylık hak mahrumiyetine uğruyor. Tabii bunun sonucunda , taşımacının başka bir ülkeye çalışma imkanı yoksa bu hak mahrumiyetinden dolayı büyük mağduriyeti ve kaybı söz konusu oluyor. Taşımacılarımızın cezaya maruz kalmamaları için daha çok dikkatli olmaları gerekiyor. Başta geçiş belgesi ve UBAK belgelerinin doğru doldurulmasına özen göstermeleri gerekir. Aynı şekilde UBAK kullanım esaslarına mutlaka riayet etmeleri gerekir.Bunun için hem filo operasyon yetkilileri hem de özellikle sürücülerin iyi eğitilmesi gerekir. Bu arada yeri gelmişken; Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı bu yıl başından itibaren UBAK Bilgilendirme Seminerleri başlattı. Başta İstanbul olmak üzere taşımacıların yoğun olduğu ve UND temsilciliklerinin olduğu bölgelere de giderek bu eğitim ve seminerleri verdiler. Bunun için bu eğitimleri bizzat veren Daire Başkanımız Nurhan Tüfekçioğlu Hanımefendi olmak üzere diğer tüm bakanlık yetkililerimize şükranlarımızı sunarız. Taşımacılarımız cezaya maruz kalmamak için sürücülerini bilinçlendirerek ve sürekli takip ederek AETR Sözleşmesi’nin öngördüğü çalışma ve dinlenme sürelerine uymalarını sağlamalıdırlar. Buna ilaveten araçların teknik bakımları da düzenli olarak yapılmalıdır.Araçlarda bulundurulması gereken zincir, takoz, çekme halatı, yangın söndürme tüpü, ilkyardım kiti, yanıcı teçhizatı gibi teçhizatlar da mutlaka bulundurulmalıdır. Türk taşımacıları uğradıkları cezalar nedeniyle maliyetleri yükseliyor. Öngörülmemiş bu maliyetler firmalarımızın karlılığını düşürdüğü gibi yabancı taşımacılar karşısındaki rekabet gücünü de yok etmektedir. Zira yabancı taşımacılar ülkemizde neredeyse hiçbir kontrole tabi tutulmadan serbestçe dolaşmakta ve her hangi bir ceza uygulanmamaktadır. Kaldı ki ceza kesilse bile mevzuat eksikliğinden dolayı tahsil edilememektedir. Bu nedenle, ülkemizde acilen yabancı araçların her türlü denetimlerini yapmak üzere başta gümrük yetkilileri olmak üzere, ulaştırma yol kenarı denetim istasyon yetkilileri, trafik polisi, belediye zabıtası ile diğer denetim yetkilileri hızlı bir eğitimden geçirilmelidir. Buna paralel olarak ve acilen yabancı araçların ülkemizdeki seyir, çalışma ve konaklamalarıyla ilgili yasal düzenlemeler yapılmalı, ceza ile ilgili mevzuat düzenlenerek cezaların peşin tahsili sistemi hayata geçirilmelidir. Türk taşımacıları hemen her ülkede cezaya maruz kalabilmektedir.Ancak en çok cezaya Batı Avrupa ve Balkan Ülkeleri’nde uğramaktayız.”

banner71