Lojistik firmaları teknolojiye adapte olma yarışında!

Teknokent’li lojistik firması OPLOG, kendini dijital lojistik firması olarak kurguluyor. OPLOG Kurucusu Halit Develioğlu, Türkiye’de lojistik firmalarının teknoloji kullanımı konusunda hevesili olduklarına vurgu yaparak, teknolojinin sunduğu fırsatların firmalar tarafından değerlendirilmek istendiğini söylüyor.

banner82
Lojistik firmaları teknolojiye  adapte olma yarışında!
banner95
OPLOG Kurucusu Halit Develioğlu, 2013 yılında Ankara’da kurulduklarını ve faaliyetlerini kuruldukları yer olan Bilkent Cyberpark Teknokent’te devam ettirdiklerini söylüyor. “Bunun, yenilikçi teknolojileri kullanma ve geliştirme konusuna ne kadar ciddiyetle baktığımızın bir göstergesi olmasının yanında ayrıca bir önemi daha var. Çünkü teknokentler bünyesinde kurulan ilk operasyonel lojistik şirketi biz olduk.” diyen Develioğlu, konuyla ilgili sorularımızı cevaplandırdı.
Lojistikte teknoloji kullanımı
ne demektir?

Türkiye’de lojistik sektörüne baktığımızda geleneksel lojistik firmalarının teknolojiye adapte olma çabalarını gözlemliyoruz. Bu durum tersine okunduğunda önemli bir fırsat sunduğunu düşünüyorum. Gelişimin, teknolojiye ayak uydurmaya çalışan lojistik firmalarından ziyade lojistiğe odaklanan teknoloji firmaları ile gerçekleşeceğine inanıyorum. Örnek vermek gerekirse dünyada taksi sektöründe gelişim sektörün kendi içinden çıkamamış, UBER gibi bir teknoloji firması tarafından gerçekleşmiştir.
Ülkemizde sadece 2017 değil son yıllarda lojistik firmaları teknolojiye adapte olmaya çalışıyor. Bunun yanında ise Amazon ve Alibaba gibi iki adet dev firma tüm sektörü değiştiriyor, iki şirket de artık tüm depo operasyonlarında robotları kullanıyorlar. Türkiye lojistik sektörü 200 milyar TL’lik bir pazar, bu rakam gerçekten çok yüksek. Türkiye’de eksliklik kabiliyet eksiğinden çok teknoloji eksiğidir.
Lojistik teknolojiler firmalara
neler vadediyor?

Endüstri 4.0 konvansiyonel lojistik sektörünü E-dönüşüm etkisi altına almış durumda ve biz de OPLOG olarak bu dönüşümün Türkiye’deki öncüsü konumundayız.
Otonom robotlar, Drone’lar, nesnelerin interneti, bulut teknolojileri, Big Data, makina öğrenmesi ve hatta Blockchain gibi teknolojiler lojistik sektörünün geleceğini oluşturacak.
Çizgiyi takip eden basit robotlarla başlayan sürecin artık depoların içinde bağımsız gezinen, kendi iş listesini oluşturan otonom robotlarla devam ettiğini görüyoruz. Ürünleri toplayan, taşıma, yükleme ve boşaltma işlemleri yapan robotlar, hata oranını en aza indirecek ve hız kavramını başka bir boyuta taşıyacaklar.
Nesnelerin interneti teknolojisi sayesinde tır, gemi, uçak hatta Drone’a yüklenen ürünün transit süreçlerinde bulunduğu konumun, hızının, ısısının anlık olarak izlenip, kontrol edilebileceği bir dönemde yaşıyoruz. Blockchain teknolojisi ile kayıt altına alınan tüm bu veriler şeffaflığı daha da ileriye taşıyarak, tedarikçi ile tüketici arasındaki güven unsurunu pekiştirecek.
Tüm operasyonlarımızı bulut teknolojisiyle internet üzerinden ve gerçek zamanlı olarak işleyebilmek ve takip edebilmek mümkün olacak. Bulut teknolojisinin yaygınlaşması, tüm rota ve prosedürleri birbirine bağlıyor. Sistemde yer alan veriler yine kusursuz bir şekilde işlenip makine öğrenmesi ile yeni fikir ve yöntemlere dönüşecek.
Finans alanından tanıdığımız Blockchain Teknolojisi ise; malların ve hizmetlerin tedarik zinciri içerisinde güvenliğini doğrulamada kullanılacak ve bu sektörü daha şeffaf, güvenli ve hatasız bir hale getirecek. Blockchain, teknoloji dünyasını bile kökünden değiştirebilme gücüne sahip, çok heyecan verici bir gelişme.
Teknolojiyle hızlanan, şeffaflaşan ve mükemmelleşen heyecan verici bir lojistik dünyası bizleri bekliyor.

Lojistik teknolojiler hangi süreçlerde kullanılabilir? Süreçlere nasıl bir verimlilik sağlar? Hizmet alan firmaların lojistikçilerden bu alanda beklentileri nelerdir?
Bu soruya kendi faaliyetlerimiz üzerinden direkt örneklerle cevap vermek isterim. Buna göre;
Operasyonel ekiplerimizle, teknoloji ekiplerimiz büyük bir uyum içinde çalışıyor, bunun yanına bir de teknolojik alt yapımız ile yönetilen depo operasyonlarımızı ekleyince, konvansiyonel lojistik şirketlerine oranla %30 daha verimli şekilde işlerimizi gerçekleştirebiliyoruz.
Ayrıca e-ticaret lojistiği alanında sunduğumuz depolama hizmetiyle, tüm operasyonel süreçlerini OPLOG’a outsource eden firmalar %50’ye yaklaşan oranda bir maliyet tasarrufu sağlarken, tüm yönetim konsantrasyonlarını kendi işlerini geliştirmeye ayırabiliyorlar.
Tüm operasyonlarımızı bulut üzerinden yönetiyor ve mobil uygulamalar üzerinden takip edebiliyoruz. Tüm bu teknolojileri operasyonel hizmet verdiğimiz müşterilerimizin de kullanımına sunuyoruz. Böylece ölçeklendirilebilir bir sisteme sahip oluyoruz, aynı zamanda en üst düzeyde veri güvenlii de sağlamış oluyoruz.
Bir diğer konu olan Endüstri 4.0 dönüşümü ise çok daha büyük verimlilik getirecek. Orta vadeli hedeflerimiz arasında bulunan ve depolarımızda verimiliği arttırmak ve ihtiyaç duyduğumuz operasyonel gücü ölçeklenebilir hale getirebilmek amacıyla geliştirmekte olduğumuz otonom depo robotlarımız var. Hızla büyüyen şirketimizin 2020 operasyonel iş gücü planlamasının %30’unu, OPLOG Robotik ve Yapay Zekâ departmanımız tarafından geliştirilen robotlar oluşturuyor. Bu robotlar, depolama operasyonlarında sipariş toplama sürecinde gerçekleşen zaman ve maliyet kalemlerini %50 oranında azaltıyorlar.

E-ticaret artıyor ve bu da firmaları lojistik teknolojilerine zorluyor? Burada firmalar teknolojiye nasıl yatırım yapabilirler?
Türkiye’de e-ticaret giderek büyüyor. Lojistik ihtiyaçları da büyüyor. Her sektörde yaşanan e-dönüşüm lojistik alanında da gerçekleşiyor. İnanıyorum ki gelecekte e-ticaret tüm ticaretleri kapsayacak bir seviyeye ulaşacak. Rakamlara bakıldığında ise resmi daha iyi görebiliyoruz. Buna göre e-ticaret sektörü her iki yılda bir ikiye katlanıyor. Fakat bu büyüme oranıyla bile dünya ortalamalarının çok aşağısındayız.
Bu trendin geride kalmasının nedenleri arasında; teslimat sorunları, yanlış ve hasarlı ürün teslim edilmesi gibi problemlemler sayılabilir.  Yaşanılan bu problemlerin hepsi tedarik zinciri yönetiminden kaynaklanıyor.
Gündemimizin en üst sırasında e-ticaret lojistiği yer alıyor Önümüzdeki yıl duyuracağımız e-ticaret lojistiği projemiz var. Bu projemizle Türkiye’de e-ticaretin büyümesine endeksli olarak bu alanda yatırımlarımızı büyütmeyi hedefliyoruz. v Maalesef lojistik, e-ticaretin gelişmesinin önündeki engellerden bir tanesi. İnternet üzerinden satış yapan e-ticaret firmalarının ihtiyaç duydukları lojistik hizmetlerini yine internet üzerinden satın almalarına imkân vereceğiz. Ülkemizde bir ilk olacak bu proje ile e-ticaret lojistiği bir daha eskisi gibi olmayacak.

OPLOG olarak siz neler yapıyorsunuz? Sunduğunuz çözümler nelerdir?
OPLOG Operasyonel Lojistik 2013 yılında Ankara’da kuruldu. Faaliyete geçtiğimiz yer, hala çalışmalarımızı yürütüğümüz Bilkent Cyberpark Teknokent. Bunun, yenilikçi teknolojileri kullanma ve geliştirme konusuna ne kadar ciddiyetle baktığımızın bir göstergesi olmasının yanında ayrıca bir önemi daha var. Çünkü teknokentler bünyesinde kurulan ilk operasyonel lojistik şirketi biz olduk. Kuruluşumuzdan bugüne kadar geçen geçen dört yıl içerisinde çok hızlı bir gelişme gösterdik. Bu büyümenin global ölçekte de Deloitte gibi saygın kuruluşların da dikkatini çekmesinden gurur duyuyoruz.  Deloitte’un Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketlerini belirlediği Fast50 programı, kurumlara ulusal ve uluslararası düzeyde marka bilinirliği yaratma ve yeni iş birlikleri geliştirme fırsatları sunması bakımından çok önemli. Bu listede yer almak bile ciddi bir başarı sayılırken 2017 yılı listesinde, yüzde 4 bin 564 büyüme oranımız ile birinci olduk. Bundan bir ay sonra ise başta Avrupa olmak üzere Afrika ve Ortadoğu ülkelerindeki teknoloji şirketlerinin son 4 yıldaki büyüme oranları ile yarıştığı Deloitte Technology Fast500 EMEA programına katıldık. Bu programda ise ilk 20’de yer alan tek Türk şirketi olmayı başardık.
Teknoloji ve lojistik sektörünü bir araya getirdiğimiz OPLOG markasıyla, pazarın dinamik koşullarına teknolojiyle hız katarak daha fazla değer üretiyoruz. Lojistik tecrübemiz ve geliştirdiğimiz yazılımlarla tüm tedarik zinciri operasyonlarına, tasarruf ve verimlilikle birlikte global entegrasyon imkânı katarak akıllı çözümler sunuyoruz.
Teknokentte yer alan inovasyon merkezimizde, mühendis ekibimizle geliştirdiğimiz lojistik teknolojilerini, saha ve depolarımızdaki operasyonel ekibimiz aracılığıyla lojistik hizmetlerine dönüştürüyoruz. Bir dördüncü taraf lojistik (4PL) hizmet sağlayıcı olarak, ileri teknoloji sistemlerimiz aracılığıyla dünya devi firmalara depolama, dağıtım ve teslimat gibi lojistik hizmetleri vermekteyiz.  Ayrıca e-ticaret firmaları için özelleştirilmiş depolama, sipariş karşılama, katma değerli servisler gibi hizmetler sunarak bu firmaların lojistik operasyonlarına talibiz. Büyük ya da küçük tüm e-ticaret firmalarının operasyonel süreçlerini uçtan uca sistemlerimize entegre ediyor ve depolarımızda tüm operasyonel hizmetleri sağlıyoruz.  Tüm operasyonlarımızı bulut üzerinden yönetiyor ve mobil uygulamalar üzerinden takip edebiliyoruz. Tüm bu teknolojileri operasyonel hizmet verdiğimiz müşterilerimizin de kullanımına sunuyoruz. operasyonel ekiplerimizle, teknoloji ekiplerimiz büyük bir uyum içinde çalışıyor, bunun yansımasını da operasyonel sonuçlarımızda görüyoruz. Dünyanın önde gelen firmalarından bir tanesi olan müşterimizin yıllık depo sayım sonuçlarında “0” hata ile büyük bir başarı yakaladık. Her gün mal kabulunu yaptığımız ve sevk ettiğimiz 10 binlerce ürün trafiğini düşündüğünüzde bu başarının önemini anlamlandırabilmek daha mümkün olacaktır. Ayrıca e-ticaret lojistiği alanında sunduğumuz depolama hizmetiyle, tüm operasyonel süreçlerini OPLOG’a outsource eden firmalar yüzde 50’ye yaklaşan oranda bir maliyet tasarrufu sağlarken, tüm yönetim konsantrasyonlarını kendi işlerini geliştirmeye ayırabiliyorlar.
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ömer develioglu
Ömer develioglu - 5 ay Önce

Teprikler

SIRADAKİ HABER

banner71